İçeriğe geç
AC
3. Ceza Dairesi Esas: 2023/22872 Karar: 2026/9756 Tarih: 2026

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2023/22872 K.2026/9756

3. Ceza Dairesi 2023/22872 E. , 2026/9756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/138 E., 2022/1006 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2020/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmü kaldırılarak, T

Karar Özeti

3. Ceza Dairesi 2023/22872 E. , 2026/9756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/138 E., 2022/1006 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2020/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmü kaldırılarak, T

Karar Detayı

3. Ceza Dairesi 2023/22872 E. , 2026/9756 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/138 E., 2022/1006 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/50 E., 2020/136 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM: CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat hükmü kaldırılarak, TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatları, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü: Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 2017/1809 esas ve 2017/5155 sayılı kararında ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf.28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri (kapatılan) 16. Ceza Dairesi' nin 2015/3 esas sayılı kararında anlatılan ve nihai amacı, Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olduğu anlaşılan FETÖ/PDY terör örgütünün başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanının büyük bir kesimince de böyle algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören, fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce ulaşıncaya kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, Örgütün sözde meşruiyet vitrini olarak kullanılan katlarla irtibatlı olduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği yönünde hakkında yeterli delil bulunmayan, oluş, iddia, savunma, mahkeme kabulü, sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ve tanık beyanları nazara alındığında; suç tarihi itibariyle örgütsel bağını ortaya koyan herhangi bir kod adı kullandığı veya örgütsel iletişim ağına dahil olduğu saptanamayan, atılı suçu işlediğine dair hakkında cezalandırılmasına yeter her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmayan sanığın bu haliyle dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin hiyerarşik yapıya girip organik ilişki içinde olduğunu gösterir çeşitlilik, yoğunluluk ve süreklilik göstermediğinden, sempati düzeyinde kaldığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde oy çokluğu Üye ... ve ...'ın karşı oylarıyla karar verildi. KARŞI OY Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yapılan yargılama sonucunda sanık ...'ün atılı suçtan mahkumiyetine ilişkin hükmün temyiz edilmesi üzerine sayın çoğunluğun sanığın beraatına karar verilmesi gereğine değinen ve bozma yönünde oluşan görüşüne katılmıyorum. Sayın daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı sanığın dosya kapsamına yansıyan eylemleri ile tanık anlatımları karşısında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olup olmadığı hususuna ilişkindir. Sanık ...'ün aşamalarda dinlenen tanık ve gizli tanık beyanlarına göre; örgütün mütevelli üyelerinden olduğu ve "abla" olarak faaliyet gösterdiği, örgütsel amaçla düzenlenen sohbetlere katıldığı, himmet topladığı, toplanan bu paraları il abisine verdiği, gazete dağıtıcısı olmadığı halde bir kısım tanığın evine Zaman Gazetesi bıraktığı, Yine sanığın 03.02.2014 günü örgüte müzahir Özgürlük ve Demokrasi Platformu üyesi derneklerden ... Derneği ... Şubesi yöneticileri ve üyeleri hakkında yapılan operasyonlara tepki olarak ... isimli ajansa verdiği röportajda "...5 senedir bu hizmetteki ablalarla birlikte beraberim ve tabiri caizse toplu iğnenin ucu kadar hiç bir yanlış birşey görmedim. Sonuna kadar da yaptıklarımızın arkasındayım. Çünkü kötü birşey yaptığımızı düşünmüyorum. Dernek olsun, ablalar olsun, fakir çocuklara burs, fakir ailelere yardım, ne bileyim, kurslar şunlar bunlar, işte gıda yardımı, kermesler, biz hep bunlarla uğraştık. Başka bir tür şeylerle uğraşmadık. Yapılan yakıştırmalar, ağır hakaretler bence çok çirkin. Hani toplumun bu şeklide tabanlarının birbirine düşürülmesi çok çirkin. Kimler bu işten ne çıkar elde edecek onu da bilmiyorum ama bir gün bu toprağın altı da var, hak var, rahmet var. Eden orada bulacak fazla birşey söylemek istemiyorum. Allah büyük diyiyorum ya bir yanlış birşey ben kendi adıma konuşuyorum. Şimdiye kadar ne yaptıysam arkasındayım. Bundan sonrasında da arkasındayım. Pişman değilim. Allah korusun diyorum yapacak birşey yok." şeklinde beyanda bulunduğu, Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın tespit edilebilen tarih itibariyle 2006 yılından beri FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün içinde aktif görevde bulunduğu, sohbetlere katıldığı, abla olarak faaliyet gösterdiği, örgütün Tire ilçe yapılanmasında mütevelli üyesi olarak görev yaptığı, himmet topladığı, basın açıklaması içeriğinden de anlaşılacağı üzere pişmanlık duymadığı, tümünün arkasında olduğu ve bu eylemlerinin örgütün gerçek yüzünün ortaya çıkmasından sonra da devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında sanığın silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerde bulunduğu sabit olduğundan üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararının yerinde olduğu düşünce ve kanaati ile sayın çoğunluğun sanığın beraatına yönelik bozma düşüncesine iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla