İçeriğe geç
AC
10. Ceza Dairesi Esas: 2024/8139 Karar: 2024/24973 Tarih: 2024

Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2024/8139 K.2024/24973

10. Ceza Dairesi 2024/8139 E. , 2024/24973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/5154 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel

Karar Özeti

10. Ceza Dairesi 2024/8139 E. , 2024/24973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/5154 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön incel

Karar Detayı

10. Ceza Dairesi 2024/8139 E. , 2024/24973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde imal etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2024/5154 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde imal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1- Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2- Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3- Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, İlişkindir. Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanunun 170/4. maddesinde de; "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 225. maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiil hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiil hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde salt uyuşturucu madde ticareti yapma suçu ile ilgili anlatım bulunduğu ve uyuşturucu madde imal etme suçu açısından anlatım bulunmadığı anlaşılmakla, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemlerle sınırlı olduğu da gözetilerek, yargılamaya konu eylemle ilgili 5271 sayılı CMK'nın 170. maddesine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı halde yargılamaya devamla mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a. maddesi uyarınca İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla