İçeriğe geç
AC
6. Ceza Dairesi Esas: 2024/512 Karar: 2026/2404 Tarih: 2026

Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2024/512 K.2026/2404

6. Ceza Dairesi 2024/512 E. , 2026/2404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4392 E., 2023/3068 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz e

Karar Özeti

6. Ceza Dairesi 2024/512 E. , 2026/2404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4392 E., 2023/3068 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz e

Karar Detayı

6. Ceza Dairesi 2024/512 E. , 2026/2404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/4392 E., 2023/3068 K. SUÇ : Nitelikli yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararı ile; sanık ... hakkında hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d, 35... . maddeleri uyarınca 9 yıl hapis cezası; sanık ... hakkında ise 149/1-a-c-d, 35, 62... . maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.10.2023 tarihli ve 2022/4392 Esas, 2023/3068 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafiinin istinaf başvurularının istinaf, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, atılı suçun sübut bulmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın eşinini duruşmada dinlenilmemesi suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, mağdurun kanaati dışında sanığın diğer sanık ...'nın eylemine iştirak ettiğine dair delil olmadığına, mağdur ve tanık beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulu'nun takdiri ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararına göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Malı almaya yönelik tehdit eylemi yağmaya dönüştürür. Yağma suçunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un madde 148 - “(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının .... tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi,...cezalandırılır...” şeklindedir. 148. madde gerekçesinde "... Hırsızlık suçunda olduğu gibi, yağma suçunda da, taşınır malın alınmasıyla ilgili olarak zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir. Ancak, hırsızlık suçundan farklı olarak, bu suçun oluşabilmesi için, mağdurun rızasının, cebir veya tehdit kullanılarak ortadan kaldırılması gerekir. Yağma suçu açısından tehdidin, kişiyi, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle yapılması gerekir. Yağma suçu, cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir. Yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya malın alınmasına karşı koymamalıdır. Bu bakımdan, kullanılan cebir veya tehdidin, kişiyi malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya yöneltmeye elverişli olması gerekir. Bu nitelikte olmayan bir cebir veya tehdit sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle, malı teslim etmeye veya alınmasına yöneltmişse yağma suçundan söz edilemez ve fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir..." şeklinde açıklaması yapılmıştır. Madde metni ve gerekçesine göre birlikte değerlendirme yapacak olursak; Tehdit; mağdurun veya onun bir yakınının hayatına, beden veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı itibarıyle esaslı (büyük) bir zarara uğratılacağı yönündeki irade beyanıdır. Yasada sayılanlar dışındaki değerlere yönelik tehdit yağma suçunu oluşturmaz. Sanığın söz ve davranışla, müştekiye hayatına veya vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini söylemeli veya göstermeli, mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağını söylemeli veya göstermelidir. Bunun doğal sonucu sanık hareketinin veya sözlerinin bir sonuç içermesi, bir kötülük yapılacağını açıkça göstermesi gerekir. Söylediği söz veya davranışından yapacağı kötülük veya davranış rahatlıkla anlaşılmalıdır. Tehdit mutlaka sözlü olmayabilir, işaretle de tehdit edilebilir. Mesela sanık bıçağı eline aldı veya silahı yada silah gibi görünen nesneyi kemerine takmış onu göstererek çabuk eşyaları ver vs. dedi. Mağdur korkarak verdi. Tabi ki yağma olacak. Ancak dikkat edilmesi gereken husus bu hareketin orta seviyedeki herkes tarafından tehdit olarak algılanması gerekir yoksa mağdurun korkaklığından dolayı öyle algılaması yetmez. Hırsızlık suçunun başlangıcından tamamlanıncaya kadar, zilyedin tasarruf olanağının kalkmasına kadar ki aşamada kullanılan cebir veya tehdit hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Tehdit ve cebrin malı şikâyetçinin hakimiyet alanından çıkarmaya yönelik olması gerekir, sonra gerçekleşen cebir ve tehdit eylemi yağmaya dönüştürmez. Cebir ve tehdit malın kendisine teslimine yada geri alınmasını engellemeye yönelik ise eylem yağmaya dönüşecek, tamamlandıktan sonra kendini kurtarmaya, olay yerinden kaçmaya yönelik ise tamamlanan hırsızlık ayrıca tehdit veya müessir fiil suçlarından ceza verilecektir. Yağma suçunun oluşabilmesi için, suça konu malın, elinde bulunduran kişiden cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle alınması veya mağdurun malı teslime ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılınması gerekir. Dolayısıyla yağma suçunda mağdur, cebir veya tehdit kullanılması ve bunun sonucunda malın alınması, teslimi ya da malın alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılmaktadır. Cebir veya tehdit bir kimseyi malını teslim etmeye veya alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmak için yapılmalıdır. Malı almak için cebir veya tehdit kullanılmalı ve bunun etkisiyle mağdurun malı vermesi gerekir. Bunun doğal sonucu olarak mağdurun malın alındığını görmesi veya en azından sanığın mallarını almak istediğini anlaması veya bilmesi gerekir. Tehdit, malı teslime zorlamaya veya iade edilmesini istemekten vazgeçirmeye elverişli olmalıdır. Yani objektif ve orta seviyedeki herkes bu hareketi tehdit olarak anlayacak ve etkilenebilecek olmalıdır. Mağdurun aşırı korkaklığı ya da evhamları nedeniyle korkuya kapılıp eşyayı tesliminde yağma oluşmaz, hırsızlık oluşacaktır. Şantaj suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 107/2. fıkrasında yağma suçuna benzemekle birlikte tehdidin içeriği farklılık göstermektedir. Sanık Türk Ceza Kanunu'nun 148/1. fıkrasında belirtilen değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit edip menfaat sağlamaya çalışırken Türk Ceza Kanunu'nun 107/2. fıkrasında ise "şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği" şeklinde tehdit ederek menfaat sağlamaya çalışmaktadır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun evli olduğu, ancak bu evlilik sürecinde sanık ... ile gizli bir ilişki yaşadığı, suç tarihinde mağdur ile sanık ...'in bir araya geldikleri, daha öncesinde sanıklar ... ile ...'in bahsi geçen yasak ilişkiyi gerekçe göstererek mağdurdan maddi menfaat temin etmeye karar verdikleri, bu kapsamda girilen suç yolunda sanık ...'in sözde namus bekçiliği rolüne büründüğü, icra hareketlerinin devamında durumdan habersiz mağdurun sanık ... ile yakınlaştığı bir anda diğer sanık ...'in sözde tarafları uygunsuz vaziyette gördüğü ve bu durumda ahlaka uygun düşmediği şeklindeki sözde gerekçe ile mağduru eşine veya ailesine söyleyip rezil etmekle tehdit ettiği, devamında sorunun halli için bir senedin imzalanmasının mağdurdan istendiği, mağdura tüfek göstermek suretiyle mağduru tehdit edip darp ettikleri, sergilenen icra hareketlerinde sanık ...'in sanki hiçbirşeyden haberi yokmuş gibi davranarak mağdurdan korkmamasını, senedi imzalamasını, gerekirse borcu kendisinin ödeyeceğini beyan ederek mağdura ... aşıladığı, tehdit altındaki mağdurun söz konusu senedi imzaladığı iddia olunmuş ise de,mağdurun durumu tanık olarak dinlenen arkadaşına anlattığı, arkadaşının da durumu mağdurun eşi ile paylaştığı, mağdurun eşinin de sanıklar ile görüşme yaptığı ve suça konu senedin iadesini istediği, sanık ...'in de suça konu senedi mağdurun eşinin yanında yırttığı olayda, sanık ...'in kovuşturma aşamasında alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, mağdurun söz konusu senedi ailesinin dağılmaması amacıyla ... ve ... ...'a vermesini istediğini, kendisinin de söz konusu senedi o kişilere götürüp teslim ettiğini savunması karşsında, mağdurun olayın hemen akabinde hemen şikâyetçi olmaması ve darp edildiğine ilişkin doktor raporunun bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 107/2. maddesinin uygulanıp uygulamayacağının tartışılması gerekliliği gözetilmeksizin yazılı şekilde nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; senedin alınması ile eylemin tamamlandığı gözetilmeden yazılı şekilde teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafileri ile sanık ... müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Uşak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla