Karar Özeti
Hastanın tedavi olmak (iyileşmek) kastıyla değil, "güzelleşmek" kastıyla olduğu estetik ameliyatlar vekalet değil "eser sözleşmesi" niteliğinde olup; hekim, hastaya vaat ettiği estetik sonucu eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmekle (sonucu garanti etmekle) yükümlüdür.
Karar Detayı
"Estetik amaçlı tıbbi müdahaleler kural olarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde düzenlenen 'eser sözleşmesi' hükümlerine tabidir. Vekalet sözleşmesindeki 'özen gösterme' borcunun aksine, eser sözleşmesinde yüklenici (hekim), taahhüt ettiği sonucu meydana getirmek ve iş sahibine (hastaya) teslim etmekle yükümlüdür. Estetik ameliyatlarda amaç, belli bir şekil ve sonucun yaratılmasıdır. Meydana getirilen eserin (estetik sonucun), iş sahibinin (hastanın) beklediği amaca uygun ve ayıpsız olması gerekir. Hastanın operasyon öncesi matbu bir aydınlatılmış onam (rıza) formu imzalamış olması, hekimi vaat edilen estetik sonucun gerçekleşmemesi veya eserin ayıplı (şekil bozukluğu olması) durumundaki 'sonuç sorumluluğundan' kurtarmaz."
Özgün Analiz
Olay Özeti: Davacı hasta, burnundaki şekil bozukluğunun giderilmesi ve daha estetik bir görünüme kavuşma amacıyla davalı estetik cerraha başvurarak ameliyat olmuştur. Ancak ameliyat sonrasında burnunda asimetri, burun ucu düşüklüğü ve nefes alma problemleri meydana gelmiş; davacı bu kusurların giderilmesi için başka bir hekime yeniden (revizyon) ameliyat olmak zorunda kalmıştır. Davalı hekim savunmasında "tıbbın gereklerine uygun davrandığını, estetik cerrahide de komplikasyon (beklenmeyen yan etki) riski olduğunu ve hastanın ameliyatın risklerini anlatan onam formunu imzaladığını" iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
Hukuki İlke: Sözleşmenin Niteliği: Klasik bir apandisit ameliyatı "vekalet" sözleşmesidir (hekim elinden geleni yapar, iyileşme garantisi veremez). Ancak amaç saf "güzelleşme" (burun estetiği, meme protezi, saç ekimi) olduğunda bu bir "Eser Sözleşmesidir". Sonuç Sorumluluğu (Garanti): Hekim, estetik ameliyatta sadece tıbbi standartlara uymakla (özenle) yetinemez; operasyon öncesi hastaya vaat edilen (hatta simülasyonla gösterilen) o yüzü/burnu "sonuç olarak" teslim etmek zorundadır. Beklenen estetik şekil ortaya çıkmamışsa tıbbi hata (malpraktis) aranmaz, eser doğrudan "ayıplı" sayılır. Onam Formunun Sınırı: Hastanın imzaladığı standart komplikasyon rıza formları, hekime hastayı asimetrik veya kusurlu bir görüntüyle bırakma hakkı vermez. Onam, estetik hedefini tutturamamanın bahanesi olamaz.
Uygulama Sonucu: Yargıtay, davalı hekimin "ben özen gösterdim, bu bir komplikasyondur, formu da imzaladı" şeklindeki vekalet sözleşmesine dayalı savunmasını hukuken geçersiz saymıştır. Vaat edilen estetik sonucun gerçekleşmemesi (burnun asimetrik olması) TBK 470 kapsamında "ayıplı ifa" kabul edilmiş; davalı hekimin, hastanın ödediği ilk ameliyat bedelini iade etmesine, ikinci (revizyon) ameliyatının tüm masraflarını karşılamasına ve hastanın yaşadığı ruhsal çöküntü nedeniyle yüksek bir manevi tazminat ödemesine hükmedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Bu karar metni (15. HD ve 13. HD, estetik ameliyatların "eser sözleşmesi" olduğunu, hekimin "sonuç sorumluluğu" taşıdığını, "h...) dilekçe stratejisinde doğrudan alınmak yerine olay bazlı özgün argümana donüştürülmelidir.