İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/28669 Karar: 2024/9332 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/28669 K.2024/9332

2. Ceza Dairesi 2023/28669 E. , 2024/9332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-2559 sayılı Polis Vazife ve

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/28669 E. , 2024/9332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-2559 sayılı Polis Vazife ve

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/28669 E. , 2024/9332 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108572 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-2559 sayılı Polis Vazife ve ... Kanunu’nun Ek 6. maddesinde, “...İşleme başlanmadan önce, teşhiste bulunacak kişinin faili tarif eden beyanları tutanağa bağlanır. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birden fazla ve aynı cinsten olması, aralarında yaş, boy, ağırlık, giyinme gibi görünüşe ilişkin hususlarda benzerlik bulunması gerekir. Teşhis için gerekli olması halinde, şüphelinin görünüşü ile ilgili gerekli değişiklikler yapılabilir. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin her birinde, teşhis sırasında bir numara bulundurulur. Teşhiste bulunan kişi ile teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birbirini görmemesi gerekir. Teşhis işlemi en az iki kez tekrarlanır ve teşhiste bulunması istenen kişiye, şüphelinin teşhis edilecek kişiler arasında yer almıyor olabileceği hatırlatılır. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin, bu işlem sırasında birlikte fotoğrafları çekilerek veya görüntüleri kayda alınarak, soruşturma dosyasına konur. Şüphelinin fotoğrafı üzerinden de teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir fotoğraf veya aynı kişinin farklı fotoğrafları üzerinden teşhis yaptırılamaz. Değişik kişilerin fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerekir. Teşhis işlemi tutanağa bağlanır." şeklinde düzenleme karşısında dosya kapsamında bulunan 07/07/2011 tarihli teşhis tutanağının incelenmesinde, somut olarak kaç kişi arasından nasıl bir teşhis yaptırıldığı, diğer şahısların kaç kişi olduğu, yaş, boy ve kilo gibi hususlarda benzerlik olup olmadığı açıkça yazılmadığından teşhisin söz konusu usule uygun olarak yapıldığının kabul edilemeyeceği cihetle; hükme esas alınamayacak delile itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinde, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesinde yer alan "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Müşteki ve katılanların tatil amacıyla...bulundukları, 07/07/2011 tarihinde kimliği belirsiz bir şahıs tarafından gece 03:00 sıralarında evlerine hırsızın girdiği, evde bulunan 2.000,00 Türk lirası ve 3.200,00 Euro'nun ve alacaklısının Mustafa Dikmen, borçlusunun ... olan 7 adet senedin ayrıca B sınıfı sürücü belgesinin çalınması şeklinde gelişen somut olayda, Sanığın suçu işlerken tek bir konuta girdiği, hırsızlık suçunda korunan değerin zilyetlik olduğu ve hırsızlık konusu para ve eşyaların zilyetliğinin başka şahıslara ait olup olmadığının olay esnasında belirlenmesinin ve bilinmesinin mümkün olmadığı cihetle, sanık hakkında tek hırsızlık suçundan hüküm verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3 ayrı hırsızlık suçundan mahkûmiyet kararı verilmesinde; isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.2559 sayılı Polis Vazife ve ... Kanunu’nun Ek 6. maddesinde, “...İşleme başlanmadan önce, teşhiste bulunacak kişinin faili tarif eden beyanları tutanağa bağlanır. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birden fazla ve aynı cinsten olması, aralarında yaş, boy, ağırlık, giyinme gibi görünüşe ilişkin hususlarda benzerlik bulunması gerekir. Teşhis için gerekli olması halinde, şüphelinin görünüşü ile ilgili gerekli değişiklikler yapılabilir. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin her birinde, teşhis sırasında bir numara bulundurulur. Teşhiste bulunan kişi ile teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin birbirini görmemesi gerekir. Teşhis işlemi en az iki kez tekrarlanır ve teşhiste bulunması istenen kişiye, şüphelinin teşhis edilecek kişiler arasında yer almıyor olabileceği hatırlatılır. Teşhis işlemine tâbi tutulan kişilerin, bu işlem sırasında birlikte fotoğrafları çekilerek veya görüntüleri kayda alınarak, soruşturma dosyasına konur. Şüphelinin fotoğrafı üzerinden de teşhis yaptırılabilir. Ancak tek bir fotoğraf veya aynı kişinin farklı fotoğrafları üzerinden teşhis yaptırılamaz. Değişik kişilerin fotoğraflarının aynı büyüklük ve özellikte olmaları gerekir. Teşhis işlemi tutanağa bağlanır." şeklinde düzenleme karşısında dosya kapsamında bulunan 07.07.2011 tarihli teşhis tutanağının incelenmesinde, somut olarak kaç kişi arasından nasıl bir teşhis yaptırıldığı, diğer şahısların kaç kişi olduğu, yaş, boy ve kilo gibi hususlarda benzerlik olup olmadığı açıkça yazılmadığından teşhisin söz konusu usule uygun olarak yapıldığının kabul edilemeyeceğinden hükmü esas alınamayacak olması, hükümlü ile katılan ...'ın hiç yüz yüze gelmemiş olmaları, hükümlünün üzerine atılı suçlamaları kabul etmemesi, kamera, parmak izi ya da hükümlüyü gören başka bir kimsenin olmamasına rağmen yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2013/261 Esas, 2017/850 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeni hükümlünün cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlünün 5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (e) bendi gereği atılı suçlardan BERAATİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, (1) numaralı kanun yararına bozma talebi sonucu verilen karar itibarıyla (2) numaralı kanun yararına bozma talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla