İçeriğe geç
AC
HGK Esas: 2021/1050 Karar: 2022/940 Tarih: 2022

12 Yaş Üstü Çocuk Dinleme Zorunluluğu

Velayet davalarında, idrak çağında olduğu kabul edilen 12 yaş ve üzeri çocukların görüşü bizzat mahkemece ya da uzmanlar marifetiyle alınmadan, sadece anne ve babanın iddiaları ile sosyal inceleme raporlarına dayanarak velayet kararı verilmesi emredici uluslararası sözleşmelere aykırı olup mutlak bir bozma sebebidir.

Karar Özeti

Velayet davalarında, idrak çağında olduğu kabul edilen 12 yaş ve üzeri çocukların görüşü bizzat mahkemece ya da uzmanlar marifetiyle alınmadan, sadece anne ve babanın iddiaları ile sosyal inceleme raporlarına dayanarak velayet kararı verilmesi emredici uluslararası sözleşmelere aykırı olup mutlak bir bozma sebebidir.

Karar Detayı

"Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme'nin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri uyarınca; ayırt etme gücüne sahip olan çocuğun, kendisini ilgilendiren davalarda görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesi ve görüşlerine gereken ağırlığın verilmesi zorunludur. Türk yargı uygulamasında ve adli tıp kriterlerinde 12 yaş ve üzeri çocuklar 'idrak çağında' kabul edilmektedir. Velayet, çocuğun geleceğini doğrudan etkileyen en hayati konudur. Bu nedenle, 12 yaşından büyük olan çocuğun, uzmanlar (psikolog, pedagog, sosyal çalışmacı) eşliğinde veya bizzat hakim tarafından mahkemede dinlenilerek, velayete ilişkin tercihinin ve gerekçelerinin açıkça sorulması emredici bir yasal zorunluluktur. Bu aşama atlanarak kurulan velayet hükümleri usul ve esasa aykırıdır."

Özgün Analiz

Olay Özeti: Anne ve baba arasında açılan çekişmeli boşanma davasında, tarafların 13 yaşında bir ortak çocukları bulunmaktadır. Aile Mahkemesi, dava sürecinde mahkeme uzmanından (pedagog) bir Sosyal İnceleme Raporu (SİR) aldırmıştır. Uzman, ebeveynlerin evlerini incelemiş ve velayetin anneye verilmesinin uygun olacağı yönünde görüş bildirmiştir. Ancak mahkeme, duruşmada ya da uzman odasında 13 yaşındaki çocuğu bizzat dinleyip "Sen kiminle kalmak istiyorsun, neden?" sorusunu sormamıştır. Mahkeme doğrudan rapor doğrultusunda velayeti anneye bırakmıştır. Baba vekili, idrak çağındaki çocuğun görüşünün alınmadığı gerekçesiyle kararı temyiz etmiştir.

Hukuki İlke: Çocuğun Üstün Yararı ve Öznelliği: Çocuk, velayet davasının pasif bir nesnesi veya anne-babanın malı değildir; davanın doğrudan öznesidir. İdrak Çağı Karinesi (12 Yaş Standardı): Hukuk sistemimiz, 12 yaş ve üzerindeki bir çocuğun anne ve baba arasındaki farkı ayırt edebilecek, kendi geleceğine dair mantıklı tercihler yapabilecek bilişsel olgunluğa (idraka) ulaştığını kabul eder. Uluslararası Sözleşmelerin Üstünlüğü (Anayasa m.90): BM Çocuk Hakları Sözleşmesi iç hukukun üzerindedir. Sözleşme, çocuğa kendisini ilgilendiren her davada "sesini duyurma hakkı" tanır. Bu hakkın gaspı doğrudan usul hatasıdır.

Uygulama Sonucu: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yerel mahkemenin kararını ağır bir usul ihlali gerekçesiyle bozmuştur. Mahkemenin, hiyerarşik veya mekanik raporlarla yetinemeyeceği; dava tarihi itibarıyla 12 yaşını bitirmiş olan çocuğun bizzat adliyede bulunan Aile Mahkemesi Öneri ve İnceleme Bürosu uzmanları (psikolog/pedagog) eşliğinde dinlenilmesi, bizzat tercihinin sorulması ve bu tercihin çocuğun "üstün yararına" (eğitim, güvenlik, sevgi bağı) açıkça aykırı bir durum barındırmadığı sürece velayet kararında ana unsur olarak gözetilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Dava Strateji Notu: Bu karar metni (2. HD, velayet kararlarında 12 yaş üstü çocuk dinleme zorunluluğunun emredici olduğunu, atlanmadığı takdirde k...) dilekçe stratejisinde doğrudan alınmak yerine olay bazlı özgün argümana donüştürülmelidir.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla