Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2025/6375 E. , 2026/4021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/417 E., 2018/640 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2025/6375 E. , 2026/4021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/417 E., 2018/640 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 38855 belge numaralı eski tip (E) sınıfı sürücü belgesinin 2 yıl 10 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; hükmedilen cezanın fazla olduğuna, sanığın öğrencileri indirdikten sonra dikiz aynalarını kontrol ederek kimsenin olmadığını düşünerek geriye manevra yaptığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 22.03.2017 tarihinde saat 14.00 sıralarında, Diyarbakır ili ... ilçesinde bulunan ... İlköğretim Okulu öğrencilerini evlerine götürmek üzere kullandığı servis aracıyla (minibüs) aralarında katılan ... ile ölen ...'nın da bulunduğu öğrencileri cami önünde topluca indiren sanığın, öğrencilerin aracın ön ve arka tarafından evlerine dağıldığını bilmesine, olay yerinden ileri giderek dönüş yapıp ana yola çıkma imkânı bulunmasına, araçta geri görüş kamerası, ikaz sistemi ve mevzuat gereği bulunması gereken servis görevlisi olmamasına rağmen zaman kazanmak amacıyla bulunduğu yerden geri geri manevra yaparak ana yola çıkmaya çalıştığı sırada aracın arka kısmıyla evlerine gitmekte olan ... ve ...'a çarpıp çocukların aracın altında kalmasına neden olduğu, ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralandığı, ...'nın ise öldüğü olayda, kaza tespit tutanağı, keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere sanık asli kusurlu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş; ancak sanık hakkında taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dava açılmasına ve gerekçeli kararda sanığın taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin yaralanmasına neden olma suçunun sübuta erdiği belirlenmesine rağmen hüküm fıkrasında TCK'nın 85/2. maddesi yerine TCK'nın 85/1. maddesinin yazılmasının maddi hata olduğu ve kanuna aykırı olduğu değerlendirilerek hüküm fıkrasında yer alan TCK'nın 85/1. maddesinin TCK'nın 85/2. maddesi şeklinde değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Her ne kadar 15.10.2025 tarihli Tebliğname'de katılan vekilinin de temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek görüş bildirilmiş ise de katılan vekilinin 03.09.2025 tarihli dilekçesiyle sanık müdafiinin temyiz dilekçesine cevap vererek hükmün onanmasını talep ettiği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş ve sanık müdafiinin temyiz istemi ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılmıştır. Olay sonrası düzenlenen 22.03.2017 tarihli kaza tespit tutanağının olayın oluşumuna uygun olduğu, Tebliğname'de keşif yapılması gerektiğinden bahsedilmiş ise de kovuşturma evresinde keşif yapılarak bilirkişi raporunun tanzim edildiği, yine Okul Servis Araçları Yönetmeliği'nin "Taşımacının şartları ve yükümlülükleri" başlıklı madde 5/ (2) ...; a) Öğrenci ve çocukların oturarak, güvenli ve rahat bir yolculuk yapmalarını sağlayacak tedbirleri alarak taahhüt ettiği yere kadar valiliklerce belirlenecek okul açılış ve kapanış saatlerine göre Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen azami sürelere uymak suretiyle taşımakla, b) Rehber personel bulundurmakla, ... yükümlü kılınmışlardır'' hükmünün bilirkişi tarafından tartışılarak özetle; hazırlanan ihale teknik şartnamesinin ilgili yönetmeliklere göre hazırlanmadığı, yapılması gereken denetimlerin, incelemelerin yerinde ve zamanında yapılmadığı, okul müdürleri ile araçların zaman içinde değişen şoför, araç özellikleri gibi değişimleri kontrol etmek adına 6 ayda bir yapılması gereken kontrollerin yapılmadığı, ... Yönetmeliği gereği, kendi yetkisi dahilinde olanları yapmak, görev alanındaki hizmetlerin daha iyi yürütülmesi sağlamak için gereken özeni göstermediği için ihale şube müdürü ve komisyon başkanının tali kusurlu, taşıt içi düzeni sağlamamak, okul öncesi eğitim ve ilköğretim öğrencilerinin inme ve binmeleri sırasında yardımcı olmak üzere rehber personel bulundurmamak, kiraladığı araçların. yönetmelik ve yönergelere uygun olmaması, araçları kullanan şoförlerin kontrolünü yapmaması, öğrencilerin taşınması esnasında standartlara uygun olmayan araçların kullanılmasından dolayı taşımacı şirket yönetici ve yetkilisinin asli kusurlu olduğu belirtilmiş olup İlk Derece Mahkemesince bu şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu da gözetildiğinde, Tebliğname'deki eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verilmesinden dolayı hükmün bozulmasını öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye ayırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.