İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2023/2411 Karar: 2024/5656 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2023/2411 K.2024/5656

12. Ceza Dairesi 2023/2411 E. , 2024/5656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/11 E., 2022/286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2023/2411 E. , 2024/5656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/11 E., 2022/286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incel

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2023/2411 E. , 2024/5656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/11 E., 2022/286 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemenin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca 21.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının ödenmesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl süre verilmesine ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2, 52/4, 5275 sayılı Kanun’un 106/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddeleri uyarınca 28.300,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 10 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığa yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, kusuru bulunmayan sanığın usûl ve kanuna aykırı şekilde mahkûmiyetine karar verildiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık sürücü ...'nın, sevk ve idaresindeki otomobil ile 01.10.2005 tarihinde gündüz saat 08.30 sıralarında, açık havada, yerleşim yeri dışında, bölünmüş, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz caddede, Bingöl istikametinden Elazığ istikametine seyri sırasında geldiği ışık kontrollü dört yönlü kavşağa, kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp, mevcut hızıyla tehlikeli şekilde giriş yaptığı esnada, karşı yönden gelip, sola dönüşle kavşaktan geçiş yapmakta olan katılan ...'nin yönetimindeki otomobile çarpması neticesinde katılan ...'nin idaresindeki otomobilde yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü, katılan ...'nin yüzünde sabit iz bırakacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanarak sanıktan şikâyetçi olduğu, sanığın yönetimindeki otomobilde yolcu olarak bulunan mağdur ...'nin ise etkisi basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilir ölçüde hafif nitelikte yaralanarak sanıktan şikâyetçi olmadığı, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda sanığın tam kusurlu olduğu ve ışık kontrollü kavşakta hız kesmeyip, kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Hükmün başında; suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması ve yargılama konusu sanık ... hakkındaki taksirle öldürme suçu bakımından katılan sıfatı bulunmayan mağdur ...'nin katılan olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuş ise de hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılıklara işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu hususların mahallinde eklenmesinin ve düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Tam kusurlu olarak bir kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yüzünde sabit iz bırakacak ve yaşamını tehlikeye sokacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi uyarınca iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan Yerel Mahkemece, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi, ayrıca, 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının, uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı hâlinde, adlî para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün bilinçli taksir hâinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına rağmen meydana gelen olayda bilinçli taksirle hareket ettiği Yerel Mahkemece de kabul edilen sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi ile aynı Kanun'un 22/4 ve 61/1. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca (1/3) oranında artırım yapılması sonucunda 3 yıl 4 ay hapis cezası yerine hesap hatasından dolayı 4 yıl 8 ay hapis cezası hükmedilmiş ve bu nedenle 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi uyarınca (1/6) oranında indirim yapılması sonucunda 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası yerine 3 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası hükmolunarak sanığa fazla ceza tayin edilmiş ise de bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilen sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesine aykırı şekilde adlî para cezasına çevrilmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.03.2023 tarihli ve 2021/13-73 Esas, 2023/142 Karar sayılı; "... aleyhe değiştirmeme kuralı uyarınca hakkında ağır sonuç ceza uygulanmayan, diğer bir deyişle bu kuraldan yararlanmış olan bir sanığın önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ötürü ikinci kez avantajlı bir uygulamadan yararlandırılmasının da adalet ve hakkaniyete uygun olacağından söz etmeye imkân yoktur..." şeklindeki kararı da göz önünde bulundurularak, yanılgılı uygulama nedeniyle çift atıfet sağlanamayacağının kabulüyle hesap hatası düzeltilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı, 23.01.2018 tarihli ve 2015/8-962 Esas, 2018/16 Karar sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesi yerine 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinin uygulanması bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; İstinabe evrakının tercümesi için yapılan harcamanın, yargılama giderlerine dâhil edilerek, sanıktan tahsiline hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 324/5. maddesinde yer alan; “Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.” şeklindeki düzenlemeye uyulmaması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Elazığ 4. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının yargılama giderlerinin tahsiline karar verilen (3) numaralı bölümündeki "bilirkişi sarf kararı 1.480 TL olmak üzere toplam 1960,5 TL" ibarelerinin, "toplam 480,5 TL" ibareleri ile değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla