Sigortacılık bağımsız denetim ilkelerine ilişkin yönetmelik, denetimin nasıl yapılacağından çok, denetimi yapan kişinin hangi mesleki ölçülere bağlı olduğunu düzenler. Yetkilendirme kurallarının yanında bu ilkelerin ayrıca ele alınması, denetimin biçimsel olarak tamamlanmasının tek başına yeterli sayılmadığını gösterir.
İlkeler Neyi Güvence Altına Alır
Bağımsız denetim ilkelerinin ortak amacı, raporu okuyan üçüncü kişinin denetçinin kanaatine güvenebilmesidir. Bu güven üç ayak üzerinde durur: denetçinin denetlenenden bağımsız olması, mesleki özen göstermesi ve vardığı sonucu belgeye dayandırabilmesi. Bu ayaklardan biri eksikse rapor biçimsel olarak tamam olsa da işlevini yerine getirmez.
Bağımsızlığın Fiilen Korunması
- Denetlenen şirketle mali çıkar ilişkisi kurulmaması
- Denetim ekibinde görev alacak kişilerin ilişki beyanlarının dönem başında alınması
- Denetim ücretinin, ulaşılacak sonuca bağlanmaması
- Denetim dışı hizmetlerin ayrı ve izlenebilir biçimde sınırlandırılması
Çalışma Kağıtları ve İzlenebilirlik
Denetimin en çok tartışma yaratan yönü, sonradan geriye dönük olarak neyin incelendiğinin gösterilebilmesidir. Çalışma kağıtlarının, hangi kaydın hangi belgeyle karşılaştırıldığını, örnekleme yapıldıysa örneklemin nasıl seçildiğini ve hangi tespitlerin şirketle paylaşıldığını içermesi beklenir. Sigortacılık alanında bu belgelendirme, teknik karşılıklar ve reasürans anlaşmalarına ilişkin hesaplamalarda ayrıca önem kazanır.
Sır Saklama ve Bilginin Kullanımı
Denetim sırasında sigortalılara, poliçelere ve şirketin ticari yapısına dair bilgiye erişilir. Bu bilginin denetim amacı dışında kullanılmaması, denetim ekibinin dağılmasından sonra da süren bir yükümlülüktür. Kişisel veri niteliği taşıyan kayıtlar bakımından ayrıca 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çerçevesinde erişim yetkisinin sınırlandırılması ve saklama sürelerinin belirlenmesi gerekir.
Görüş Türleri Arasındaki Fark
- Olumlu görüş, tabloların ilgili çerçeveye uygunluğuna ilişkin kanaat bildirir.
- Sınırlandırılmış olumlu görüş, belirli bir konu dışında uygunluğun sağlandığını ifade eder ve o konunun tanımlanmasını zorunlu kılar.
- Olumsuz görüş, tespitlerin tabloların bütününü etkilediği hâllerde verilir.
- Görüş bildirmekten kaçınma, denetçinin yeterli kanıta ulaşamadığı durumlara özgüdür ve nedeni yazılı olarak açıklanır.
Buradaki değerlendirmeler genel çerçeveyi anlatır. Denetim ilkelerine aykırılık iddiası gündeme geldiğinde sonuç, somut çalışma kağıtlarına ve dönemin düzenlemelerine göre şekillendiğinden, dosyaya özgü hukuki inceleme yapılması gerekir.