İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /2. Ceza Dairesi

YARGITAY · 2. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/4732 K.2026/6941

Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde…

Esas2024/4732Karar2026/6941Tarih20 Nisan 2026Okuma7 dk · 1.372 kelime

KÜNYE

2. Ceza Dairesi 2024/4732 E., 2026/6941 K.

Karar tarihi
20 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2023/1548 E., 2023/2984 K
Suç
Hırsızlık
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı

Karar Detayı

1.372 kelime·7 dk okuma

Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.

Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.

Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ın temyiz isteminin; ''Vermiş olduğu beyanlarının doğru olduğuna, hırsızlık suçuyla alâkasının olmadığına, akıllı telefon hiç kullanmadığına, eski tuşlu telefon kullandığına, kimliğinin kaybolduğuna, kimliğini bulan kişinin kendi adına eylemi yapmış olabileceğine, kimliği kaybolduğuna dair Tarsus Merkez Karakoluna başvuruda bulunduğuna ve yeni kimliğini de kayıp nedeniyle aldığına, böyle bir suçu işleyecek kapasitesinin bulunmadığına, kararın bozularak beraatine karar verilmesine'' sanık ... müdafiinin temyiz isteminin;

''Olay tarihinde ... numaralı hattın sanık ... tarafından kullanılmakta olduğuna dair hiç bir delil bulunmadığına, söz konusu telefon numarasının ... isimli bir kişinin üzerine kayıtlı olduğunun BTK 'ya yazılan yazı ile anlaşıldığına, diğer sanık ...'ın 21.03.2018 tarihinde karakolda vermiş olduğu ifadesi ile 04.12.2021 tarihinde Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yapılan sorgusu arasında çelişki bulunduğuna, sanığın çelişkili beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, sanık ...,

... numaralı hattın kendisini arayarak bankada hesap açmasını ve bu hesabına para geleceğini söylemesi üzerine bankaya parayı çekmeye gittiğini iddia etmiş olsa da bir kişinin nereden geldiği belli olmayan parayı sorgusuz sualsiz kabul etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığına, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, paranın diğer sanık ...'ın hesabına geçmesinden sonra işlem banka tarafından riskli olarak analiz edilerek hesaba bloke konulduğuna,

ilgili banka hesabının internet üzerinden alışveriş yapmaya elverişli olup olmadığı veya mobil bankacılık uygulamasını telefonuna kurup uygulamada hesap oluşturup oluşturmadığı incelenmeden suç tamamlanmış gibi hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince para üzerinde tasarruf imkanının oluşmadığının kabulü gerektiğine, sanığın diğer sanık ...'ı tanımadığına, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasını gerektirecek şüpheye yer vermeyen delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

sanık hakkında verilen hükmün bozulmasına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2022 tarihli ve 2021/321 Esas, 2022/120 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/981 Esas, 2022/1945 Karar sayılı kararı ile ''1.

İlk Derece Mahkemesince hükmün kurulmasına esas alınan belgelerin duruşmada okunmaması ve taraflarca tartışılmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i. maddesi kapsamında kesin hukuka aykırılık sebebinin bulunması, 2. İlk derece mahkemesinin kabulüne göre.

İlk derece mahkemesince eylemin geceden sayılan zaman diliminde saat 23:18'de işlendiği kabul edilerek sanığın cezasında TCK.nın 143/1 maddesinin uygulanması sureti ile hüküm kurulmuş ise de, İlk derece mahkemesince bu kabule dayanak alınan banka dekontu ve hesaba havale belgelerinde, saat 23:18 bilgisinin, düzenleyen/tarih tabirlerinin karşısında yer aldığı görüldüğünden ve bu nedenle bu saatin katılanın hesabından Sanık ...'ın hesabına havale işleminin yapıldığı saat olup olmadığı yada dekontun düzenlendiği saat olup olmadığı hususunda tereddüt husule geldiğinden,

ilgili bankadan mezkur havale işleminin saat kaçta yapıldığının sorularak tespiti ve bu tespitten sonra gece müesssesinin uygulanması hususunda sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması, 3. Soruşturma sonucunda sanıklar hakkında tanzim olunan iddianamede sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığının kabul olunarak,

iddianame düzenlenmiş olmasına göre kovuşturma sonucunda sanıkların eyleminin teşebbüs aşamasında kalmadığının kabulü halinde her iki sanık hakkında TCK.nın 35. maddesinin uygulanmaması ihtimaline binaen CMK.nun 226 maddesi gereğince ek savunmalarının tespit olunup böylece hüküm kurulmak yerine Sanıklardan ...'ın ek savunması tespit olunmadan savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle hüküm kurulmuş olması,

4. Sanıklardan ...'ın evrelerdeki tüm savunmalarda atılı suçları kabul etmeyip diğer sanığı tanımadığını ve ... numaralı telefon hattının kendisine ait olmadığını ısrarla savunmuş olması karşısında, a. ... numaralı telefon hattının emniyet tarafından tesis edilmiş ekip sistemine Sanık ... adına hangi nedenle, ne zaman ve ne şekilde kaydedildiğinin emniyet müdürlüğünden sorulmasından sonra, b.

Sanık ...'ın Sanık ... ile yüzleştirilmesinden, c. Suç tarihinden (19/03/2018'den) 7 gün öncesinden başlayıp 7 gün sonrasına kadar devam eden zaman dilimi içerisinde, Sanık ...'ın kullandığı ... no'lu hat ile Sanık ...'ın kullandığı ileri sürülen ... no'lu hat arasında yapılmış arayan, aranan ve baz sinyal bilgisi olan her iki hattın HTS raporlarının getirtilip değerlendirildikten sonra bu sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması, 5....

Katılım A.Ş.'nin 227/04/2018 tarihli cevabi yazısında; (kendi Bankalarının farklı şubeleri arasında yapılmış) "söz konusu havale bedelinin, itiraz üzerine değil risk analizi sonucunda "blokeye alındığı" bildirildiğinden; bu blokenin havale işleminden ne kadar sonra yapıldığının, bloke nedeniyle havalenin yapıldığı hesap sahibi Sanık ...'ın havale işlemi ile bloke işlemi arasında, internet bankacılığı veya başka yolla hesabına havale edilen meblağla ilgili işlem ve tasarrufta bulunmasını mümkün kılacak zaman aralığı bulunup bulunmadığının var ise bu zaman diliminin ne kadar olduğunun,

blokenin havale işlemiyle birlikte sistemsel olarak otomatik gerçekleşen bloke olup olmadığının ilgili bankadan sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının değerlendirilmesi yerine eksik tahkikat ile karar yerindeki gibi hüküm kurulmuş olması,

6. İlk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmünün kanuni sonucu olarak TCK.nın 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak TCK.nın 53/1-b fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile "b" fıkrasındaki bazı hak ve ehliyetlerin kısıtlanması açısından kısmen iptal edildiği gözetilmemesi'' gerekçeleri ile bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,

zira her ne kadar aynı Kanun'un 289/1-i maddesinde belirtilen "hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" kesin hukuka aykırılık halinin mevcut olduğundan bahisle istinaf merciince bozma kararı verilmiş ise de, bozma nedeni olarak gösterilen ve yukarıda sayılan hukuka aykırılıkların hiç birisinin bu bent kapsamına girmediği,

kaldı ki bölge adliye mahkemesinin kararında gerekçe olarak gösterilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.06.2011 tarihli ve 2011/1-130 Esas, 2011/149 Karar sayılı kararında da hükme esas alınan delillerin duruşmada okunmamasının sanığın savunma hakkının ihlâl edilmesi niteliğinde olduğunun belirtildiği,

nitekim hükme esas alınan delillerin duruşmada açıkça okunmamasının delilleri hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş delil haline getirmeyeceği, esasen sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına yönelik olan 1 No.lu bozma sebebinin 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i maddesi kapsamında değil, 289/1-h maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, buna göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine,

dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların,

görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı da gözetilerek yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/981 Esas, 2022/1945 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2023 tarihli 2022/703 Esas, 2023/114 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede.

5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,

SONUÇ / HÜKÜM

Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4732
Karar No
2026/6941
Tarih
20 Nisan 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2024/4468 K.2026/6753
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/4080 K.2022/12444
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/4032 K.2022/14044
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3917 K.2025/14212
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3741 K.2022/11070
  • 2. Ceza Dairesi — Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2022/3740 K.2022/11058

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.