Karar Özeti
10. Ceza Dairesi 2023/12760 E. , 2023/11034 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayıl
Karar Detayı
10. Ceza Dairesi 2023/12760 E. , 2023/11034 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1140 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve hak yoksunluğuna, tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. C. Sanığın 06.04.2023 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunması ile yapılan yargılamada 20.04.2023 tarihli ek karar ile temyiz inceleme görevinin Yargıtay'a ait olması sebebiyle dosya Yargıtay'a gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; karar tebliğinin usulsüz olduğu ve temyiz hakkını kullanamadığına ve temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) Mahkemece, sanığın da içinde bulunduğu 34 JKB 41 plakalı aracın şüphe üzerine durdurulması neticesinde diğer sanığın kendi rızası ile esrar olduğunu beyan ettiği ön ekspertiz raporunda da anlaşıldığı, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda sanıkların kanında uyuşturucu madde olarak nitelenen THC-COOH maddesine rastlandığı, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar verildiği, gerekçeli kararın sanığa tebliğ edilerek 02.04.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 06.04.2023 tarihli dilekçesi ile karar tebliğinin usulsüz olduğunu ve temyiz hakkını kullanamadığını belirterek eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunduğu, mahkemenin 20.04.2023 tarihli ek karar ile dosya eski hale getirme talebini inceleme görevinin Yargıtay'a ait olduğundan dosya Yargıtay'a gönderilmiştir. IV. GEREKÇE 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkrası ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 Sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın yokluğunda verilen kararın sanığın sorgusunda bildirdiği adresinden tebliğe çıkarıldığı, iade edilmesi üzerine MERNİS adresi olup olmadığı araştırılmadan 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesine göre tebliğ çıktığı, bu nedenle koşulları oluşmadan 7201 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca yapılan tebliğin geçersiz olduğu, öğrenme ile temyizin süresinde olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede; A. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. B. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 06.01.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorlu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2015 tarihli ve 2014/1140 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.