Karar Özeti
3. Ceza Dairesi 2025/5348 E. , 2026/9702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/733 E., 2021/1025 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2015/208 esas, 2020/30 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli belgede sahtecilik, haberleşmenin giz
Karar Detayı
3. Ceza Dairesi 2025/5348 E. , 2026/9702 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/733 E., 2021/1025 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2015/208 esas, 2020/30 sayılı kararı SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli belgede sahtecilik, haberleşmenin gizliliğini ihlal etme HÜKÜM: A. Sanık ...'ın; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi B. Sanık ...'ün; 1. TCK'nın 132/1-2 (2. cümle), 137/1-a, 43, 53, 58/9, 63, 2. TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53, 58/9, 63 3. TCK'nın 37/1 delaletiyle 204/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 43, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine yönelik istinaf başvurularının reddine esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret, onama Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ve 2022/24213 esas, 2025/510 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2025 tarihli ve 3 - 2025/72710 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2025 tarihli ve 3 - 2025/72710 sayılı sayılı itirazı; "Somut olayda, Sanık ...'ın itiraza konu dosyamıza ilişkin 09.04.2018 tarihli duruşmadaki beyanından örgüte ilişkin verdiği bilgiler için yeterli araştırma yapılmadan değerlendirilmeden Yargıtay 3. Ceza Dairesince sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet kararının onanmasına karar verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2023 tarihli, 2022/546 esas ve 2023/356 sayılı kararı kapsamında yapılan incelemede terör örgütlerinin insan kaynağının kurutulması, alınabilecek diğer tedbirlerle birlikte bu örgütlerin etkisizleştirilip ortadan kaldırılmaları, geçmişte meydana gelen terör eylemlerinin aydınlatılması, gelecekte işleyebilecekleri suçların engellenmesi ve terör örgütüne üye olanların tekrar topluma kazandırılması amacı taşıyan etkin pişmanlık hükümlerinin 5237 sayılı TCK'nın 221. maddesinde düzenlendiği, anılan maddenin 4. fıkrasının son cümlesinde; “Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.” şeklinde yapılan düzenleme ile suç işlemek için kurulmuş olan örgütün kurucusu, yöneticisi veya üyesi olmamakla birlikte, örgütün ulaştığı yapılanma itibarıyla dağılmasını sağlama imkânından yoksun olabileceği, bu durumda bile söz konusu sıfatları taşıyan kişilerin belli şartlarda etkin pişmanlıktan yararlanmasının sağlanabileceği de gözetildiğinde, sanığın vermiş odluğu beyanlar incelenerek etkin pişmanlık hükümleri kapsamında bir değerlendirme yapılması gerektiği düşüncesi varılmıştır. Sanık ... bakımından ise tebliğnamede bir görüş bulunmadığı anlaşılmakla hakkında tevdii kararı verilerek ek tebliğname düzenletilip bu tebliğnamenin taraflara tebliği yapıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmediğinden bu husuta talebimiz görüş olarak kabul edilerek onama kararının kaldırılarak yeniden bir karar verilmesi gerektiği düşüncesine varılmış ancak sanık hakkında siyasal ve askeri casusluk suçu bakımından bozma kararı verildiği ve bu karar bakımından itiraz yazımızda bir görüş belirtilmeyerek, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli, 2022/24213 esas ve 2025/510 sayılı onama kararına belirtilen nedenlerle itiraz emek gerekmiştir." Talebine ilişkindir. II. GEREKÇE I. Sanık ... yönünden; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K. 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). TCK'nın 221/4. fıkrasının 2. cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 3/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespiti ile ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yakalamalı olan sanığın hazır edildiği 09.04.2018 tarihli celsede etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek kişisel faaliyetleri ile ilgili bir takım bilgiler de verdiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK'nın 221/4-2. cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması; II. Sanık ... yönünden; Sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal etme, nitelikli resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik tebliğnamede görüş bulunmamasına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ve 2022/24213 esas, 2025/510 sayılı kararı ile ret ve onama kararları verilmesi, Hukuka aykırı bulunduğundan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.01.2025 tarihli ve 2022/24213 esas, 2025/510 sayılı sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik onama kararı ile sanık ... hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik ret kararı ve nitelikli resmi belgede sahtecili ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen mahkûmiyet kararına yönelik onama kararlarının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde (I.) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2015/208 esas, 2020/30 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, 4. Bozma sebebine nazaran mağduriyete sebep olunmaması bakımından, sanık ... yönünden; infaza başlanmış ise hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA, bu hususta ilgili birimlere müzekkere yazılmasına, 5. Sanık ... yönünden, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 1) Haberleşmenin gizliliğini ihlal etme suçuna yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemelerince verilen beş yıldan az hapis ve adli para cezasına mahkumiyet kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının, 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilemez nitelikte olduğu anlaşıldığından, sanık ve müdafilerinin temyiz taleplerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca REDDİNE, 2) Nitelikli şekilde resmi belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.