İş kazası, 5510 sayılı SGK Kanunu m.13'te tanımlanır: işçinin işyerinde, işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, görevle ilgili bir başka yere gönderilmesi sırasında veya emziren kadın işçinin çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanda maruz kaldığı, hemen veya sonradan bedensel ya da ruhsal bir özre uğratan olaydır.
İş kazası sonucu işçide geçici veya sürekli iş göremezlik oluşması hâlinde işverenin sorumluluğu doğar. Ölüm hâlinde ise ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkı doğar.
İşverenin Hukuki Sorumluluğu
İşverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu m.4'te düzenlenir. İşveren; çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlamak, risk değerlendirmesi yapmak, çalışanları eğitmek, kişisel koruyucu donanım vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülüklere uyulmaması iş kazası sorumluluğunun temelini oluşturur.
Hukuki sorumluluk niteliği itibariyle kusura dayalı sorumluluktur (TBK m.49 vd.). Ancak Yargıtay'a göre işveren, "objektif özen yükümlülüğü" çerçevesinde kendi kusurunu ispat yükü altındadır.
Açılabilecek Davalar
1) Maddi Tazminat Davası
Bedensel zarar nedeniyle uğranan ekonomik kayıpların tazmini için açılır. TBK m.54 kapsamında talep edilebilecek kalemler:
- Geçici iş göremezlik nedeniyle kazanç kaybı
- Sürekli iş göremezlik (maluliyet) nedeniyle ileride doğacak kazanç kaybı
- Çalışma gücünün ya da ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar
- Tedavi giderleri (henüz SGK tarafından karşılanmayan kısım)
Hesaplamada aktüer bilirkişi kullanılır. Kazanın oluşunda işçinin de kusuru varsa, tespit edilen kusur oranı kadar indirim yapılır (müterafik kusur — TBK m.52).
2) Manevi Tazminat Davası
İşçinin uğradığı bedensel ve ruhsal acı, elem ve üzüntünün hafifletilmesi amacıyla TBK m.56 uyarınca talep edilir. Hâkim takdir hakkı geniştir; kazanın ağırlığı, maluliyet oranı, işverenin kusur ağırlığı ve tarafların ekonomik durumu dikkate alınır.
3) Destekten Yoksun Kalma Tazminatı (TBK m.53)
İş kazası sonucu işçi vefat ederse, ölenin desteğinden yoksun kalanlar (eş, çocuklar, anne-baba) bu tazminatı talep edebilir. "Destek" sadece nakdî değildir; eğitim, bakım, ev içi katkı gibi unsurlar da destek sayılır.
Hesaplamada ölenin yaşam beklentisi, geliri, destekten yararlananların payı ve müterafik kusur dikkate alınır.
SGK ile Rücu İlişkisi
İş kazası sonucu SGK; iş göremezlik ödeneği, geçici/sürekli iş göremezlik gelirleri, ölüm geliri ve tedavi giderlerini doğrudan karşılar. SGK ödediği bu tutarları kusurlu işverene rücu eder (5510 m.21).
Önemli ayrım: Maddi tazminat hesabında SGK'nın karşıladığı tutarlar mahsup edilir; manevi tazminatta ve destekten yoksun kalmadaki belirli kalemlerde mahsup farklı işler. Bu mahsuplama yanlış yapıldığında ciddi hak kayıpları doğar.
Görev ve Yetki
- Görevli mahkeme: İş Mahkemesi (7036 sayılı Kanun m.5).
- Yetkili mahkeme: İşverenin yerleşim yeri ya da işyerinin bulunduğu yer veya işin yapıldığı yer mahkemesi.
- Zorunlu arabuluculuktan istisna: İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davaları zorunlu arabuluculuk şartına tabi DEĞİLDİR; doğrudan iş mahkemesinde dava açılabilir (7036 m.3).
Zamanaşımı
İş kazası tazminat davalarında 10 yıllık zamanaşımı uygulanır (TBK m.146 genel zamanaşımı). Süre, zarara/maluliyete vakıf olunduğu tarihten başlar. Cezayı gerektiren bir fiil söz konusuysa ceza zamanaşımı uygulanır (TBK m.72).
Davadan Önce Yapılacaklar
- Olayın iş kazası olarak SGK'ya bildirilmesi (SGK m.13)
- İş müfettişliği veya kolluk tarafından düzenlenen iş kazası tutanağının alınması
- Maluliyet için SGK Sağlık Kurulu Raporu ya da Yüksek Sağlık Kurulu raporu
- Tedavi belgeleri, fatura, reçete ve tıbbi raporların derlenmesi
- Kusur tespiti için iş güvenliği uzmanı raporunun hazırlatılması (genellikle dava aşamasında bilirkişiyle yeniden yapılır)
Yargıtay Yaklaşımı
Yargıtay 21. ve 10. Hukuk Daireleri istikrarlı içtihatlarında işverenin "kusursuz olduğunu kanıtlamaması" hâlinde dahi, alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin somut yeterliliğine bakar. Standart KKD verme veya jenerik eğitim yeterli sayılmaz; spesifik risk değerlendirmesi yapılmamışsa kusur ağırlaşır.
Pratik Tavsiye
İş kazası davaları teknik bilirkişilik (aktüer + iş güvenliği) gerektiren karmaşık dosyalardır. Maluliyet oranının doğru belirlenmesi, müterafik kusurun düşürülmesi, SGK mahsubunun doğru yapılması binlerce hatta yüz binlerce TL'lik farklar yaratır. Davanın ilk aşamasından itibaren iş hukuku ve tazminat hukuku alanında uzman avukatla çalışılması kritik öneme sahiptir.
Sıkça Sorulan Sorular
İş kazasında hangi zarar kalemleri istenebilir?
TBK m.54 bedensel zararları sayar: (1) tedavi giderleri, (2) kazanç kaybı, (3) çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, (4) ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. Bunlara ek olarak manevi tazminat istenir: TBK m.56/1 uyarınca hâkim, bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar manevi tazminata karar verebilir.
SGK'dan aldığım ödemeler tazminattan düşülür mü?
Bu, işçi lehine en önemli kuraldır ve sıklıkla yanlış uygulanır. TBK m.55/1 uyarınca “Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan İNDİRİLEMEZ.” Yani SGK'nın rücu edemediği ödemeler ile işverenin “yardım” niteliğindeki ödemeleri hesaptan düşülemez. Hangi ödemenin rücu edilebilir olduğu ayrı ayrı denetlenmelidir.
Yakınlarım da manevi tazminat isteyebilir mi?
Evet, iki hâlde. TBK m.56/2 uyarınca “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Yani ölüm şart değildir; ağır bedensel zarar hâlinde de yakınların kendi adına manevi tazminat talebi doğar.
Ölüm hâlinde destekten yoksun kalma nasıl hesaplanır?
TBK m.53 uyarınca ölüm hâlinde uğranılan zararlar arasında ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar da yer alır. Hesapta; destek ilişkisinin fiilen var olup olmadığı (yasal mirasçı olmak tek başına yeterli değildir), ölenin ve destek görenin bakiye ömür süreleri, ölenin gelirinden kendisine ayıracağı pay ve çocuklar bakımından destek süresinin sonu birlikte değerlendirilir. Hesaplama TBK m.55 uyarınca “bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre” yapılır.
İşçinin kusuru tazminatı nasıl etkiler?
İndirim sebebidir, ancak işverenin yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. TBK m.52/1 uyarınca zarar gören zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Buna karşılık işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri (risk değerlendirmesi, eğitim, denetim, koruyucu donanım) bağımsız olarak incelenir. Tazminatın kapsamı TBK m.51/1 uyarınca “durumun gereği ve özellikle kusurun ağırlığı” göz önüne alınarak belirlenir.
İş kazası davasında arabuluculuk zorunlu mu?
Hayır ve bu kanunda açıkça düzenlenmiş bir istisnadır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1 uyarınca kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi/işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Ancak m.3/3: “İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü UYGULANMAZ.” Yani iş kazası tazminat davası doğrudan iş mahkemesinde açılabilir; arabuluculuk tutanağı aranmaz.
İş kazası davasını hangi mahkemede açabilirim?
Kanun işçiye seçim imkânı tanır. 7036 sayılı Kanun m.6/1 uyarınca kural olarak davalı gerçek veya tüzel kişinin yerleşim yeri ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. m.6/3 ek yetki verir: “İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile ZARAR GÖREN İŞÇİNİN YERLEŞİM YERİ mahkemesi de yetkilidir.” Yani işçi kendi yerleşim yerinde dava açabilir; işverenin bulunduğu şehre gitmek zorunda değildir. Ayrıca m.6/5 uyarınca “Bu madde hükümlerine aykırı yetki sözleşmeleri geçersizdir.” — iş sözleşmesine konulan “uyuşmazlıklarda şu şehir mahkemeleri yetkilidir” kaydı işçiyi bağlamaz.