İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim

HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU · NO. 6100

HMK Rehberi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki dava ve yargılama kuralları sade ve anlaşılır bir dille. Her konu için “nedir?”, koşulları ve süreleri açıklanır.
  1. Anasayfa
  2. /Mevzuat
  3. /HMK Rehberi

452 madde · 9 konu başlığı

01

Genel Hükümler, Görev-Yetki, Taraflar ve Dava Şartları

Yargı yolu, görev ve yetki, hâkimin yasaklılığı ve reddi, yargılamaya hâkim olan ilkeler, taraf ve dava ehliyeti, davaya vekâlet, dava arkadaşlığı, davaya müdahale, dava çeşitleri, dava şartları ve ilk itirazlar.

113 madde
Madde 1Görevin Belirlenmesi ve NiteliğiMahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Görev, davanın hangi mahkemede görüleceğini belirler ve resen dikkate alınır.Madde 2Asliye Hukuk Mahkemelerinin GöreviDava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığına ve şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine düzenleme yoksa asliye hukuk mahkemesidir. Genel görevli mahkemedir.Madde 4Sulh Hukuk Mahkemelerinin GöreviSulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın yalnızca kanunun açıkça saydığı işlere bakar: kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi, zilyetliğin korunması ve kanunla sulh hukuka verilen davalar.Madde 5Yetkinin Belirlenmesinde Genel KuralMahkemelerin yetkisi, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümler saklı kalmak üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.Madde 6Genel Yetkili MahkemeGenel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir. Yerleşim yeri Türk Medeni Kanunu'na göre belirlenir.Madde 7Davalının Birden Fazla Olması Hâlinde YetkiDavalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse o yer mahkemesi yetkilidir.Madde 8Bir Yerde Geçici Olarak Oturanlara Karşı Açılacak Davalarda YetkiMemur, işçi, öğrenci, asker gibi bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak alacak veya taşınır mal davaları için, orada bulunmaları uzunca bir süre devam edebilecekse bulundukları yer mahkemesi de yetkilidir.Madde 9Türkiye'de Yerleşim Yerinin Bulunmaması Hâlinde YetkiTürkiye'de yerleşim yeri bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye'deki mutad meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir. Malvarlığı davaları, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde de açılabilir.Madde 10Sözleşmeden Doğan Davalarda YetkiSözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.Madde 11Mirastan Doğan Davalarda YetkiTerekenin paylaşılması, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkisi, miras sebebiyle istihkak gibi davalarda ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir.Madde 12Taşınmazın Aynından Doğan Davalarda YetkiTaşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile zilyetlik veya alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.Madde 13Karşı Davada YetkiKesin yetkinin söz konusu olmadığı hâllerde, asıl davaya bakan mahkeme karşı davaya bakmaya da yetkilidir.Madde 14Şubeler ve Tüzel Kişilerle İlgili Davalarda YetkiBir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık/üyelik ilişkisinden doğan bazı davalarında ise tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.Madde 15Sigorta Sözleşmelerinden Doğan Davalarda YetkiZarar sigortalarından doğan davalar malın bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde de açılabilir; can sigortalarında sigorta ettiren, sigortalı veya lehtarın yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Deniz sigortalarında bu hüküm uygulanmaz.Madde 16Haksız Fiilden Doğan Davalarda YetkiHaksız fiilden doğan davalarda; haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.Madde 17Yetki SözleşmesiTacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilir. Aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece bu mahkemelerde açılır.Madde 18Yetki Sözleşmesinin Sınırı ve Geçerlilik ŞartlarıTarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular ile kesin yetki hâllerinde yetki sözleşmesi yapılamaz. Geçerlilik için yazılı şekil, hukuki ilişkinin belirli/belirlenebilir olması ve yetkili mahkemenin gösterilmesi şarttır.Madde 19Yetki İtirazının İleri SürülmesiKesin yetki davalarında yetki mahkemece davanın sonuna kadar resen araştırılır. Kesin olmayan yetkide yetki itirazı cevap dilekçesinde ileri sürülmeli ve yetkili mahkeme gösterilmelidir; aksi hâlde davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.Madde 20Görevsizlik veya Yetkisizlik Kararı Üzerine Yapılacak İşlemlerGörevsizlik veya yetkisizlik kararı verildiğinde taraflardan biri, kesin kararlarda tebliğ tarihinden, kesinleşen kararlarda kesinleşme tarihinden, kanun yoluna başvurulmuşsa ret kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelidir; aksi hâlde dava açılmamış sayılır.Madde 21Yargı Yeri Belirlenmesini Gerektiren SebeplerGörevli ve yetkili mahkemenin bakmasına engel çıkması, yargı çevrelerinin sınırında tereddüt, iki mahkemenin de görevsizlik veya kesin yetkide yetkisizlik kararı vermesi hâllerinde yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulur.Madde 22Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi (Merci Tayini)Yetkili mahkemenin davaya bakmasına engel bulunması veya iki mahkeme arasında yargı çevresi sınırlarında tereddüt çıkması hâlinde yetkili mahkeme; ilk derece için bölge adliye mahkemesince, bölge adliye mahkemeleri için Yargıtayca belirlenir.Madde 23Yargı Yeri Belirlenmesinde İnceleme Usulü ve SonucuYargı yerinin belirlenmesine ilişkin inceleme dosya üzerinden yapılabilir. Bölge adliye mahkemesi veya Yargıtayca verilen yargı yeri belirleme kararları ve kesinleşen görev/yetki kararları, davaya sonra bakacak mahkemeyi bağlar.Madde 24Tasarruf İlkesiHâkim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz. Kimse kendi lehine olan davayı açmaya zorlanamaz; taraf, üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava konusu üzerinde dava açıldıktan sonra da tasarruf edebilir.Madde 25Taraflarca Getirilme İlkesiKanunda öngörülen istisnalar dışında hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz, hatırlatamaz. Kanunla belirtilen durumlar dışında kendiliğinden delil toplayamaz.Madde 26Taleple Bağlılık İlkesiHâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin talple bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.Madde 27Hukuki Dinlenilme HakkıTarafların, müdahillerin ve ilgililerin; yargılamadan haberdar olma, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin açıklamaları dikkate alıp kararı gerekçelendirmesini isteme hakkı. Adil yargılanmanın temelidir.Madde 28Alenilik (Yargılamanın Açıklığı) İlkesiDuruşma ve kararların bildirilmesi alenidir. Duruşmanın gizli yapılmasına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, talep üzerine yahut resen karar verilebilir.Madde 29Dürüstlük Kuralı ve Doğruyu Söyleme YükümlülüğüTaraflar dürüstlük kuralına uygun davranmak ve davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun biçimde yapmakla yükümlüdür.Madde 30Usul Ekonomisi İlkesiHâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.Madde 31Hâkimin Davayı Aydınlatma ÖdeviHâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabilir, soru sorabilir ve delil gösterilmesini isteyebilir.Madde 32Yargılamanın Sevk ve İdaresiYargılamayı hâkim sevk ve idare eder; düzenin bozulmaması için gerekli her türlü tedbiri alır. Okunamayan, uygunsuz veya ilgisiz dilekçenin yeniden düzenlenmesi için uygun süre verilir; süresinde yeni dilekçe verilmezse tekrar süre verilmez.Madde 33Hukukun UygulanmasıHâkim, Türk hukukunu resen (kendiliğinden) uygular. Tarafların hukuki nitelendirmesiyle veya gösterdikleri kanun maddeleriyle bağlı olmaksızın, olaya uygulanacak hukuk kurallarını mahkeme belirler.Madde 34Hâkimin Yasaklılık SebepleriHâkimin, talep olmasa bile davaya bakmaktan çekinmek zorunda olduğu hâller: kendi davası veya ilgili olduğu dava, eşinin davası, altsoy-üstsoyunun davası, evlatlık/nişanlısının davası, belirli hısımların davası, vekil/vasi/kayyım sıfatıyla hareket ettiği dava.Madde 35Yasaklılıkta Çekinme Kararına Karşı BaşvuruÇekinme kararına karşı üst mahkemeye başvurulabilir. Yasaklama sebebinin doğduğu tarihten sonra o hâkimin huzuruyla yapılan işlemler üst mahkeme kararıyla iptal olunabilir; hüküm ve kararlar her hâlde iptal olunur.Madde 36Hâkimin Reddi SebepleriHâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebep bulunması hâlinde taraflardan biri hâkimi reddedebilir; hâkim de bizzat çekilebilir. Maddede sayılan hâllerde ret sebebinin varlığı kabul edilir.Madde 37Hâkimin Reddi Hakkının KullanılmasıHâkim, reddini gerektiren bir sebep bulunmasına rağmen bizzat çekilmezse, iki taraftan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabilir.Madde 38Hâkimin Reddi UsulüRet sebebini bilen tarafın talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmesi gerekir; ret dilekçeyle talep edilir, reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir, karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir ve hâkim bir hafta içinde dosyayı inceleyip düşüncesini bildirir.Madde 39Çekilme Kararının İncelenmesiHâkim, ret talebi üzerine veya kendiliğinden çekilme yönünde görüş bildirirse, ret talebini incelemeye yetkili merci bu çekilmenin kanuna uygun olup olmadığına karar verir.Madde 40Hâkimin Reddi Talebini İnceleyecek MerciHâkimin reddi talebi, reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece incelenir. Mahkeme toplanamıyorsa veya tek hâkimden oluşuyorsa talep, kanunda gösterilen sıraya göre diğer mahkeme veya hâkim tarafından incelenir.Madde 41Hâkimin Reddi Talebinin Geri ÇevrilmesiRet talebi süresinde yapılmamışsa, ret sebebi ve inandırıcı delil/emare gösterilmemişse ya da talep davayı uzatmak amaçlıysa geri çevrilir. Toplu mahkemede reddedilen hâkim müzakereye katılır; tek hâkimde reddedilen hâkim geri çevirir.Madde 42Hâkimin Reddi Talebinin İncelenmesiHâkimin reddi talebi dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabilir. Ret sebebi sabit olmasa bile merci bunu muhtemel görürse talebi kabul edebilir; ret sebepleri hakkında yemin teklif olunamaz. Kötüniyetli ret talebinde disiplin para cezası uygulanır.Madde 43Hâkimin Reddi Talebine İlişkin Kararlara Karşı İstinafEsas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı işlerde ret talebine ilişkin merci kararları kesindir. İstinaf yolu açık işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurulabilir.Madde 44Bölge Adliye Mahkemesi Hâkiminin Reddinde Kanun YoluEsas hüküm bakımından temyiz yolu kapalı dava ve işlerde, bölge adliye mahkemesi başkan ve üyelerinin reddine ilişkin kararlar kesindir. Temyiz yolu açık işlerde ret talebi hakkındaki karar tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz edilebilir.Madde 45Zabıt Kâtibinin Reddi ve ÇekinmesiDavada görevli zabıt kâtibi hakkında yasaklılık ve ret sebepleriyle ret talebinde bulunulabilir; talebi görev yaptığı mahkeme karara bağlar ve bu kararlar kesindir. Kâtip yasaklılık sebeplerini bildirerek görevden çekinebilir.Madde 46Hâkimlerin Sorumluluğunda Devlet Aleyhine Tazminat Davası SebepleriHâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı kayırma, menfaat, açık kanun hükmüne aykırılık, tutanakta olmayan sebebe dayanma, tutanak veya kararların tahrifi ve hakkın yerine getirilmesinden kaçınma sebeplerine dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir; Devlet ödediği tazminat için sorumlu hâkime bir yıl içinde rücu eder.Madde 47Hâkimlerin Sorumluluğunda Davaların Açılacağı MahkemeDevlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay ilgili hukuk dairesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür.Madde 48Hâkimin Hukuki Sorumluluğunda Dava Dilekçesi ve İhbarHâkimin hukuki sorumluluğuna dayanan tazminat davasının dilekçesinde hangi sorumluluk sebebine dayanıldığı ve delilleri açıkça belirtilir, varsa belgeler eklenir. Mahkeme, açılan tazminat davasını ilgili hâkime resen ihbar eder.Madde 49Davanın Reddi Hâlinde Verilecek Disiplin Para CezasıHâkimin hukuki sorumluluğuna ilişkin dava esastan reddedilirse davacı, beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm edilir.Madde 50Taraf EhliyetiMedeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir. Yani hak sahibi olabilen herkes davada davacı veya davalı olabilir.Madde 51Dava EhliyetiDava ehliyeti, medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetine göre belirlenir. Fiil ehliyeti olmayanlar (küçükler, kısıtlılar) davada kanuni temsilcileri aracılığıyla yer alır.Madde 52Davada Kanuni TemsilMedenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.Madde 53Dava Takip YetkisiDava takip yetkisi, talep sonucu hakkında hüküm alabilme yetkisidir. Bu yetki, kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında maddi hukuktaki tasarruf yetkisine göre belirlenir.Madde 54İzin veya Yetki Belgesinin Verilmesi (Kanuni Temsil)Kanuni temsilciler davanın açılıp yürütülmesi belli bir makamın iznine bağlıysa izin belgelerini, tüzel kişilerin organları temsil belgelerini dava veya cevap dilekçesiyle mahkemeye vermek zorundadır; aksi hâlde dava açamaz ve işlem yapamazlar.Madde 55Taraflardan Birinin Ölümü Hâlinde Yargılamanın ErtelenmesiTaraflardan birinin ölümü hâlinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde hâkim, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.Madde 56Vesayet veya Koruma Altına Alınma Hâlinde Yargılamanın ErtelenmesiTaraflardan biri hakkında vesayet ya da yasal danışman atanması talebi uygun bulunursa kesin karar verilinceye kadar; taraflardan biri tedavi, gözlem, koruma altına alınmış veya görüşmekten yasaklanmışsa kayyım atanıncaya kadar yargılama ertelenebilir.Madde 57İhtiyari Dava ArkadaşlığıBirden çok kişinin birlikte dava açabildiği veya aleyhlerine birlikte dava açılabildiği hâller: hak veya borcun ortak olması, ortak işlemle hak doğması ya da davaların temelini oluşturan vakıa ve hukuki sebeplerin aynı veya benzer olması.Madde 58İhtiyari Dava Arkadaşlarının Durumuİhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır; dava arkadaşlarından her biri diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Birinin yaptığı işlem veya kusuru diğerini etkilemez.Madde 59Mecburi Dava ArkadaşlığıMaddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kişiye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde mecburi dava arkadaşlığı vardır.Madde 60Mecburi Dava Arkadaşlarının Davadaki DurumuMecburi dava arkadaşları ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine birlikte dava açılabilir ve birlikte hareket etmek zorundadır. Duruşmaya gelen dava arkadaşlarının yaptığı usul işlemleri, usulüne uygun davet edildiği hâlde gelmeyen dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.Madde 61Davanın İhbarı ve ŞartlarıTaraflardan biri davayı kaybettiği takdirde üçüncü kişiye veya üçüncü kişinin kendisine rücu edeceğini düşünüyorsa, tahkikat sonuçlanıncaya kadar davayı üçüncü kişiye ihbar edebilir. İhbar edilen kişi de aynı şartlarla ihbarı sürdürebilir.Madde 62Davanın İhbarının Şekliİhbar yazılı olarak yapılır; ihbar sebebinin gerekçeleriyle açıklanması ve yargılamanın hangi aşamada olduğunun belirtilmesi gerekir. Davanın ihbarı sebebiyle yargılama başka güne bırakılamaz ve zorunlu hâller dışında süre verilemez.Madde 63Dava İhbar Edilen Kişinin Davaya KatılmasıDava kendisine ihbar edilen kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir.Madde 64İhbarın Etkisiİhbar edilen davada verilen hükmün, ihbar eden kişiye etkisi hakkında fer’î müdahalenin etkisine ilişkin 69 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.Madde 65Asli MüdahaleYargılama konusu hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede dava açması. Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.Madde 66Fer'î Müdahale (Davaya Katılma)Üçüncü kişinin, taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunması hâlinde, o tarafın yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla tahkikat sona erinceye kadar davaya katılabilmesi.Madde 67Fer’î Müdahale TalebiBir davaya katılmak isteyen üçüncü kişi; yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Dilekçe taraflara tebliğ edilir ve mahkeme müdahale talebi hakkında karar verir.Madde 68Fer'î Müdahilin Davadaki DurumuMüdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip edebilir; yanında katıldığı tarafın yararına iddia ve savunmaları ileri sürebilir. Mahkeme, katıldığı noktadan itibaren taraflara bildirilen işlemleri müdahile de tebliğ eder.Madde 69Fer'î Müdahalenin EtkisiMüdahilin yer aldığı asıl davadaki hüküm taraflar hakkında verilir. Fer'î müdahil, tarafla rücu ilişkisinde asıl davadaki uyuşmazlık hakkında yanlış karar verildiği iddiasını kural olarak ileri süremez; ancak sınırlı hâllerde yanında katıldığı tarafın yargılamayı hatalı yürüttüğünü ileri sürebilir.Madde 70Cumhuriyet Savcısının Hukuk Davasında Yer AlmasıCumhuriyet savcısı, kanunda açıkça öngörülen hâllerde hukuk davası açar veya açılmış davada taraf olur. Savcının yer aldığı dava ve işler üzerinde taraflar serbestçe tasarruf edemez.Madde 71Davanın Bizzat veya Vekil Aracılığıyla TakibiDava ehliyeti bulunan herkes, davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir.Madde 72Davaya Vekâlette Uygulanacak HükümlerDavanın vekil aracılığıyla açılması ve takip edilmesinde, kanunlardaki özel hükümler saklı kalmak üzere, Borçlar Kanununun temsile ilişkin hükümleri uygulanır.Madde 73Davaya Vekâletin KapsamıDavaya vekâlet, kanunda özel yetki gerektiren hususlar saklı kalmak üzere, hüküm kesinleşinceye kadar vekilin davanın takibi için gereken bütün işlemleri yapmasını, hükmün yerine getirilmesini ve yargılama giderlerinin tahsilini kapsar; bu yetkiyi kısıtlamaya yönelik sınırlandırmalar karşı taraf yönünden geçersizdir.Madde 74Davaya Vekâlette Özel Yetki Gerektiren HâllerVekilin, ancak açıkça yetki verilmişse yapabileceği işlemler: sulh, hâkimi reddetme, davanın tamamının ıslahı, yemin teklifi, feragat, davayı kabul, tahkim sözleşmesi, davadan veya kanun yollarından feragat gibi hususlar.Madde 75Birden Fazla Vekilin DurumuDava için birden fazla vekil görevlendirilmişse, vekillerden her biri vekâletten kaynaklanan yetkileri diğerinden bağımsız olarak kullanabilir. Bunun aksine getirilen sınırlamalar karşı taraf bakımından geçersizdir.Madde 76Vekâletnamenin İbrazıAvukat, açtığı veya takip ettiği dava ve işlerde noter tarafından onaylanan ya da düzenlenen vekâletname aslını veya onaylı örneğini dosyaya konulmak üzere ibraz etmek zorundadır. Kamu kurumu avukatlarının usulüne uygun temsil belgeleri ayrıca noter onayı gerektirmez.Madde 77Vekâletnamesiz Dava Açılması ve İşlem YapılmasıVekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat dava açamaz ve işlem yapamaz. Gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, kesin süre içinde vekâletname getirmek koşuluyla izin verebilir; süresinde verilmez veya asıl taraf işlemleri kabul ettiğini bildirmezse dava açılmamış veya işlemler yapılmamış sayılır.Madde 78Vekilin, Vekâlet Veren Huzurunda Yaptığı BeyanKendisinin de hazır olduğu duruşmada, vekili tarafından yapılan açıklamalara derhâl ve açıkça itiraz etmeyen taraf, bu açıklamalara rıza göstermiş sayılır.Madde 79Duruşmada Uygun Olmayan Tutum ve DavranışVekil duruşmada uygun olmayan tutumda bulunur ve uyarıya uymazsa, fiil disiplin veya adli suç teşkil ediyorsa olay tutanağa geçirilir, duruşma ertelenir ve baroya bildirilir. Davasını kendisi takip eden kişi uyarıya uymazsa vekille temsile ve salondan çıkarılmaya karar verilebilir.Madde 80Hâkimin Davanın Vekil ile Takibine Karar VermesiHâkim, taraflardan birinin davasını bizzat takip edecek yeterlikte olmadığını görürse, ona uygun bir süre tanıyarak davasını vekil aracılığıyla takip etmesine karar verebilir. Karara uymayan taraf hakkında, yokluğu hâlindeki hükümlere göre işlem yapılır.Madde 81Vekilin Azli veya İstifasının Hüküm İfade EtmesiVekilin azli veya istifasının mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin peşin ödenmesi zorunludur.Madde 82Vekilin İstifasıİstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. Vekil istifa etmişse ve vekâlet veren davayı takip etmez ya da yeni vekil görevlendirmezse, tarafın yokluğuna ilişkin hükümlere göre işlem yapılır.Madde 83Vekilin Azli Hâlinde Yapılacak İşlemVekille takip edilen davada vekilin azli hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve iki hafta içinde başka bir vekil de görevlendirmezse, tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.Madde 84Teminat Gösterilecek HâllerTürkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması/katılması veya davacının iflas, konkordato, aciz belgesi gibi ödeme güçlüğü içinde olması hâllerinde, davalının muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun teminat gösterilir.Madde 85Teminat Gerektirmeyen HâllerDavacının adli yardımdan yararlanması; yurt içinde yeterli taşınmazının veya ayni teminatla güvenceli alacağının bulunması; davanın sırf küçüğün menfaatini korumaya yönelik olması; ilama bağlı alacak için ilamlı icra takibi yapılmış olması hâllerinde teminat istenemez.Madde 86Teminat KararıYargılama giderlerini karşılayacak teminata mahkemece kendiliğinden karar verilir. Hâkim, teminat kararı vermeden önce tarafları veya müdahale talebinde bulunan kişiyi dinleyebilir.Madde 87Teminatın Tutarı ve ŞekliBir davada verilecek teminatın tutarını ve şeklini hâkim serbestçe tayin eder; taraflar teminatın şeklini sözleşmeyle kararlaştırmışsa teminat ona göre belirlenir. Koşullarda değişiklik olursa hâkim teminatın azaltılması, artırılması, değiştirilmesi veya kaldırılmasına karar verebilir.Madde 88Teminat Gösterilmemesinin SonuçlarıHâkim tarafından belirlenen kesin süre içinde teminat gösterilmezse dava usulden reddedilir. Müdahale talebinde bulunan kişi kesin süre içinde teminatı vermezse, müdahale talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilir.Madde 89Teminatın İadesiTeminat gösterilmesini gerektiren sebep ortadan kalktığı takdirde, ilgilinin talebi üzerine mahkeme teminatın iadesine karar verir.Madde 90Sürelerin BelirlenmesiSüreler kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanundaki istisnalar dışında hâkim, kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez; kendi tespit ettiği süreleri ise haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir.Madde 91Sürelerin BaşlamasıSüreler, taraflara tebliğ tarihinden veya kanunda öngörülen hâllerde tefhim (yüze karşı bildirim) tarihinden itibaren işlemeye başlar.Madde 92Sürelerin Bitimi (Süre Hesabı)Süreler gün olarak belirlenmişse tebliğ/tefhim günü sayılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Hafta, ay veya yıl olarak belirlenen süre, başladığı güne karşılık gelen günün tatil saatinde biter; karşılık gelen gün yoksa ayın son günü biter.Madde 93Tatil Günlerinin Süreye EtkisiResmî tatil günleri süreye dâhildir. Ancak sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.Madde 94Kesin SüreKanunun belirlediği süreler kesindir. Hâkim de tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir; kesin olmayan süreyi geçiren taraf yeniden süre isteyebilir, ancak bu ikinci süre kesindir. Kesin süre içinde yapılmayan işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.Madde 95Eski Hâle Getirme ŞartlarıElde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hâkimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapamayan kimse eski hâle getirme talebinde bulunabilir. Aynı sonuca başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa eski hâle getirme talep edilemez.Madde 96Eski Hâle Getirme SüresiEski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında en geç nihai karar verilinceye kadar talepte bulunulabilir.Madde 97Eski Hâle Getirme TalebiEski hâle getirme dilekçeyle talep edilir; dilekçede talebin dayandığı sebepler ile delil veya emareler gösterilir. Süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebi için öngörülen süre içinde yapılması zorunludur.Madde 98Eski Hâle Getirmede Talep ve İnceleme MerciiYapılamayan işlem için eski hâle getirme, o işlem hakkında hangi mahkemede inceleme yapılacak idiyse o mahkemeden talep edilir. İstinaf yoluna başvuru hakkının düşmesinde bölge adliye mahkemesinden, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesinde Yargıtaydan talep edilir.Madde 99Eski Hâle Getirme Talebinin Yargılamaya EtkisiEski hâle getirme talebi, yargılamanın ertelenmesini gerektirmez ve hükmün icrasına engel olmaz. Ancak mahkeme talebi haklı görürse, kural olarak teminat şartıyla, gerektiğinde teminatsız olarak yargılamayı erteleyebilir veya icrayı geri bırakabilir.Madde 100Eski Hâle Getirmede İnceleme ve Kararİlk derece ve bölge adliye mahkemelerinde eski hâle getirme talebi ön sorunlar usulüne; Yargıtayda ise temyiz usulüne göre incelenir. Talebin kabulünde mahkeme hangi işlemlerin geçersiz hâle geldiğini belirtir; ıslahla geçersiz kılınamayan işlemler bundan etkilenmez.Madde 101Eski Hâle Getirmede GiderlerEski hâle getirme talebi sebebiyle ortaya çıkan giderler talepte bulunan tarafa yükletilir. Ancak karşı taraf asılsız itirazlarla giderlerin artmasına sebep olmuşsa, hâkim giderlerin tümünü veya bir kısmını karşı tarafa yükleyebilir.Madde 102Adli Tatil SüresiAdli tatil her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.Madde 103Adli Tatilde Görülen Dava ve İşlerAdli tatilde ancak geçici hukuki koruma talepleri, nafaka-soybağı-velayet-vesayet davaları, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi, iş sözleşmesinden doğan işçi davaları, iflas-konkordato işleri, çekişmesiz yargı işleri ve ivedi görülen işler gibi kanunda sayılan dava ve işler görülür.Madde 104Adli Tatilde Sürelerin UzamasıAdli tatile tabi dava ve işlerde, kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.Madde 105Eda DavasıEda davası yoluyla mahkemeden, davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesi talep edilir. En yaygın dava türüdür (alacak, tazminat, tahliye gibi).Madde 106Tespit DavasıTespit davası yoluyla mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun, yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Güncel hukuki yarar şarttır.Madde 108İnşaî (Yenilik Doğuran) Davaİnşaî dava yoluyla mahkemeden yeni bir hukuki durum yaratılması, mevcut bir durumun değiştirilmesi veya ortadan kaldırılması talep edilir. İnşaî hükümler kural olarak geçmişe etkili değildir.Madde 109Kısmi DavaTalep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, alacağın yalnızca bir kısmının dava edilebilmesi. Kalan kısımdan açıkça feragat edilmemişse sonradan ek dava açılabilir.Madde 110Davaların Yığılması (Objektif Dava Birleşmesi)Davacı, aynı davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır.Madde 111Terditli DavaDavacının, aynı davalıya karşı birden fazla talebini aralarında aslilik-fer’ilik ilişkisi kurarak aynı dilekçede ileri sürmesi. Talepler arasında hukuki veya ekonomik bağlantı bulunmalıdır; mahkeme asli talebi esastan reddetmedikçe fer’i talebi inceleyemez.Madde 112Seçimlik DavaSeçimlik borçlarda, seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişi bu hakkı kullanmaktan kaçınırsa alacaklı seçimlik dava açabilir. Mahkeme talebi hukuka uygun bulursa seçimlik mahkûmiyet hükmü verir.Madde 113Topluluk DavasıDernekler ve diğer tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde üyelerinin veya temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak için, kendi adlarına, ilgililerin haklarının tespiti, hukuka aykırı durumun giderilmesi veya gelecekteki hak ihlallerinin önlenmesi için dava açabilir.Madde 114Dava ŞartlarıBir davanın esasının incelenebilmesi için bulunması gereken şartlar: yargı hakkı, yargı yolu, görev, kesin yetki, taraf ve dava ehliyeti, dava takip yetkisi, hukuki yarar, kesin hüküm bulunmaması vb.Madde 115Dava Şartlarının İncelenmesiMahkeme dava şartlarının varlığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır; eksiklik varsa davayı usulden reddeder, giderilebilir eksiklikte ise tamamlanması için kesin süre verir.
02

Yazılı Yargılama Usulü ve Dilekçeler

Dava ve cevap dilekçesi, cevaba cevap, ön inceleme, tahkikat, ıslah, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ile duruşma düzeni.

72 madde
Madde 116İlk İtirazlarDavalının, cevap dilekçesinde ileri sürmek zorunda olduğu sınırlı sayıdaki itirazlar: kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı ve uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesi gerektiği itirazı.Madde 117İlk İtirazların İleri Sürülmesi ve İncelenmesiİlk itirazların tümü cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenmez. İlk itirazlar dava şartlarından sonra ve ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanır.Madde 118Davanın Açılma ZamanıDava, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır. Dava dilekçesine davalı sayısı kadar örnek eklenir; kayda ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte belirlenir.Madde 119Dava Dilekçesinin İçeriğiDava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurlar: mahkemenin adı, tarafların kimlik ve adres bilgileri, davanın konusu ve değeri, vakıalar, deliller, dayanılan hukuki sebepler, talep sonucu ve imza.Madde 120Harç ve Gider Avansının ÖdenmesiDavacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede belirlenen gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avans yeterli değilse tamamlanması için iki haftalık kesin süre verilir.Madde 121Dava Dilekçesine Eklenecek BelgelerDava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte, davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örnekleri veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenmesi; başka yerlerden getirtilecek belgeler için de bulunmasını sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur.Madde 122Dava Dilekçesinin TebliğiDava dilekçesi, mahkeme tarafından davalıya tebliğ edilir. Davalının iki hafta içinde davaya cevap verebileceği tebliğ zarfında gösterilir.Madde 123Davanın Geri AlınmasıDavacı, hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir; bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.Madde 124Tarafta İradi DeğişiklikBir davada taraf değişikliği ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Ancak maddi hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi ile kabul edilebilir bir yanılgıya dayanan yanlış taraf gösterilmesi, karşı tarafın rızası aranmaksızın kabul edilebilir.Madde 125Dava Konusunun DevriDava açıldıktan sonra davalı dava konusunu üçüncü kişiye devrederse davacı; devralana karşı davaya devam edebilir veya devreden hakkında davayı tazminat davasına dönüştürebilir. Davacı devrederse devralan, davada davacının yerine geçer.Madde 126Cevap Dilekçesinin VerilmesiDavalı, cevap dilekçesini davanın açıldığı mahkemeye verir; dilekçeye davacı sayısı kadar örnek eklenir. Cevap dilekçesi havale edildiği tarihte verilmiş sayılır ve örneği mahkemece davacıya tebliğ edilir.Madde 127Cevap Dilekçesini Verme SüresiCevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Bu süre içinde cevabın hazırlanması çok zor veya imkânsızsa, süre içinde başvuran davalıya bir defaya mahsus ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.Madde 128Süresinde Cevap Dilekçesi Verilmemesinin SonucuSüresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır.Madde 129Cevap Dilekçesinin İçeriğiDavalının, dava dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde bulunması gereken unsurlar: mahkeme adı, taraf bilgileri, savunmanın dayanağı vakıalar, deliller, hukuki sebepler ve talep sonucu.Madde 130Cevap Dilekçesindeki Eksikliklerin GiderilmesiCevap dilekçesinde 129. maddenin belli bentlerindeki (taraf ve temsilci bilgileri, açık adres gibi) hususların eksik olması hâlinde, hâkim bunların giderilmesi için bir haftalık süre verir; eksiklik bu süre içinde de giderilmezse cevap dilekçesi verilmemiş sayılır.Madde 131Cevaptan Sonra İlk İtirazların İleri SürülememesiCevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez.Madde 132Karşı Dava Açılabilmesinin ŞartlarıKarşı dava açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması ve karşı davadaki talep ile asıl davadaki talep arasında takas veya mahsup ilişkisi bulunması yahut bu davalar arasında bağlantı olması şarttır; şartlar yoksa mahkeme karşı davanın ayrılmasına karar verir ve karşı davaya karşı dava açılamaz.Madde 133Karşı Davanın Açılması ve SüresiKarşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır. Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde mahkeme, davaların ayrılmasına karar verir.Madde 134Asıl Davanın Sona Ermesinin Karşı Davaya EtkisiAsıl davanın herhangi bir sebeple sona ermesi, karşı davanın görülüp karara bağlanmasına engel oluşturmaz. Karşı dava, asıl davadan bağımsız olarak incelenmeye devam eder.Madde 135Karşı Davada Uygulanacak HükümlerHukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava ile ilgili hükümleri, aksine özel düzenleme bulunmayan hâllerde karşı dava hakkında da uygulanır.Madde 136Tarafların İkinci Dilekçeleri (Cevaba Cevap ve İkinci Cevap)Davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi; davalı da davacının cevabının tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir.Madde 137Ön İncelemenin KapsamıDilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılır. Mahkeme ön incelemede dava şartlarını ve ilk itirazları inceler, uyuşmazlık konularını belirler, delillerin toplanması için işlem yapar ve tarafları sulhe/arabuluculuğa teşvik eder. Ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçilemez.Madde 138Ön İnceleme Aşamasında Dosya Üzerinden KararMahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir.Madde 139Ön İnceleme Duruşmasına DavetMahkeme, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden ve gerekli incelemeyi tamamladıktan sonra ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildirir. Davetiyede sulh hazırlığı, gelmemenin sonuçları ve iki haftalık kesin süre içinde belge sunma hususu ihtar edilir.Madde 140Ön İnceleme DuruşmasıHâkim, ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verir, tarafların anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tespit eder, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Ön inceleme tek duruşmada tamamlanır; zorunlu hâllerde bir defaya mahsus yeni duruşma günü verilir.Madde 141İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya DeğiştirilmesiTaraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe iddia veya savunmalarını genişletip değiştirebilir. Dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunma genişletilemez ya da değiştirilemez; ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.Madde 142Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı İtirazlarının İncelenmesiÖn inceleme duruşması tamamlandıktan sonra hâkim, tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ile zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.Madde 143Tahkikatın KonusuTarafların davada ileri sürdükleri bütün iddia ve savunmalar birlikte incelenir. Hâkim, muhakemeyi basitleştirmek veya kısaltmak için resen ya da talep üzerine, iddia veya savunmalardan birinin diğerinden önce incelenmesine karar verebilir.Madde 144Tahkikatta Tarafların DinlenilmesiTahkikat aşamasında mahkeme, her iki tarafı usulüne uygun davet edip davada ileri sürülen vakıalar hakkında dinleyebilir. Mahkemeye gelmeleri için verilecek süre iki haftadan az olamaz; bu süre gerektiğinde uzatılabilir veya kısaltılabilir.Madde 145Sonradan Delil GösterilmesiTaraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde gösterilememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.Madde 146Tahkikatın Yeterli Derecede AydınlanmasıMahkeme, taraflarca gösterilmiş olan delillerin incelenmesinden sonra, davanın muhakeme ve hüküm için yeterli derecede aydınlandığını anlarsa, tahkikatın bittiğini taraflara bildirir.Madde 147Tahkikat ve Sözlü Yargılamaya DavetTaraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir. Duruşmalar arasındaki süre üç aydan uzun olamaz; zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilir.Madde 148Resmî Çalışma Gün ve Saatleri Dışında İşlemMahkemeler resmî çalışma gün ve saatlerinde görev yapar; ancak zorunluluk veya gecikmesinde zarar olan hâllerde keşif, delillerin tespiti ve günlük duruşma listesindeki işler gibi işlemlerin resmî tatil günlerinde veya çalışma saatleri dışında da yapılmasına karar verilebilir.Madde 149Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla DuruşmaMahkeme, tarafın talebi üzerine tarafın veya vekilinin; resen ya da talep üzerine tanık, bilirkişi veya uzmanın aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına veya dinlenilmelerine karar verebilir.Madde 150Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Davanın Açılmamış SayılmasıUsulüne uygun davet edilen taraflar duruşmaya gelmez veya davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırılan dava üç ay içinde yenilenebilir; yenilenmezse süre sonunda açılmamış sayılır.Madde 151Duruşma DüzeniHâkim, duruşma düzenini bozan kimseyi men eder ve gerekirse (avukatlar hariç) salondan çıkarır. İhtara rağmen düzeni bozan kişi derhâl yakalanır ve dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır; bu, avukatlar hakkında uygulanmaz. Eylem suç oluşturuyorsa Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.Madde 152Duruşmada Soru YöneltmeDuruşmaya katılan taraf vekilleri; tanıklara, bilirkişilere ve duruşmaya çağrılan diğer kişilere doğrudan soru yöneltebilir. Taraflar ise hâkim aracılığıyla soru sorabilir. Soruya itiraz edilirse, sorulup sorulmayacağına hâkim karar verir.Madde 153Duruşmada Kayıt ve Yayın YasağıDuruşma sırasında fotoğraf çekilemez, ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde mahkemece çekim/kayıt yapılabilir; bu kayıtlar ve kişilik haklarını ilgilendiren belgeler, mahkemenin ve ilgililerin açık izni olmadıkça yayımlanamaz.Madde 154Tutanakların TutulmasıHâkim, tahkikat ve yargılama işlemlerini, tarafların ve ilgililerin sözlü açıklamalarını zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa kaydettirir. Mahkemenin adı, hâkim ve tarafların kimlikleri, ikrar ve feragat gibi beyanlar, ara kararlar ve hükmün sonucu mutlaka tutanağa yazılır.Madde 155Tutanağın İmzalanmasıTutanak, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından derhâl imzalanır. İmza atamayacak durumda olan kimsenin parmak izi alınır; elinde parmak bulunmayanlar imza yerine mühür veya özel işaret kullanabilir.Madde 156Tutanağın İspat GücüÖn inceleme, tahkikat ve yargılama işlemleri ancak tutanakla ispat olunabilir.Madde 157Zabıt Kâtibi Bulundurulması ZorunluluğuMahkemede veya mahkeme dışında hâkim huzuruyla yapılacak bütün işlemlerde zabıt kâtibinin hazır bulunması zorunludur. Hukuki veya fiilî engellerle zabıt kâtibi görev yapamazsa, yemin ettirilmek koşuluyla başka bir kimse zabıt kâtibi olarak görevlendirilebilir.Madde 158Tutanak Örneklerinin Taraflara VerilmesiTutanakların tamamı veya bir kısmının örnekleri, talep hâlinde taraflara veya fer’î müdahile verilir; bu örneklere mahkemenin mührü basılır ve yazı işleri müdürünce onaylanır. Gizlilik kararı kapsamındaki belge örnekleri ancak hâkimin izniyle verilir.Madde 159Dosyaya Belge Konulması ve Dosyanın Başka Yere GönderilmesiMahkemeye sunulan her türlü dilekçe ve belge, hâkim veya yazı işleri müdürüne havale ettirildikten sonra zabıt kâtibince dosyaya konulur. Dosyanın başka bir resmî mercie gönderilmesi gerektiğinde, hâkim belgenin aslı yerine onaylı örneğinin gönderilmesine karar verebilir.Madde 160Dizi ListesiZabıt kâtibi, dosya içindeki her tür belgeyi gösteren bir dizi listesi düzenlemek zorundadır. Dosyaya ibraz edilen veya çıkarılan belgeler derhâl bu listeye kaydedilir.Madde 161Dava Dosyasının Taraflar ve İlgililerce İncelenmesiZabıt kâtibinin gözetimi altında taraflar veya fer'î müdahil dava dosyasını inceleyebilir. Dava ile ilgili olanlar da bunu ispatlamak kaydı ve hâkimin izniyle dosyayı inceleyebilir. Gizli saklanan belgelerin incelenmesi hâkimin açık iznine bağlıdır.Madde 162Zabıt Kâtibinin Dosyayı Hâkime VermesiZabıt kâtibi, yargılamadan önce ve gerektiği hâllerde dava dosyasını incelenmek için hâkime vermek ve zamanında eksiksiz almak ile görevlidir.Madde 163Ön Sorunun İleri SürülmesiYargılama sırasında davaya ilişkin bir ön sorun ortaya çıkarsa, ilgili taraf bunu dilekçe vermek suretiyle yahut duruşma sırasında sözlü olarak ileri sürebilir.Madde 164Ön Sorunun İncelenmesiHâkim, taraflardan birinin ileri sürdüğü ön sorunu incelemeye değer bulursa belirleyeceği süre içinde cevabını bildirmesi için diğer tarafa tebliğ eder; ön sorun hakkında uyuşmazlık varsa gerekirse tarafları dinledikten sonra kararını verir ve bu kararı taraflara tefhim veya tebliğ eder.Madde 165Bekletici SorunBir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine ya da bir hukuki ilişkinin varlığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkeme, o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılamayı bekletebilir.Madde 166Davaların BirleştirilmesiAynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde açılmış bağlantılı davalar, her aşamada talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda birleştirme ikinci davanın mahkemesinden talep edilir.Madde 167Davaların AyrılmasıMahkeme, yargılamanın iyi yürütülmesini sağlamak için birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir; bu durumda ayrılan davalara bakmaya devam eder.Madde 168Davaların Birleştirilmesi ve Ayrılmasında Kanun YollarıAynı yargı çevresinde aynı düzey ve sıfattaki mahkemelerde görülen davalar yönünden verilen birleştirme kararına karşı sadece istinaf yoluna başvurulabilir. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf; bölge adliye mahkemelerinin birleştirme ve ayırma kararlarına karşı temyiz yoluna ancak hükümle birlikte gidilebilir.Madde 169İsticvabın KonusuMahkeme, kendiliğinden veya talep üzerine taraflardan her birinin isticvabına karar verebilir. İsticvap, davanın temelini oluşturan vakıalar ve bunlarla ilişkisi bulunan hususlar hakkında olur.Madde 170Tüzel Kişi ve Kanuni Temsilcilerin İsticvabıTüzel kişiler adına temsil yetkisine sahip kimseler isticvap olunur. Ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse adına yapılmış işleme ilişkin olarak kanuni mümessili isticvap olunur; ancak bu kişilere bizzat dava hakkı tanınan hâllerde bu kural uygulanmaz.Madde 171İsticvap İçin Davetİsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir; davetiyede isticvap konusu vakıalar gösterilir ve geçerli özrü olmaksızın gelmediği veya sorulara cevap vermediği takdirde vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtar edilir. Özürsüz gelmeyen veya cevap vermeyen tarafın sorulan vakıaları ikrar etmiş sayılır.Madde 172İsticvabın Yapılmasıİsticvap olunacak kimsenin bizzat gelmesi gerekir; il dışında oturuyor ve ses-görüntü nakli yoluyla isticvabı mümkün değilse istinabe yoluyla isticvap olunur. Hastalık, engellilik veya benzeri sebeplerle mahkemeye bizzat gelemeyecek durumdaysa bulunduğu yerde isticvap olunur.Madde 173İsticvabın Yapılmasıİsticvabına karar verilen kimse bizzat isticvap olunur. Hâkim, isticvaba başlamadan önce isticvap olunan tarafa gerçeği söylemesi gerektiğini hatırlatır; isticvap sırasında karşı taraf ve vekiller hazır bulunabilir, isticvap olunan taraf hâkimin izni olmadıkça yazılı notlar kullanamaz.Madde 174İsticvap Tutanağının Düzenlenmesiİsticvap sonunda bir tutanak düzenlenir; açıklamalar, sorulan sorular ve verilen cevaplar tutanağa yazılır. Tutanak taraflar huzurunda okunduktan sonra isticvap olunan tarafa imzalatılır; kaçınırsa bu durum hâkimce tutanakla tespit olunur.Madde 175İsticvapta Kıyasen Uygulanacak HükümlerTanıklığa ilişkin 249, 250 ve 259 ilâ 263 üncü madde hükümleri, niteliğine aykırı düşmediği sürece isticvapta da uygulanır.Madde 176Islahın Kapsamı ve SayısıTarafların, yaptıkları usul işlemlerini kısmen veya tamamen düzeltebilmesi (ıslah). Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.Madde 177Islahın Zamanı ve ŞekliIslah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Yargıtay bozması veya BAM kaldırma kararından sonra tahkikata dönülen hâllerde de tahkikat sona erinceye kadar ıslah mümkündür.Madde 178Islah Sebebiyle Yargılama Giderleri ve Karşı Tarafın ZararıIslah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı bir hafta içinde mahkeme veznesine yatırmak zorundadır; aksi hâlde ıslah yapılmamış sayılır.Madde 179Islahın EtkisiIslah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi raporları, keşif ve isticvap tutanakları ile bazı yemin işlemleri ıslahla geçersiz kılınamaz.Madde 180Tam Islahta Yeni Dava Dilekçesi VermeDavasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.Madde 181Kısmi Islahta SüreKısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.Madde 182Kötüniyetli IslahIslahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötüniyetli düşüncelerle yapıldığı anlaşılırsa mahkeme ıslahı dikkate almadan karar verir; ayrıca hâkim, kötüniyetle ıslaha başvuranı karşı tarafın zararlarını ödemeye ve beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder.Madde 183Maddi Hataların DüzeltilmesiTarafların veya mahkemenin dava dosyasındaki belgelerdeki açık yazı ve hesap hataları, karar verilinceye kadar düzeltilebilir. Bir tarafın yazı veya hesap hatasını düzeltmesi sonucu yargılama uzamışsa, yargılama giderlerinin belirlenmesinde bu durum dikkate alınır.Madde 183/aToplu Mahkemede Yargılama ve TahkikatToplu mahkemenin görevine giren dava ve işlerde tüm yargılama aşamaları heyet tarafından yerine getirilir ve karara bağlanır. Heyet, iş veya davanın özelliğine göre tahkikatın bir üye (tahkikat hâkimi) tarafından yapılmasına karar verebilir.Madde 184Tahkikatın Sona ErmesiHâkim, iddia ve savunmalarla toplanan delilleri inceledikten sonra, duruşmada hazır taraflara tahkikatın tümü hakkında açıklama yapmaları için söz verir. Tahkikatı gerektiren bir husus kalmadığını görürse, tahkikatın bittiğini taraflara tefhim eder.Madde 185Toplu Mahkemelerde Tahkikatın Sona ErmesiToplu mahkemelerde tahkikatı yapmakla görevlendirilen hâkim, tahkikatın tamamlandığı kanaatine varırsa dosyayı mahkeme başkanına verir. Kurul gerekli görürse tanık ve bilirkişiyi tekrar dinleyebilir, eksik delilleri toplatabilir ve eksik tahkikatı tamamlayabilir; tahkikatı gerektiren husus kalmadığında tahkikatın bittiğini tefhim eder.Madde 186Sözlü YargılamaMahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Taraflardan birinin talebiyle duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Sözlü yargılamada mahkeme taraflara son sözlerini sorar ve hükmünü verir.
03

İspat ve Deliller

İspat yükü, senetle ispat, belge ve senetler, yemin, tanık, bilirkişi, keşif ve delil sözleşmeleri.

107 madde
Madde 187İspatın Konusuİspatın konusunu, tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Herkesçe bilinen vakıalarla ikrar edilmiş vakıalar çekişmeli sayılmaz.Madde 188Mahkeme Önünde İkrarTarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez. Maddi bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemez; sulh görüşmeleri sırasında yapılan ikrar tarafları bağlamaz.Madde 189İspat HakkıTaraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. Hukuka aykırı elde edilmiş deliller bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz; kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar başka delille ispatlanamaz ve delilin caiz olup olmadığına mahkeme karar verir.Madde 190İspat Yüküİspat yükü, kanunda özel düzenleme yoksa, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür.Madde 191Karşı İspatDiğer taraf, ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz.Madde 192Kanunda Düzenlenmemiş Delillere BaşvurulmasıKanunun belirli bir delille ispat zorunluluğu öngörmediği hâllerde, kanunda düzenlenmemiş olan diğer delillere de başvurulabilir.Madde 193Delil SözleşmesiTaraflar, yazılı olarak veya mahkeme önünde tutanağa geçirilen imzalı beyanlarıyla, belirli delillerle ispatı öngörülen vakıaların başka delillerle veya öngörülmeyen vakıaların sadece belirli delillerle ispatını kararlaştırabilir. İspat hakkını imkânsız kılan veya fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersizdir.Madde 194Somutlaştırma Yükü ve Delillerin GösterilmesiTaraflar, dayandıkları vakıaları ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdır. Ayrıca dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.Madde 195Başka Yerden Getirtilecek DelillerTarafların ellerinde bulunmayan ve incelenmesine karar verilen delillerin getirtilmesi için mahkemece ilgili resmî makam, merci ve üçüncü kişilere bildirim yapılır. Getirtilmesi mümkün olmayan deliller, bulunduğu yerde incelenebilir veya dinlenebilir.Madde 196Delilden VazgeçmeDelil gösteren taraf, karşı tarafın açık izni olmadıkça o delile dayanmaktan vazgeçemez.Madde 197Delillerin İncelenme YeriKanunda belirtilen hâller dışında deliller, davaya bakan mahkeme huzurunda, mümkün olduğu kadar birlikte ve aynı duruşmada incelenir. Başka yerde bulunan ve mahkemeye getirilemeyen deliller, o yerde istinabe yoluyla toplanabilir.Madde 198Delillerin Serbestçe DeğerlendirilmesiKanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir.Madde 199BelgeUyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve benzeri bilgi taşıyıcıları HMK’ya göre belgedir.Madde 200Senetle İspat ZorunluluğuBelirli hukuki işlemlerin, değeri kanuni sınırı (yeniden değerlemeyle güncellenen tutar) aştığında senetle ispatı zorunludur; bu sınırın üzerindeki işlemler kural olarak tanıkla ispat edilemez.Madde 201Senede Karşı Tanıkla İspat YasağıSenede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemler, ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.Madde 202Delil BaşlangıcıSenetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. Delil başlangıcı, hukuki işlemi tamamen ispata yeterli olmasa da onu muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş yahut gönderilmiş belgedir.Madde 203Senetle İspat Zorunluluğunun İstisnalarıAltsoy-üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin-damat arasındaki işlemler; teamülen senede bağlanmayan işlemler; yangın, deniz kazası, deprem gibi hâllerde yapılan işlemler; irade bozukluğu ve aşırı yararlanma iddiaları; üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları ile senedin kaybolduğu kanısını kuvvetlendiren hâllerde tanık dinlenebilir.Madde 204İlamların ve Resmî Senetlerin İspat Gücüİlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılır. İlgililerin beyanına dayanarak noterlerin tasdik ettiği senetler ve yetkili memurların usulüne uygun düzenlediği belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılır.Madde 205Adi Senetlerin ve Elektronik İmzalı Verinin İspat GücüMahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetler, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılır. Güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir; hâkim güvenli elektronik imzayı resen inceler.Madde 206İmza Atamayanların Düzenlediği SenetlerOkuma yazma bilmediği için imza atamayanların mühür, alet veya parmak izi kullanarak yaptıkları işlemleri içeren belgelerin senet niteliği taşıması, noter tarafından düzenleme biçiminde oluşturulmasına bağlıdır. Okuma yazma bildiği hâlde imza atamayanlarda ise noter onayı veya düzenlemesi yeterlidir.Madde 207Senetteki Çıkıntı, Kazıntı ve Silintinin EtkisiSenetteki çıkıntı, kazıntı veya silinti ayrıca onanmamışsa inkâr hâlinde göz önünde tutulmaz. Bu tür çıkıntı, kazıntı veya silinti mahkemece senedin geçerliliğine ve anlamına etkili görülürse senet kısmen veya tamamen hükümsüz sayılabilir.Madde 208Yazı veya İmza İnkârıTaraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge aleyhine delil olarak kullanılır. Sahtelik ön sorun olarak ileri sürülebileceği gibi ayrı bir dava da açılabilir.Madde 209Senetteki Yazı veya İmzanın İnkârıAdi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar senet herhangi bir işleme esas alınamaz. Resmî senetlerde ise ancak sahtelik mahkeme kararıyla sabit olursa senet işleme esas alınamaz.Madde 210Güvenli Elektronik İmzalı Belgenin İnkârıGüvenli elektronik imzayla oluşturulmuş verinin inkârı hâlinde, hâkim tarafından veriyi inkâr eden taraf dinlendikten sonra bir kanaate varılamamışsa bilirkişi incelemesine başvurulur.Madde 211Belgede Sahtelik İncelemesiBir belgenin sahteliği iddia edildiğinde inceleme belirli bir sıra ile yapılır: önce hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap eder ve huzurda yazı yazdırıp imza attırarak elde ettiği belgeleri değerlendirir; kesin kanaate varamazsa bilirkişi incelemesine karar verir.Madde 212Sahte Senedin İptaliBir senedin sahte olduğuna dair karar kesinleştikten sonra, senedin altına sahte olduğu yazılarak senet iptal olunur. Resmî senetlerde, senedin ilgili dairedeki aslı da bu yolla iptal edilir.Madde 213Sahtelik İddiasında Haksız Çıkanın SorumluluğuSahtelik iddiası sonunda haksız çıkan taraf kötü niyetli ise ertelenen her duruşma için celse harcına ve talep hâlinde diğer tarafın zararını tazmine mahkûm edilir. Resmî senetteki imza veya yazı inkârında harç iki katı uygulanır; bilirkişi incelemesinden önce iddiadan vazgeçilirse tazminat indirilebilir veya hükmedilmeyebilir.Madde 214Sahtelikte Hukuk ve Ceza Mahkemesi İlişkisiBelgenin sahte olmadığına dair hukuk mahkemesince verilen karar kesinleştikten sonra, o belge hakkında ceza mahkemesinde sahtelik iddiası dinlenmez. Ceza mahkemesince verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı, hukuk mahkemesinin sahtelik incelemesini engellemez.Madde 215Belgenin Halefler ve Üçüncü Kişilere EtkisiBir kimsenin aleyhine delil olarak kullanılabilecek belgeler, onun halefleri aleyhine de delil teşkil eder. Adi senedin onaylanma, resmi işleme konu olma, ölüm veya imza imkânının kalkması gibi hâllerde belirlenen tarihi üçüncü kişiler hakkında da hüküm ifade eder.Madde 216Mahkemece Belge Aslının İstenmesi ve Geri VerilmesiBelgenin sadece örneği verildiğinde mahkeme, resen veya talep üzerine belgenin aslını da isteyebilir. Belgenin aslını elinde bulunduran taraf, üçüncü kişi veya resmî makamlar bunu mahkemeye vermek zorundadır.Madde 217Bir Kişi veya Kurumdaki Belgenin Aslının GetirtilmesiBir kişi veya kurumun elinde bulunup mahkemeye teslim edilmesi gereken belgenin aslı istendiğinde, belgenin bulunduğu ya da teslim edileceği yerdeki asliye mahkemesince örneği onaylanarak aslı mahkemeye gönderilir. Mahkemece onaylı belge örneği, aslı gibi hüküm ifade eder.Madde 218Belgenin Yerinde İncelenmesiMahkemeye getirilmesi zor veya sakıncalı belgeler, hâkim veya görevlendireceği bilirkişi tarafından yerinde incelenir ya da sunulan örnekleri asıllarıyla karşılaştırılır. İncelemeye haklı sebep olmaksızın engel olan kişiye giderler ile beşyüz TL'den beşbin TL'ye kadar disiplin para cezası hükmolunur.Madde 219Tarafların Belgeleri İbraz ZorunluluğuTaraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandığı ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Elektronik belgeler çıktısı alınarak ve incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek ibraz edilir; ticari defter gibi devamlı kullanılan belgelerin ilgili kısımlarının onaylı örnekleri sunulabilir.Madde 220Tarafın Belgeyi İbraz Etmemesiİbrazı istenen belge, ispat için zorunlu ve talep kanuna uygunsa, karşı taraf belgenin elinde olduğunu ikrar eder veya belge resmî kayıtla anlaşılırsa, mahkeme belgenin ibrazı için kesin süre verir. Belgeyi ibraz etmeyen tarafın karşısındaki tarafın beyanı kabul edilebilir.Madde 221Üçüncü Kişi veya Kurumdaki Belgenin İbrazıMahkeme, üçüncü kişi veya kurumun elindeki belgenin ispat için zorunlu olduğuna karar verirse ibrazını emreder. Belgeyi ibraz edemeyen kişi sebebini delilleriyle açıklar; ibrazdan çekinme, tanıklıktan çekinme hükümlerine tabidir.Madde 222Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil NiteliğiMahkeme, ticari davalarda ticari defterlerin ibrazına resen veya talep üzerine karar verebilir. Defterlerin delil olması için usulüne uygun tutulmuş, açılış-kapanış onayları yapılmış ve kayıtların birbirini doğrulamış olması gerekir; onaysız ve birbirini doğrulamayan kayıtlar sahibi aleyhine delil olur.Madde 223Yabancı Dilde Yazılmış BelgeYabancı dilde yazılmış belgeye dayanan taraf, tercümesini de mahkemeye sunmak zorundadır. Mahkeme kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine belgenin resmî tercümesini de isteyebilir.Madde 224Yabancı Resmî Belgelerin Onaylanması ZorunluluğuYabancı devlet makamlarınca hazırlanan resmî belgelerin Türkiye’de bu vasfı taşıması, belgenin verildiği devletin yetkili makamı veya ilgili Türk konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlıdır. Milletlerarası sözleşmelerin tasdikle ilgili hükümleri saklıdır.Madde 225Yeminin KonusuYeminin konusu; davanın çözümü bakımından önem taşıyan, çekişmeli olan ve kişinin kendisinden kaynaklanan vakıalardır. Bir kimsenin bir hususu bilmesi de onun kendisinden kaynaklanan vakıa sayılır.Madde 226Yemine Konu Olamayacak VakıalarTarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği vakıalar, geçerlilik için iki tarafın irade açıklamasının yeterli görülmediği hâller ve yemin edecek kişinin namus ve onurunu etkileyecek veya onu ceza soruşturması/kovuşturması ile karşı karşıya bırakacak vakıalar yemine konu olamaz.Madde 227Yemin TeklifiUyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. Yemin teklif olunan kimse yemini edaya hazır olduğunu bildirdikten sonra, diğer taraf teklifinden vazgeçerek başka bir delile dayanamaz ve yeni delil gösteremez.Madde 228Yemine DavetYemin teklif edilen kimse duruşmada bizzat hazır bulunmazsa kendisine yemin için davetiye çıkarılır. Davetiyeye, geçerli bir özrü olmaksızın gelmezse veya gelip yemini iade/eda etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı yazılır.Madde 229Yemine Gelmemenin veya Yeminden Kaçınmanın SonucuYemine davet edilen kimse geçerli özrü olmaksızın bizzat hazır bulunmaz, yemini iade etmez ya da yemin etmekten kaçınırsa yemin konusu vakıaları ikrar etmiş sayılır. Kendisine yemin iade olunan kimse yeminden kaçınırsa yemin konusu vakıa ispat edilememiş sayılır.Madde 230Yeminin İade Edilemeyeceği HâlYeminin konusunu oluşturan vakıa, her iki tarafın değil yalnızca kendisine yemin teklif edilen tarafın şahsından kaynaklanıyorsa, yemin iade edilemez.Madde 231Yemin Teklif Edilenin Ölümü veya Ehliyet KaybıYemin edecek taraf gerçek kişi olup yeminden evvel ölür veya fiil ehliyetini kaybederse yemin teklif edilmemiş sayılır.Madde 232Yemini Yerine Getirecek KimselerYemin tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur. Taraflardan biri tüzel kişi ya da ergin olmayan veya kısıtlı bir kimse ise, onlar adına yapılmış işleme ilişkin vakıanın ispatı için yemin, temsile yetkili kişi/organ ya da kanuni mümessil tarafından eda veya iade olunabilir.Madde 233Yeminin Yerine Getirilmesi (Eda Edilmesi)Yemin, mahkeme huzurunda eda olunur. Hâkim, yeminden önce yemin edecek kişiye hangi konuda yemin edileceğini ve yalan yere yeminin cezasını hatırlatır; kanunda yazılı yemin metni okunarak yemin eda edilir. Yemin sırasında hâkim dâhil herkes ayağa kalkar.Madde 234Sağır ve Dilsizlerin YeminiOkuma ve yazma bilen sağır veya dilsizler yemin hakkındaki beyanlarını yazıp imzalayarak yemin eder; okuma yazma bilmeyenler ise işaretlerinden anlayan bir bilirkişi aracılığıyla yemin eder.Madde 235Hasta veya Engellinin Mahkeme Dışında YeminiYemin edecek kimse, mahkemeye gelemeyecek kadar hasta veya engelli ise hâkim, bulunduğu yerde o kimseye yemin ettirir. Bu sırada isterlerse taraf vekilleri ve karşı taraf da hazır bulunabilir.Madde 236Yemin Edecek Kimsenin Mahkemenin Yargı Çevresi Dışında OlmasıMahkemenin yargı çevresi dışında oturan kimse, yemin için davaya bakan mahkemeye gelmek zorundadır. Ancak yemin edecek kişi mahkemenin bulunduğu il dışında oturuyor ve ses-görüntü nakli yoluyla yemin mümkün değilse istinabe yoluyla yemin ettirilir.Madde 237Yemin Edene Soru SorulmasıHâkim, eksik olan noktaları tamamlamak veya açık olmayan hususları aydınlatmak için yeminin konusu ile bağlantılı gördüğü soruları yemin eden kimseye sorabilir.Madde 238Yemin Beyanının Tutanağa GeçirilmesiHâkim, yemin eden kimsenin beyanını dinleyip tutanağa geçirir ve yazılanları yüksek sesle huzurunda okur; beyanında ısrar edip etmediğini sorar ve verilen cevabı tutanağa kaydeder.Madde 239Yalan Yere Yemin Nedeniyle Açılan Ceza DavasıYemin eda edildikten sonra, yalan yere yemin nedeniyle açılan ceza davası, esas dava bakımından bekletici sorun yapılamaz.Madde 240Tanık Gösterme ŞekliDavada taraf olmayan kişiler tanık gösterilebilir. Tanık gösteren taraf, dinletmek istediği vakıayı ve tanıkların ad-adres listesini sunar; listede yer almayan kişi dinlenemez ve ikinci liste verilemez.Madde 241Tanıklardan Bir Kısmının Dinlenilmesiyle YetinilmesiMahkeme, gösterilen tanıklardan bir kısmının tanıklığı ile ispat edilmek istenen husus hakkında yeter derecede bilgi edindiği takdirde, geri kalan tanıkların dinlenilmemesine karar verebilir.Madde 242Kamu Görevlilerinin Sır Niteliğindeki Hususlarda TanıklığıKamu görevlileri, görevlerinden ayrılmış olsalar bile görevleri gereği sır olarak saklamak zorunda oldukları hususlarda, sırrın ait olduğu resmî makamın yazılı izni olmadıkça tanık olarak dinlenemezler. Tanıklık kamu yararına aykırı bulunmadıkça izinden kaçınılamaz.Madde 243Tanığın Davet EdilmesiTanık davetiye ile çağrılır; ancak taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Davetiyenin duruşma gününden en az bir hafta önce tebliğ edilmiş olması gerekir. Tanık, telefon, faks, e-posta gibi araçlarla da davet edilebilir; ancak gelmemeye bağlanan sonuçlar bu hâlde uygulanmaz.Madde 244Tanık Davetiyesinin İçeriğiTanıklara gönderilecek davetiyede; tanığın kimlik ve adresi, tarafların ad-soyadları, tanıklık yapacağı konu, hazır bulunacağı yer, gün ve saat, gelmemesinin veya tanıklıktan çekinmesinin hukuki ve cezai sonuçları ile tarife gereğince ücret ödeneceği yazılır.Madde 245Tanığın Çağrıya Uyma ZorunluluğuKanundaki istisnalar dışında tanıklık için çağrılan herkes gelmek zorundadır. Usulüne uygun çağrıldığı hâlde mazeretsiz gelmeyen tanık zorla getirtilir, gelmemesinin sebep olduğu giderlere ve beşyüz Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına hükmolunur.Madde 246Tanığa Soru Kâğıdı GönderilmesiHâkim gerekli görülen hâllerde, tanığı sözlü dinlemek yerine belirlenecek süre içinde cevaplarını yazılı bildirmesi için soru kâğıdı gönderilmesine karar verebilir. Bu, cevabın hükme yeterliliğini takdire engel değildir; hâkim cevaplar yetersizse tanığı dinlemek üzere davet edebilir.Madde 247Tanıklıktan Çekinme HakkıKanunda açıkça belirtilmiş olan hâllerde, tanık olarak çağrılmış bulunan kimse tanıklık yapmaktan çekinebilir. Kişisel nedenlerle çekinme sebeplerinin varlığı hâlinde hâkim, tanığa çekinme hakkı bulunduğunu önceden hatırlatır.Madde 248Tanıklıktan Çekinme Hakkıİki taraftan birinin nişanlısı; evlilik bağı kalkmış olsa da eşi; kendisi veya eşinin altsoy ve üstsoyu; evlatlık bağı bulunanlar; üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımları ile koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk tanıklıktan çekinebilir.Madde 249Sır Nedeniyle Tanıklıktan ÇekinmeKanun gereği sır olarak korunması gereken bilgiler hakkında tanıklığına başvurulacak kimseler, bu hususlarda tanıklıktan çekinebilirler. Avukatlık Kanunu hükmü saklı kalmak üzere, sır sahibi sırrın açıklanmasına izin verirse bu kimseler tanıklıktan çekinemez.Madde 250Menfaat İhlali Tehlikesi Sebebiyle Tanıklıktan ÇekinmeTanık; beyanı kendisine veya belirli yakınlarına doğrudan maddi zarar verecekse, şeref veya itibarı ihlal edecek ya da ceza soruşturması/kovuşturmasına sebep olacaksa yahut meslek veya sanatına ait sırların ortaya çıkmasına yol açacaksa tanıklıktan çekinebilir.Madde 251Tanıklıktan Çekinme Hakkının İstisnalarıBelirli hâllerde; bir hukuki işlemde tanık olarak bulundurulan kişi o işlemin esası hakkında, aile bireylerinin doğum/ölüm/evlenme olayları hakkında, ailevi mali uyuşmazlıklar hakkında ve tarafın selefi veya temsilcisi olarak yapılan işler hakkında tanıklıktan çekinilemez.Madde 252Tanıklıktan Çekinme Sebeplerinin Bildirilmesi ve İncelenmesiTanıklıktan çekinen kimse, çekinme sebebini ve bunu haklı gösterecek delilini, dinleneceği günden önce yazılı veya davet edildiği duruşmada sözlü olarak bildirmek zorundadır. Sebeplerini önceden bildiren tanık belli günde mahkemeye gelmek zorunda değildir; mahkeme çekinmenin haklı olup olmadığına karar verir.Madde 253Tanıklıktan Çekinmenin Kabul Edilmemesinin SonucuTanık, kanuni sebep göstermeden tanıklıktan veya yeminden çekinir ya da gösterdiği sebep kabul edilmediği hâlde tanıklıktan çekinirse beşyüz TL'den beşbin TL'ye kadar disiplin para cezasına ve giderlere hükmedilir. Cevap vermez veya yemin etmekte direnirse iki haftaya kadar disiplin hapsine mahkûm edilir.Madde 254Tanığın Kimliğinin TespitiDinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur.Madde 255Tanığın Güvenilirliğine İtirazTanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir.Madde 256Tanığa Hatırlatılacak HususlarTanığa dinlenmeden önce gerçeği söylemesinin önemi, gerçeği söylememesi hâlinde yalan tanıklık suçundan cezalandırılacağı, doğruyu söyleyeceğine yemin edeceği ve mahkeme başkanı veya hâkimin izni olmadan salonu terk edemeyeceği ile gerekirse diğer tanıklarla yüzleştirilebileceği anlatılır.Madde 257Yeminsiz Dinlenecek TanıklarDinlendiği sırada onbeş yaşını bitirmemiş olanlar ile yeminin niteliğini ve önemini kavrayamayacak derecede ayırt etme gücüne sahip olmayanlar yeminsiz dinlenir.Madde 258Tanığa Yemin VerdirilmesiYemin, tanığın dinlenilmesinden önce eda edilir. Yemin sırasında hâkim dâhil hazır bulunan herkes ayağa kalkar; hâkim kanuni yemin metnini sorar, tanığın kanunda yazılı sözlerle karşılık vermesiyle yemin eda edilmiş sayılır.Madde 259Tanıkların Mahkemede DinlenilmesiTanıklar davaya bakan mahkemede dinlenir. Mahkeme, gerçeğin ortaya çıkması için gerekliyse tanığı olayın gerçekleştiği yerde; hasta veya engelli tanığı bulunduğu yerde dinleyebilir. Yargı çevresi dışındaki tanığın istinabe yoluyla dinlenmesine karar verilebilir.Madde 260Tanığın BilgilendirilmesiTanık dinlenmeden önce, hakkında tanıklık yapacağı olayla ilgili olarak hâkim tarafından kendisine bilgi verilir ve tanıklık edeceği konulara ilişkin bildiklerini söylemesi istenir.Madde 261Tanığın Dinlenilme ŞekliTanıklar hâkim tarafından ayrı ayrı dinlenir; biri dinlenirken henüz dinlenmemiş olanlar salonda bulunamaz. Tanık bildiğini sözlü açıklar, sözü kesilmeden dinlenir ve kural olarak yazılı not kullanamaz. İfadesi tutanağa yazılıp okunur ve imza ettirilir.Madde 262Tanığın Dinlenmesinde Düzeni Bozan TarafTarafların, tanığın sözünü kesmesi, söz veya hareketle onu övmesi veya tahkir etmesi yasaktır. Buna aykırı davranan taraf veya vekili, hâkimin uyarısına rağmen davranışını sürdürürse 79 veya 151. maddeler uyarınca işlem yapılır.Madde 263Tanığın Tercüman veya İşaret Diliyle DinlenmesiTanık Türkçe bilmezse tercümanla dinlenir. Tanık sağır ve dilsiz olup okuma yazma biliyorsa sorular kendisine yazılı olarak bildirilir ve cevapları yazdırılır; okuma yazma bilmiyorsa hâkim, işaret dilinden anlayan bilirkişi yardımıyla dinler.Madde 264Yalan Tanıklığın veya Menfaat Teminin BildirilmesiHâkim, tanığın yalan söylediği veya menfaat temin ederek tanıklık ettiği hakkında yeterli delil veya emare elde ederse bir tutanak düzenleyip derhâl Cumhuriyet başsavcılığına gönderir; tanığın ve suç ortaklarının tutuklanmasına da karar verebilir ve kovuşturma için Cumhuriyet başsavcılığına sevk eder.Madde 265Tanığa Ödenecek Ücret ve GiderlerMahkeme tarafından çağrılan tanığa, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre kaybettiği zamanla orantılı bir ücret verilir; seyahat zorunluluğu varsa yol, konaklama ve beslenme giderleri de karşılanır. Bu ücret ve giderler hiçbir vergi, resim ve harca tabi değildir.Madde 266Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren HâllerMahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişinin görüşünü alır. Genel bilgi veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilen konularda bilirkişiye başvurulamaz.Madde 267Bilirkişi SayısıMahkeme, bilirkişi olarak kural olarak yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda ve birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür.Madde 268Bilirkişilerin GörevlendirilmesiBilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınarak bilirkişilik bölge kurulunca hazırlanan listeden seçilir. Listede uzman yoksa diğer bölge listelerinden; orada da yoksa şartları taşımak kaydıyla liste dışından görevlendirilebilir. Görüş bildirmekle yükümlü kişi ve kuruluşlara öncelikle başvurulur.Madde 269Bilirkişilik Görevinin KapsamıBilirkişilik görevi; mahkemece yapılan davete uyup tayin edilen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmayı, yemin etmeyi ve bilgisine başvurulan konuda süresinde oy ve görüşünü mahkemeye bildirmeyi kapsar. Bu yükümlülüklere uymayan bilirkişilere tanıklığa ilişkin disiplin hükümleri uygulanır.Madde 270Bilirkişilik Görevini Kabulle Yükümlü OlanlarResmî bilirkişiler ve listelerde yer alanlar, bilgisine başvurulacak konuyu bilmeksizin mesleğini icra edemeyenler ve o konuda resmen yetkili kılınanlar bilirkişilik görevini kabulle yükümlüdür. Bu kişiler ancak tanıklıktan çekinme sebeplerine veya kabul edilebilir başka bir sebebe dayanarak çekinebilir.Madde 271Bilirkişinin YeminiListelere kayıtlı bilirkişilere, bilirkişilik bölge kurulu veya il adli yargı komisyonu huzurunda kanunda belirtilen sözlerle yemin verdirilir; her görevlendirmede ayrıca yemin verdirilmez, yalnızca yemine bağlı kaldıkları hatırlatılır. Listelere kayıtlı olmayanlara ise görevlendiren mahkemece huzurda yemin verdirilir.Madde 272Bilirkişinin Reddi ve Görevden AlınmasıHâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleri bilirkişilere de uygulanır. Ret talebi veya bilirkişinin kendini reddetmesi, ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmalıdır; talep, bilirkişiyi görevlendiren mahkemece dosya üzerinden incelenir.Madde 273Bilirkişinin Görevlendirilmesine İlişkin KararMahkeme, tarafların görüşünü alarak bilirkişi görevlendirme kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine, bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ve raporun verilme süresine yer vermek zorundadır; incelenecek şeyler dizi pusulasına bağlı olarak teslim edilir.Madde 274Bilirkişinin Görev SüresiBilirkişi raporunun hazırlanması için verilecek süre üç ayı geçemez; bilirkişinin talebiyle mahkeme gerekçe göstererek süreyi üç ayı geçmemek üzere uzatabilir. Basit yargılama usulüne tabi işlerde bu süreler iki ay olarak uygulanır.Madde 275Bilirkişinin Bilgi Vermesi ve Talepte BulunmasıBilirkişi; görevin uzmanlık alanına girmediğini, başka bir bilirkişiyle işbirliğine ihtiyaç duyduğunu veya kaçınmasını haklı kılan mazeretini bir hafta içinde mahkemeye bildirir. İnceleme için bazı hususların önceden tespiti veya belge getirtilmesi gerekiyorsa bir hafta içinde mahkemeye bilgi verip talepte bulunur.Madde 276Bilirkişinin Görevini Bizzat Yerine Getirme YükümlülüğüBilirkişi, mahkemece kendisine verilen görevi bizzat yerine getirmekle yükümlü olup, görevinin icrasını kısmen veya tamamen başka bir kimseye bırakamaz.Madde 277Bilirkişinin Sır Saklama YükümlülüğüBilirkişi, görevi sebebiyle yahut görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklamak, kendisi ve başkaları yararına kullanmaktan kaçınmakla yükümlüdür.Madde 278Bilirkişinin YetkileriBilirkişi görevini mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütür. Görev alanı hakkında tereddüde düşerse mahkemeden açıklama isteyebilir. İncelemesi için gerekirse ve mahkeme uygun bulursa tarafların bilgisine başvurabilir; inceleme için mahkeme kararıyla gerekli işlemleri yapabilir.Madde 279Bilirkişinin Oy ve Görüşünü BildirmesiMahkeme, bilirkişinin oy ve görüşünü yazılı veya sözlü bildirmesine karar verir. Raporda tarafların bilgileri, görevlendirilen hususlar, inceleme konusu vakıalar, gerekçe ve sonuçlar bulunur. Bilirkişi, çözümü uzmanlık gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirmede bulunamaz.Madde 280Bilirkişi Raporunun VerilmesiBilirkişi raporunu, varsa incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir.Madde 281Bilirkişi Raporuna İtirazTaraflar, bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içinde eksik gördükleri hususların tamamlattırılmasını, belirsizliklerin açıklanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını talep edebilir; talebin hazırlanması zor ise iki haftayı geçmemek üzere bir defaya mahsus ek süre verilebilir. Mahkeme ek rapor alabilir veya yeni bilirkişiyle inceleme yaptırabilir.Madde 282Bilirkişinin Oy ve Görüşünün DeğerlendirilmesiHâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.Madde 283Bilirkişinin Ücret ve GiderleriBilirkişiye, sarf ettiği emek ve mesaiyle orantılı bir ücret ile inceleme, ulaşım, konaklama ve diğer giderleri ödenir. Bu konuda Adalet Bakanlığınca çıkarılacak ve her yıl güncellenecek tarife esas alınır.Madde 284Bilirkişinin Ceza Hukuku Bakımından DurumuBilirkişi, Türk Ceza Kanunu anlamında kamu görevlisidir.Madde 285Bilirkişinin Hukuki SorumluluğuBilirkişinin kasten veya ağır ihmal suretiyle düzenlediği gerçeğe aykırı raporun mahkemece hükme esas alınması sebebiyle zarar görenler, bu zararın tazmini için Devlete karşı tazminat davası açabilir. Devlet, ödediği tazminat için sorumlu bilirkişiye rücu eder.Madde 286Bilirkişiye Karşı Tazminat Davasının Açılacağı MahkemeGerçeğe aykırı bilirkişi raporu nedeniyle Devlet aleyhine açılacak tazminat davası; rapor ilk derece mahkemesince hükme esas alınmışsa ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinde, bölge adliye mahkemesince esas alınmışsa Yargıtay ilgili hukuk dairesinde görülür. Devletin bilirkişiye rücu davası, tazminat davasını karara bağlayan mahkemede görülür.Madde 287Devletin Bilirkişiye RücuuDevlet, ödediği tazminat nedeniyle sorumlu bilirkişiye, ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu eder. Hükme esas alınan bilirkişi raporu kasten gerçeğe aykırı düzenlenmişse, ceza zamanaşımı süresi uygulanır.Madde 288Keşif KararıHâkim, uyuşmazlık konusu hakkında bizzat duyu organları yardımıyla bulunduğu yerde veya mahkemede inceleme yaparak bilgi sahibi olmak amacıyla keşif yapılmasına karar verebilir; gerektiğinde bilirkişi yardımına başvurur. Keşif kararı, sözlü yargılamaya kadar talep üzerine veya resen alınır.Madde 289Keşfin İcra YeriKeşif, davaya bakan mahkemece icra edilir. Keşif konusu mahkemenin yargı çevresi dışında ise inceleme istinabe suretiyle yapılır; keşif konusu büyükşehir belediye sınırları içindeyse inceleme davaya bakan mahkeme tarafından da yerine getirilebilir.Madde 290Keşfin YapılmasıKeşfin yeri, kapsamı ve zamanı mahkeme tarafından tespit edilir. Keşif, taraflar hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Mahkeme keşif sırasında tanık ve bilirkişi dinleyebilir; yapılan tüm işlemleri içeren bir tutanak düzenlenir.Madde 291Keşfe Katlanma Yükümlülüğü ve Karşı KoymaTaraflar ve üçüncü kişiler keşif kararının gereğine uymak ve engelleyici davranışlardan kaçınmak zorundadır. Taraflardan biri karşı koyarsa ispat yüküne göre delilden vazgeçmiş veya vakıayı kabul etmiş sayılır; üçüncü kişi karşı koyarsa disiplin para cezası uygulanır.Madde 292Soybağının Tespiti İçin İncelemeZorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, sağlık yönünden tehlike oluşturmamak şartıyla herkes, soybağının tespiti amacıyla kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır. Haklı sebep olmaksızın uyulmazsa hâkim zor kullanılarak yapılmasına karar verir; üçüncü kişi tanıklıktan çekinme hakkıyla bundan kaçınamaz.Madde 293Uzman GörüşüTaraflar, dava konusu olayla ilgili olarak uzmanından bilimsel mütalaa alabilir; sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Hâkim, talep üzerine veya resen uzman kişinin dinlenmesine karar verebilir; uzman geçerli bir özrü olmadan gelmezse hazırladığı rapor değerlendirmeye tabi tutulmaz.
04

Hüküm ve Davaya Son Veren Taraf İşlemleri

Hükmün verilmesi, kapsamı ve tashihi, hükmün tamamlanması, davadan feragat, davayı kabul, sulh ve kesin hüküm.

23 madde
Madde 294Hüküm, Hükmün Verilmesi ve TefhimiMahkeme, usule veya esasa ilişkin nihai kararla davayı sona erdirir; esas hakkında verilen nihai karar hükümdür. Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur. Sadece hüküm sonucu tefhim edilmişse, gerekçeli karar bir ay içinde yazılır.Madde 295Hükmün Verilmesi ve MüzakeresiHüküm, gizli müzakere edilerek hazırlanır ve alenen tefhim olunur. Hükmü, yargılamanın sona erdiğinin bildirildiği duruşmada hazır bulunan hâkim veya hâkimler verir; hüküm verecek hâkimlerin tamamı hazır bulunmadıkça görüşme yapılamaz.Madde 296Toplu Mahkemede Hükmün Müzakeresi ve OylanmasıToplu mahkemelerde hüküm hakkındaki müzakereyi mahkeme başkanı idare eder. Müzakereden sonra başkan, en kıdemsiz üyeden başlayarak her üyenin ayrı ayrı oyunu alır ve en son kendi oyunu açıklar. Hüküm, oy çokluğu ile de verilebilir.Madde 297Hükmün KapsamıHüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve mahkeme ile hâkimlerin kimlikleri, tarafların bilgileri, iddia ve savunmaların özeti, deliller ve gerekçe, hüküm sonucu, yargılama giderleri ile kanun yolları ve süresi, tarih ve imzaları kapsar; hüküm sonucu, taleplerin her biri hakkında açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilir.Madde 298Hükmün YazılmasıHüküm, hükmü veren hâkim, toplu mahkemelerde başkan veya hükme katılmış hâkimlerden başkanın seçeceği bir üye tarafından yazılır. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz; hüküm, hükmü veren hâkim veya hâkimler ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır.Madde 299Hâkimin Gerekçeli Kararı İmzalayamamasıHüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim tefhim edilen hükme uygun gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar. Toplu mahkemelerde ise hüküm diğer hâkimlerce imzalanır.Madde 300Hükmün Korunması (Arşivde Saklanması)Hükme katılan hâkimlerle zabıt kâtibinin imzalarını ve mahkeme mührünü taşıyan hüküm arşivde korunur.Madde 301Hüküm Nüshası ve İlamHüküm yazılıp imza edildikten ve mahkeme mührü ile mühürlendikten sonra, nüshaları yazı işleri müdürü tarafından taraflara makbuz karşılığında verilir ve bir nüshası da diğer tarafa tebliğ edilir. Taraflardan her birine verilen hüküm nüshası ilamdır; nüshalar farklıysa karar kartonundaki esas alınır.Madde 302İlamın Alınması, Kesinleşme Kaydı ve HarçlarTaraflar, harcın ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ilamı her zaman alabilir. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemesi; hükmün tebliğine, takibe konmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel olmaz. Hükmün kesinleştiği, ilamın altına/arkasına yazılıp mühürlenerek ve imzalanarak belirtilir.Madde 303Kesin Hüküm (Maddi Anlamda)Kesinleşmiş bir hükmün başka bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturması için, her iki davanın tarafları, dava sebepleri ve talep sonuçlarının (hüküm fıkrasının) aynı olması gerekir.Madde 304Hükümdeki Yazı ve Hesap Hatalarının Düzeltilmesi (Tashih)Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebiyle düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez; davet üzerine taraflar gelmezse dosya üzerinde karar verilebilir.Madde 305/aHükmün TamamlanmasıTaraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda ek karar verilmesini isteyebilir; bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.Madde 305Hükmün Tavzihi (Açıklanması)Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Tavzih yoluyla haklar ve borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.Madde 306Tavzih ve Tamamlama Talebi ile UsulüTavzih veya tamamlama, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenir; dilekçenin bir nüshası karşı tarafa tebliğ edilir. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir.Madde 307Davadan FeragatFeragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Kesin hüküm gibi sonuç doğurur; davacı feragat ettiği hak için yeniden dava açamaz.Madde 308Davayı KabulKabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Yalnızca tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.Madde 309Feragat ve Kabulün ŞekliFeragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir; kısmî feragat/kabulde ilgili kısım açıkça gösterilmeli ve beyan kayıtsız şartsız olmalıdır.Madde 310Feragat ve Kabulün ZamanıFeragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat veya kabul hükümden sonra yapılmışsa kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve mahkemece bu doğrultuda ek karar verilir; temyiz incelemesine gönderildikten sonra yapılmışsa Yargıtay inceleme yapmaksızın dosyayı geri gönderir.Madde 311Feragat ve Kabulün SonuçlarıFeragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.Madde 312Feragat ve Kabul Hâlinde Yargılama GiderleriFeragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini öder. Ancak davalı, davanın açılmasına kendi davranışıyla sebep olmamış ve ilk duruşmada talep sonucunu kabul etmişse yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.Madde 313SulhSulh, görülmekte olan bir davada tarafların uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları sözleşmedir. Yalnızca tasarruf edilebilir uyuşmazlıklarda yapılabilir.Madde 314Sulhun ZamanıSulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh hükümden sonra yapılmışsa kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve sulh doğrultusunda ek karar verilir; temyiz incelemesine gönderildikten sonra yapılmışsa Yargıtay dosyayı ek karar için hükmü veren mahkemeye gönderir.Madde 315Sulhün Hukuki SonuçlarıSulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse sulh sözleşmesine göre, istemezlerse karar verilmesine yer olmadığına karar verilir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhün iptali istenebilir.
05

Basit Yargılama, Yargılama Giderleri ve Adli Yardım

Basit yargılama usulüne tabi işler ve usulün işleyişi, yargılama giderleri, vekâlet ücreti ve adli yardım.

25 madde
Madde 316Basit Yargılama Usulüne Tabi Dava ve İşlerBasit yargılama usulü; sulh hukuk mahkemesinin görevine giren işler, dosya üzerinden karar verilebilen işler, ihtiyati tedbir/haciz ve delil tespiti gibi geçici korumalar ile kanunun öngördüğü diğer hâllerde uygulanır.Madde 317Basit Yargılamada Dilekçelerin VerilmesiBasit yargılamada dava açılması ve davaya cevap dilekçe ile olur. Cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır; zor veya imkânsız hâllerde iki haftayı geçmemek üzere bir defaya mahsus ek süre verilebilir. Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremez.Madde 318Basit Yargılamada Delillerin İkamesiBasit yargılama usulünde taraflar, dilekçeleri ile birlikte tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu belirterek bildirmek; ellerindeki delilleri dilekçelerine eklemek ve başka yerden getirilecek belgeler için bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere yer vermek zorundadır.Madde 319Basit Yargılamada İddia ve Savunmanın Değiştirilmesi Yasağının BaşlamasıBasit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.Madde 320Basit Yargılama Usulünde Ön İnceleme ve TahkikatBasit yargılamada mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir; aksi hâlde ilk duruşmada dava şartları, ilk itirazlar, hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler.Madde 321Hükmün Tefhimi ve Gerekçeli Kararın YazılmasıTahkikat tamamlandıktan sonra mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Tefhim, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesiyle açıklanmasıdır; zorunlu hâllerde sadece hüküm özeti tutanağa yazdırılır ve gerekçeli karar en geç bir ay içinde yazılır.Madde 322Basit Yargılama Usulünde Uygulanacak HükümlerBu Kanun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hâllerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır. Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi için satış gereken hâllerde hâkim satış memuru görevlendirir; satış İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılır.Madde 323Yargılama Giderlerinin KapsamıYargılama giderleri; başvurma, karar ve ilam harçları, tebliğ ve posta giderleri, dosya-evrak giderleri, geçici hukuki koruma ve ihtar/ihbar giderleri, keşif giderleri, tanık ve bilirkişi ücretleri, resmî belge giderleri, gündelik/yol/konaklama giderleri, vekâlet ücreti ve yargılama sırasında yapılan diğer giderlerdir.Madde 324Delil İkamesi İçin AvansTaraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Birisi yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf yatırabilir; aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır.Madde 325Resen Başvurulan Delil GiderleriTarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin bir haftalık süre içinde taraflarca ödenmesine karar verilir. Süre içinde avans yatırılmazsa, giderler ileride ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenir.Madde 326Yargılama Giderlerinden SorumlulukKanunda yazılı hâller dışında yargılama giderleri, aleyhine hüküm verilen (davayı kaybeden) taraftan alınır. İki taraf da kısmen haklı çıkarsa giderler haklılık oranına göre paylaştırılır.Madde 327Dürüstlük Kuralına Aykırılık Sebebiyle Yargılama GiderleriGereksiz yere davanın uzamasına veya gider yapılmasına sebebiyet veren taraf, davada lehine karar verilmiş olsa bile karar ve ilam harcı dışındaki yargılama giderlerinin tamamına veya bir kısmına mahkûm edilebilir. Sıfatı olmadığı hâlde davalı sıfatı kendisine aitmiş gibi yanıltarak dava açtıran kişi lehine yargılama giderine hükmedilemez.Madde 328Fer’î Müdahale GideriFer’î müdahil, yanında katıldığı taraf haksız çıkarsa yalnızca fer’î müdahale giderinden sorumlu tutulur; aksi hâlde bu giderler diğer tarafa yükletilir. Lehine hükmolunan tarafın hâl ve davranışı müdahaleyi gerektirmişse müdahale gideri o tarafa yükletilebilir.Madde 329Kötüniyetli veya Haksız Dava Açan Tarafın SorumluluğuKötüniyetli davalı veya hiçbir hakkı olmadığı hâlde dava açan taraf, yargılama giderleri dışında karşı tarafın vekâlet ücretinin tamamını veya bir kısmını ödemeye ve ayrıca beşyüz TL’den beşbin TL’ye kadar disiplin para cezasına mahkûm edilebilir.Madde 330Vekâlet Ücretinin Taraf Lehine HükmedilmesiVekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücreti, taraf lehine hükmedilir.Madde 331Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama GideriDava konusuz kalırsa hâkim, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir eder. Görevsizlik veya yetkisizlikten sonra davaya başka mahkemede devam edilirse giderlere o mahkeme hükmeder. Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde giderler davacıya yükletilir.Madde 332Yargılama Giderlerine HükmedilmesiYargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir. Yargılama giderinin tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. Hükümden sonraki yargılama giderleri de ilamın altına yazılır.Madde 333Kullanılmayan Avansın İadesiHükmün kesinleşmesinden sonra mahkeme kendiliğinden, yatırılan avansın kullanılmayan kısmının iadesine karar verir. Bu kararın tebliğ gideri, iade edilecek avanstan karşılanır.Madde 334Adli Yardımdan Yararlanacak KişilerKendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora sokmadan yargılama giderlerini kısmen veya tamamen ödeyemeyecek kişiler, talepleri açıkça dayanaktan yoksun olmamak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilir.Madde 335Adli Yardımın KapsamıAdli yardım kararı ilgiliye; yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet, teminat göstermekten muafiyet, gerekli giderlerin Devletçe avans olarak ödenmesi ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temini sağlar. Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder.Madde 336Adli Yardım TalebiAdli yardım, asıl talep veya işin karara bağlanacağı mahkemeden; icra ve iflas takiplerinde takibin yapılacağı yerdeki icra mahkemesinden istenir. Talep sahibi iddiasının özeti, delilleri ve mali durumunu gösteren belgeleri sunar; kanun yollarında talep bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. Talebe ilişkin evrak harç ve vergiden muaftır.Madde 337Adli Yardım Talebinin İncelenmesiMahkeme, adli yardım talebi hakkında duruşma yapmaksızın karar verebilir; talep hâlinde inceleme duruşmalı yapılır. Talebin reddine ilişkin kararlara karşı, tebliğinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçeyle itiraz edilebilir; itiraz incelemesi sonucu verilen karar kesindir.Madde 338Adli Yardım Kararının KaldırılmasıAdli yardımdan yararlanan kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusuru sonucu yanlış bilgi verdiği ortaya çıkarsa ya da sonradan mali durumunun yeteri derecede iyileştiği anlaşılırsa, adli yardım kararı kaldırılır.Madde 339Adli Yardımla Ertelenen Yargılama Giderlerinin TahsiliAdli yardım kararından dolayı ertelenen yargılama giderleri ile Devletçe ödenen avanslar, dava/takip sonunda haksız çıkan kişiden tahsil olunur. Haksız çıkan adli yardım yararlanıcısına en çok bir yıl içinde aylık taksitle ödeme imkânı tanınabilir; mağduriyeti doğacaksa mahkeme tamamen veya kısmen muaf tutabilir.Madde 340Adli Yardım Kararıyla Atanan Avukatın ÜcretiAdli yardımdan yararlanan kişi için mahkemenin talebi üzerine baro tarafından görevlendirilen avukatın ücreti, yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.
06

Kanun Yolları (İstinaf ve Temyiz)

İstinaf ve temyiz yoluna başvuru, süreleri, incelenmesi, karar türleri ve yargılamanın iadesi.

41 madde
Madde 341İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlarİlk derece mahkemelerinin nihai kararlarına ve belirli ihtiyati tedbir/haciz kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Miktarı belirli parasal sınırı geçmeyen malvarlığı davalarındaki kararlar kesindir.Madde 342İstinaf Dilekçesiİstinaf yoluna başvurma dilekçeyle yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. İstinaf dilekçesinde tarafların bilgileri, kararın hangi mahkemeden verildiği, tebliğ tarihi, kararın özeti, başvuru sebepleri ve gerekçesi, talep sonucu ile imza bulunur.Madde 343İstinaf Dilekçesinin Verilmesiİstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine verilebilir. Dilekçe hangi mahkemeye verilmişse bölge adliye mahkemesi başvuru defterine kaydolunur ve ücretsiz alındı belgesi verilir. Dosya, dilekçede gösterilen daireyle bağlı kalınmaksızın ilgili bölge adliye mahkemesine gönderilir.Madde 344İstinaf Harç ve Giderlerinin Ödenmesiİstinaf dilekçesi verilirken başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri dâhil tüm giderler ödenir. Eksik ödendiği anlaşılırsa mahkemece verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçilmiş sayılacağı bildirilir; tamamlanmazsa başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilir.Madde 345İstinaf Başvuru Süresiİstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır ve bu süre, ilamın (gerekçeli kararın) usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.Madde 346İstinaf Dilekçesinin Reddiİstinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme dilekçenin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir.Madde 347İstinaf Dilekçesine Cevapİstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir.Madde 348İstinafta Katılma Yolu ile Başvurmaİstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya süreyi geçirmiş olsa bile cevap dilekçesiyle istinaf yoluna başvurabilir (katılma yolu). Asıl başvuran buna iki hafta içinde cevap verebilir; asıl başvurudan feragat veya esasa girilmeden reddi hâlinde katılma talebi de reddedilir.Madde 349İstinafta Başvurma Hakkından FeragatTaraflar, ilamın kendilerine tebliğinden önce istinaf yoluna başvurma hakkından feragat edemez. Başvurudan sonra feragat edilirse dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve başvurunun reddine karar verilir; dosya gönderilmiş ve karara bağlanmamışsa başvuru feragat nedeniyle reddolunur.Madde 350İstinaf Başvurusunun İcraya Etkisiİstinaf yoluna başvurma, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili hükmü saklıdır; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.Madde 351Kötüniyetle İstinaf Yoluna Başvurmaİstinaf başvurusunun kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa, bölge adliye mahkemesince, dürüstlük kuralına aykırı davranışlara ilişkin 329. madde hükümleri uygulanır.Madde 352İstinafta Ön İncelemeBölge adliye mahkemesi hukuk dairesi, dosya üzerinde yapacağı ön inceleme sonunda; incelemenin başka dairece yapılmasının gerekmesi, kararın kesin olması, başvurunun süresinde yapılmaması, başvuru şartlarının yerine getirilmemesi veya sebeplerinin hiç gösterilmemesi hâllerinde öncelikle gerekli kararı verir.Madde 353İstinafta Duruşma Yapılmadan Verilen KararlarÖn inceleme sonunda dosyada eksiklik yoksa, bölge adliye mahkemesi belirli hâllerde (yasaklı hâkimin karar vermesi, görev-yetki hatası, önemli delillerin toplanmaması gibi) kararın kaldırılmasına ve dosyanın gönderilmesine; diğer hâllerde başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında karar verilmesine duruşma yapmadan karar verir.Madde 354Bölge Adliye Mahkemesinde İnceleme UsulüBölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır; inceleme sırasında gereken hâllerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.Madde 355İstinaf İncelemesinin Kapsamıİstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak bölge adliye mahkemesi, kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.Madde 356İstinaf İncelemesinde Duruşma Yapılmasıİstinaf incelemesi, kanunda sayılan istisnalar dışında duruşmalı olarak yapılır ve duruşma günü taraflara tebliğ edilir. Duruşma sonunda bölge adliye mahkemesi, başvuruyu esastan reddetmek veya ilk derece hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurmak dâhil gerekli kararları verir.Madde 357İstinafta (Bölge Adliye Mahkemesinde) Yapılamayacak İşlemlerBölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, ıslah ve (istisna dışında) davaların birleştirilmesi istenemez, resen dikkate alınacaklar dışında ilk derecede ileri sürülmeyen iddia/savunma dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz; yetki sözleşmesi de yapılamaz.Madde 358İstinafta Duruşmaya Gelinmemesi ve Giderlerin ÖdenmemesiDuruşmalı incelenen işlerde taraflara, gelmedikleri takdirde tahkikatın yokluklarında yapılacağı; başvurana ayrıca, belirlenen gideri iki haftadan az olmamak üzere verilecek kesin süre içinde avans olarak yatırması gerektiği bildirilir. Gider yatırılmışsa mazeretsiz gelmeyen tarafın yokluğunda karar verilir; yatırılmazsa mevcut duruma göre karar verilir veya başvuru reddedilir.Madde 359Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve TebliğiBölge adliye mahkemesi kararı; daire ve heyet bilgileri, tarafların kimlikleri, iddia ve savunma özetleri, ilk derece kararının özeti, istinaf sebepleri, delillerin tartışması, hüküm sonucu ile kanun yolu ve süresini içerir. Temyizi kabil olan kararlar bölge adliye mahkemesince resen tebliğe çıkarılır.Madde 360İstinafta Uygulanacak Yargılama UsulüBu Bölümde aksine hüküm bulunmayan hâllerde, ilk derece mahkemesinde uygulanan yargılama usulü, bölge adliye mahkemesinde de uygulanır.Madde 361Temyiz Edilebilen Kararlar ve Temyiz SüresiBölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin temyizi kabil nihai kararlarına ve hakem kararlarının iptali taleplerine karşı, tebliğden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.Madde 362Temyiz Edilemeyen KararlarBölge adliye mahkemesinin bazı kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz; bunların başında miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar gelir. Çekişmesiz yargı, geçici hukuki koruma ve görev-yetki kararları da kural olarak temyiz edilemez.Madde 363Kanun Yararına Temyizİlk derece mahkemelerinin kesin olarak verdikleri veya istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşmiş kararları ile bölge adliye mahkemelerinin ilk derece sıfatıyla kesin olarak verdiği kararlara karşı, hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur; bozma kararın hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.Madde 364Temyiz DilekçesiTemyiz, dilekçe ile yapılır ve dilekçeye karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir. Temyiz dilekçesinde tarafların kimlik ve adres bilgileri, temyiz edilen kararın bilgileri, ilamın tebliğ tarihi, kararın özeti, temyiz sebepleri ve gerekçesi ile imza bulunur.Madde 365Temyiz Dilekçesinin VerilmesiTemyiz dilekçesi; kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine, Yargıtay bozması üzerine hüküm veren ilk derece mahkemesine ya da temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir. Temyiz edene ücretsiz alındı belgesi verilir.Madde 366Temyizde Kıyasen Uygulanacak HükümlerBu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.Madde 367Temyizin İcraya EtkisiTemyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili hükmü saklıdır; nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez. Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz ayni haklarına ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.Madde 368Kötüniyetle TemyizTemyiz talebinin kötüniyetle yapıldığı anlaşılırsa Yargıtayca, dürüstlük kuralına aykırı davranışlara ilişkin 329. madde hükümleri uygulanır.Madde 369Temyizde İnceleme ve DuruşmaYargıtay, tarafların ileri sürdüğü temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir. İnceleme dosya üzerinde yapılır; ancak belli davalarda ve miktar veya değeri altmışbin Türk Lirasını aşan alacak ve ayın davalarında duruşma talep edilmişse duruşma yapılır.Madde 370Yargıtayın Onama ve Düzelterek Onama KararıYargıtay, onama kararında onadığı kararın hukuk kurallarına uygunluk gerekçesini göstermek zorundadır. Karar esas yönünden kanuna uygun olup da kanunun olaya uygulanmasında hata edilmişse ve yeniden yargılamaya ihtiyaç yoksa Yargıtay kararı düzelterek onayabilir.Madde 371Bozma SebepleriYargıtay; hukukun veya taraflar arasındaki sözleşmenin yanlış uygulanmış olması, dava şartlarına aykırılık, delillerin kanuni sebep olmaksızın kabul edilmemesi veya karara etki eden yargılama hatası ya da eksikliği bulunması sebeplerinden dolayı gerekçe göstererek temyiz olunan kararı kısmen veya tamamen bozar.Madde 372Yargıtay Kararlarının TebliğiYargıtayın bozma kararları ile onama kararları mahkeme yazı işleri müdürü tarafından derhâl taraflara tebliğ edilir. Tebliğ giderleri, temyiz dilekçesiyle birlikte temyiz talebinde bulunandan peşin alınır.Madde 373Yargıtay Bozma Kararından Sonra Yapılacak İşlemlerYargıtayın bozma kararı üzerine dosya, ilgili mahkemeye gönderilir; mahkeme bozmaya uyabilir veya kararında direnebilir. Direnme kararı önce ilgili dairede incelenir; daire kararını düzeltmezse dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilir. Hukuk Genel Kurulunun kararına uymak zorunludur.Madde 374Yargılamanın İadesinin KonusuYargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir.Madde 375Yargılamanın İadesi SebepleriYargılamanın iadesi (yenilenmesi); mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin karar vermesi, temsilcisiz görülme, sonradan ele geçen belge, senet sahteliği, yalan tanıklık, yalan yemin, karara esas hükmün ortadan kalkması, çelişen iki kesin hüküm, hile ve AİHM ihlal kararı gibi sınırlı sayıdaki sebeplere dayanarak istenebilir.Madde 376Üçüncü Kişilerin Hükmün İptalini Talep EtmesiDavanın taraflarından birinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler; borçluları veya yerine geçtikleri kimselerin aralarında anlaşarak kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilir.Madde 377Yargılamanın İadesi SüresiYargılamanın iadesi süresi, sebebine göre; teşekkül aykırılığının öğrenildiği, kararın tebliğ edildiği, yeni belgenin elde edildiği veya hilenin farkına varıldığı, ceza mahkûmiyetinin kesinleştiği yahut AİHM kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç aydır. Her hâlde hükmün kesinleşmesinden itibaren on yıldır.Madde 378Yargılamanın İadesi Talebinin İncelenmesiYargılamanın iadesi talebini içeren dilekçe, kararı veren mahkemece incelenir. Mahkeme, dayanılan sebebin niteliğine göre talepte bulunandan, karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılayacak uygun bir miktar teminat göstermesini isteyebilir.Madde 379Yargılamanın İadesi Talebinin Ön İncelemesiMahkeme, yargılamanın iadesi talebi üzerine tarafları dinledikten sonra talebin kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığını, kaldırılması istenen hükmün kesin verilmiş veya kesinleşmiş olup olmadığını ve ileri sürülen sebebin kanundaki sebeplerden olup olmadığını kendiliğinden inceler; koşullardan biri eksikse davayı esasa girmeden reddeder.Madde 380Yargılamanın İadesinde Yeniden Yargılama veya Hükmün İptaliİnceleme sonunda dayanılan yargılamanın iadesi sebebi sabit görülürse yeniden yargılama yapılarak, ortaya çıkacak duruma göre önceki karar onanır ya da kısmen veya tamamen değiştirilir. Bazı hâllerde ise başka bir inceleme yapılmaksızın hüküm iptal edilir.Madde 381Yargılamanın İadesi Talebinin İcraya EtkisiYargılamanın iadesi davası hükmün icrasını durdurmaz. Ancak dava veya hükmün niteliğine göre gerekirse, iade talebinde bulunandan teminat alınmak şartıyla icranın durdurulmasına karar verilebilir; iade sebebi bir mahkeme kararına dayanıyorsa teminat istenmez.
07

Çekişmesiz Yargı

Çekişmesiz yargı işleri, görevli-yetkili mahkeme, uygulanacak usul ve kanun yolları.

7 madde
Madde 382Çekişmesiz Yargı İşleriÇekişmesiz yargı, hukukun mahkemelerce; ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan hâller, ileri sürülebilecek bir hakkın bulunmadığı hâller veya hâkimin resen harekete geçtiği hâller ölçütlerinden birine ya da birkaçına göre uygulanmasıdır. Madde, kişiler, aile, miras, eşya, borçlar, ticaret ve icra-iflas hukukundaki çekişmesiz yargı işlerini sayar.Madde 383Çekişmesiz Yargı İşlerinde Görevli MahkemeÇekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir.Madde 384Çekişmesiz Yargı İşlerinde YetkiKanunda aksine hüküm bulunmadıkça, çekişmesiz yargı işleri için talepte bulunan kişinin veya ilgililerden birinin oturduğu yer mahkemesi yetkilidir.Madde 385Çekişmesiz Yargıda Uygulanacak UsulÇekişmesiz yargı işlerinde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulü uygulanır. Aksine hüküm bulunmadıkça resen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkemeler dışındaki resmî makamlara bırakılan işlerde ise ilgili özel kanun hükümleri uygulanır.Madde 386Çekişmesiz Yargıda Tutanak Düzenleme UsulüMühürleme, deftere geçirme ve yemin tutanağı gibi işlerin düzenlenmesi usulü, bu Kanun gereğince Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.Madde 387Çekişmesiz Yargı Kararlarına Karşı İstinafÇekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı, hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde bu Kanun hükümleri dairesinde istinaf yoluna başvurabilir.Madde 388Çekişmesiz Yargı Kararlarının NiteliğiKanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde, çekişmesiz yargı kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez.
08

Geçici Hukuki Korumalar

İhtiyati tedbir, şartları, kararı ve itiraz; teminat, delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar.

18 madde
Madde 389İhtiyati Tedbirin ŞartlarıMevcut durumdaki bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı veya imkânsızlaşacağı ya da gecikmeden ciddi bir zarar doğacağı endişesinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Madde 390İhtiyati Tedbir Kararıİhtiyati tedbir, dava açılmadan önce esas hakkında görevli-yetkili mahkemeden, dava sırasında ise davaya bakan mahkemeden istenir. Talep eden, haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Madde 391İhtiyati Tedbir Kararı ve İçeriğiMahkeme, malın muhafazası, yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması/yapılmaması gibi sakıncayı ortadan kaldıracak her türlü ihtiyati tedbire karar verebilir. Kararda taraf bilgileri, tedbirin sebep ve delilleri, neyin üzerinde ne tür tedbir verildiği ve teminat gösterilir.Madde 392İhtiyati Tedbirde Teminat Gösterilmesiİhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin muhtemel zararlarına karşılık teminat göstermek zorundadır; talep kesin delile dayanıyor veya koşullar gerektiriyorsa mahkeme teminat alınmamasına karar verebilir. Adli yardım yararlanıcısı teminat göstermez. Hükmün kesinleşmesinden veya tedbirin kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davası açılmazsa teminat iade edilir.Madde 393İhtiyati Tedbir Kararının Uygulanmasıİhtiyati tedbir kararının uygulanması, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır; aksi hâlde kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Uygulama, ilgili yer icra dairesinden talep edilir.Madde 394İhtiyati Tedbir Kararına İtirazKarşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir kararına, tedbirin uygulanmasından itibaren bir hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, tedbirin şartlarına, teminata ve görev-yetkiye yönelik olabilir.Madde 395Teminat Karşılığı İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi veya KaldırılmasıAleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen veya hakkında tedbir uygulanan kişi, mahkemece kabul edilecek teminatı gösterirse mahkeme, duruma göre tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına karar verebilir. Teminatın tutarı ve türü belirli kurallara göre tayin edilir.Madde 396İhtiyati Tedbirin Değiştirilmesi veya KaldırılmasıDurum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. İtiraza ilişkin 394. maddenin ilgili fıkraları kıyas yoluyla uygulanır.Madde 397İhtiyati Tedbirde Dava Açma Süresi ve Tedbirin Etkisiİhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden bu kararın uygulanmasını istediği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı dosyaya koydurtmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.Madde 398İhtiyati Tedbir Kararına Aykırı Davranmanın Cezasıİhtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin emre uymayan veya karara aykırı davranan kimse, ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde şikâyet edilmesi üzerine altı aya kadar disiplin hapsi ile cezalandırılır. Görevli ve yetkili mahkeme, esas dava açılmamışsa tedbiri veren, açılmışsa davanın görüldüğü mahkemedir.Madde 399Haksız İhtiyati Tedbir Nedeniyle TazminatLehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır ya da tedbir kendiliğinden kalkar veya itiraz üzerine kaldırılırsa, haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür. Tazminat davası açma hakkı bir yılda zamanaşımına uğrar.Madde 400Delil TespitiTarafların, görülmekte olan bir davada henüz sırası gelmemiş ya da ileride açacakları davada ileri sürecekleri bir vakıanın tespiti için keşif, bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesini önceden talep edebilmesi.Madde 401Delil Tespitinde Görevli ve Yetkili MahkemeDava açılmadan önce delil tespiti; esas davaya bakacak mahkemeden veya keşif/bilirkişi incelemesi yapılacak şeyin bulunduğu ya da tanığın oturduğu yer sulh mahkemesinden istenir. Dava açıldıktan sonra ise sadece davanın görüldüğü mahkeme yetkili ve görevlidir.Madde 402Delil Tespiti Talebi ve KararDelil tespiti talebi dilekçeyle yapılır; dilekçede tespiti istenen vakıa, sorular, delilin kaybolma/güçlük kuşkusu ve karşı tarafın bilgileri yer alır. Tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe işlem yapılmaz. Talep haklı bulunursa karar karşı tarafa tebliğ edilir; itiraz ve ilave sorular bir hafta içinde bildirilir.Madde 403Acele Hâllerde Delil TespitiTalep sahibinin haklarının korunması bakımından zorunluluk bulunan hâllerde, karşı tarafa tebligat yapılmaksızın da delil tespiti yapılabilir. Tespitten sonra dilekçe, karar, tutanak ve varsa bilirkişi raporunun bir örneği kendiliğinden diğer tarafa tebliğ olunur; karşı taraf tebliğden itibaren bir hafta içinde tespit kararına itiraz edebilir.Madde 404Delil Tespiti Kararında Uygulanacak HükümlerTespiti istenen vakıanın hangi delille tespit edileceğine karar verilmişse, bu kararın yerine getirilmesinde o delilin toplanmasına ilişkin hükümler uygulanır.Madde 405Delil Tespiti Dosyasının Asıl Dava ile BirleştirilmesiDelil tespiti dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır ve onunla birleştirilir. Asıl davanın taraflarından her biri, iddia veya savunmasını ispat için bu tutanak ve raporlara dayanabilir.Madde 406Defter Tutulması, Mühürleme ve Diğer Geçici Hukuki KorumalarMahkemece, gerekli hâllerde mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir. İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlardaki özel hükümler saklıdır.
09

Tahkim (Hakem Yargılaması) ve Son Hükümler

Tahkim sözleşmesi, hakem seçimi, tahkim yargılaması, hakem kararı ve iptal davası ile geçiş ve son hükümler.

46 madde
Madde 407Tahkim Hükümlerinin Uygulama AlanıHMK’nın tahkime ilişkin hükümleri, Milletlerarası Tahkim Kanununun tanımladığı anlamda yabancılık unsuru içermeyen ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği uyuşmazlıklar hakkında uygulanır.Madde 408Tahkime ElverişlilikTaşınmaz mallar üzerindeki ayni haklardan veya iki tarafın iradelerine tabi olmayan işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.Madde 409Tahkimde Kurallara Aykırılığa İtiraz ve FeragatTarafların aksini kararlaştırabileceği bir hükme veya tahkim sözleşmesine uyulmazsa ilgili taraf itiraz edebilir. İlgili taraf aykırılığı öğrendiği tarihten itibaren iki hafta veya hakemlerin belirlediği süre içinde itiraz etmeden tahkime devam ederse, itiraz hakkından feragat etmiş sayılır.Madde 410Tahkimde Görevli ve Yetkili MahkemeTahkim yargılamasında mahkemece yapılacağı belirtilen işlerde görevli ve yetkili mahkeme, tahkim yerindeki asliye hukuk veya asliye ticaret mahkemesidir. Tahkim yeri belirlenmemişse görevli mahkeme asliye hukuk veya asliye ticaret; yetkili mahkeme davalının Türkiye'deki yerleşim yeri, oturduğu yer veya işyeri mahkemesidir.Madde 411Tahkimde Mahkemenin YardımıTahkim yargılamasına mahkemelerin yardımı, bu Kısımda (tahkim hükümlerinde) açıkça izin verilmiş olan hâllerde mümkündür.Madde 412Tahkim Sözleşmesinin Tanımı ve ŞekliTahkim sözleşmesi, tarafların bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakmasıdır. Sözleşme yazılı yapılır; ayrı sözleşme veya sözleşmede şart olabilir. Cevap dilekçesinde itiraz edilmemesi de yazılı şekli karşılar.Madde 413Tahkim İlk İtirazıTahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlık için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değilse mahkeme itirazı kabul eder ve davayı usulden reddeder. İtiraz, tahkim yargılamasına engel değildir.Madde 414Tahkimde İhtiyati Tedbir ve Delil TespitiAksi kararlaştırılmadıkça, tahkim yargılaması sırasında hakem veya hakem kurulu, taraflardan birinin talebi üzerine ihtiyati tedbir alınmasına veya delil tespitine karar verebilir. Hakem tedbir kararının icra edilebilirliğine mahkeme karar verir; acele hâllerde mahkemeye de başvurulabilir.Madde 415Hakem SayısıTaraflar hakemin sayısını belirlemekte serbesttir; ancak bu sayı tek olmalıdır. Hakemlerin sayısı taraflarca kararlaştırılmamışsa üç hakem seçilir.Madde 416Hakemlerin SeçimiTaraflar hakem seçim usulünü serbestçe kararlaştırabilir. Aksi kararlaştırılmamışsa yalnızca gerçek kişiler hakem seçilebilir; tek hakemde anlaşılamazsa mahkeme seçer, üç hakemde her taraf birini seçer, seçilen iki hakem üçüncüyü belirler. Belirlenen sürelerde seçim yapılmazsa mahkeme hakem seçer.Madde 417Hakemin Bağımsızlığını Açıklama ve ReddiHakemlik önerilen kişi, görevi kabulden önce tarafsızlık ve bağımsızlığından şüphe ettirecek durumları açıklamak zorundadır. Hakem; kararlaştırılan niteliklere sahip olmama, tahkim usulünde öngörülen ret sebebi veya tarafsızlıktan şüphe hâllerinde reddedilebilir.Madde 418Hakemin Reddi UsulüTaraflar hakemin reddi usulünü serbestçe kararlaştırabilir. Hakemi reddetmek isteyen taraf, seçimi veya ret sebebini öğrendiği tarihten itibaren iki hafta içinde ret talebinde bulunur ve karşı tarafa yazılı bildirir. Ret talebinin reddini öğrenen taraf, bir ay içinde mahkemeye başvurabilir. Hakem kurulunun tümünün veya çoğunluğu ortadan kaldıracak sayıda hakemin reddi için ancak mahkemeye başvurulur.Madde 419Hakemlerin SorumluluğuTaraflarca aksi kararlaştırılmamışsa, tahkim yargılamasında görevi kabul eden hakem, haklı bir neden olmaksızın görevini yerine getirmekten kaçındığı takdirde tarafların bu nedenle uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür.Madde 420Hakemin Görevini Yerine GetirememesiBir hakem, hukuki veya fiilî sebeplerle görevini hiç ya da zamanında yerine getiremezse hakemlik görevi, çekilme veya tarafların bu yönde anlaşması suretiyle sona erer. Uyuşmazlık hâlinde taraflardan biri, mahkemeden hakemin yetkisinin sona erdirilmesini isteyebilir; mahkemenin kararı kesindir.Madde 421Hakemin Görevinin Sona Ermesi ve Yenisinin SeçimiHakemlerden birinin görevi herhangi bir sebeple sona ererse, seçimindeki usul uygulanarak yeni bir hakem seçilir. Hakem değişikliği için geçen süre tahkim süresinden sayılmaz. Sözleşmede ad ve soyadları belirtilen hakemlerin görevi sona ererse tahkim de sona erebilir.Madde 422Hakem Kurulunun Kendi Yetkisi Hakkında Karar VermesiHakem veya hakem kurulu, tahkim sözleşmesinin mevcut veya geçerli olup olmadığına ilişkin itirazlar dâhil, kendi yetkisi hakkında karar verebilir. Yetkisizlik itirazı en geç cevap dilekçesinde yapılır; yetkiyi aştığına ilişkin itiraz derhâl ileri sürülmelidir.Madde 423Tahkimde Tarafların EşitliğiTaraflar tahkim yargılamasında eşit hak ve yetkiye sahiptir; taraflara hukuki dinlenilme hakkını kullanma imkânı tanınır.Madde 424Tahkimde Yargılama Usulünün BelirlenmesiTaraflar, hakem veya hakem kurulunun uygulayacağı yargılama usulünü, bu Kısmın emredici hükümleri saklı kalmak kaydıyla serbestçe kararlaştırabilir ya da tahkim kurallarına yollama yaparak belirleyebilir. Böyle bir sözleşme yoksa hakem veya hakem kurulu yargılamayı uygun bulduğu şekilde yürütür.Madde 425Tahkim YeriTahkim yeri, taraflarca veya onların seçtiği bir tahkim kurumunca serbestçe kararlaştırılır; anlaşma yoksa hakem veya hakem kurulunca olayın özelliklerine göre belirlenir. Hakem kurulu, taraflara önceden bildirerek başka bir yerde de toplanabilir ve işlem yapabilir.Madde 426Tahkimde Dava TarihiTaraflar aksini kararlaştırmadıkça tahkim davası; hakem seçimi için mahkemeye veya seçecek kişi/kuruma başvurulduğu, hakem seçimi taraflara aitse davacının kendi hakemini seçip diğer tarafa bildirdiği, hakemler sözleşmede belliyse talebin karşı tarafça alındığı tarihte açılmış sayılır. İhtiyati tedbir/haciz alan taraf iki hafta içinde tahkim davası açmak zorundadır.Madde 427Tahkim Süresi (Bir Yıl)Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, tek hakemli davalarda hakemin seçildiği, birden çok hakemli davalarda hakem kurulunun ilk toplantı tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde esas hakkında karar verilir. Süre, tarafların anlaşmasıyla; anlaşamazlarsa mahkemece uzatılabilir; mahkemenin bu kararı kesindir.Madde 428Tahkimde Dava ve Cevap DilekçesiBelirlenen süre içinde davacı, tahkim şartı/sözleşmesiyle birlikte varsa esas sözleşme ile iddiasını dayandırdığı vakıaları ve talebini; davalı ise savunmasını ve dayandığı vakıaları dilekçeyle hakem veya hakem kuruluna sunar. Taraflar aksi kararlaştırılmadıkça iddia veya savunmalarını değiştirebilir/genişletebilir.Madde 429Tahkimde Duruşma veya Dosya Üzerinden İncelemeHakem veya hakem kurulu; delillerin ikamesi, sözlü beyan veya bilirkişiden açıklama gibi sebeplerle duruşma yapabileceği gibi yargılamayı dosya üzerinden de yürütebilir. Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, birinin talebi üzerine uygun aşamada duruşma yapılmasına karar verilir.Madde 430Tahkimde Taraflardan Birinin Yargılamaya KatılmamasıDavacı geçerli neden göstermeksizin dava dilekçesini süresinde vermez veya usulsüzlüğü gidermezse hakem kurulu yargılamaya son verir. Davalının cevap vermemesi ikrar veya kabul sayılmaz, yargılamaya devam edilir. Duruşmaya katılmayan veya delil sunmayan taraf yönünden mevcut delillere göre karar verilebilir.Madde 431Tahkimde Bilirkişi ve KeşifHakem veya hakem kurulu, belirlediği konularda rapor vermek üzere bilirkişi seçilmesine, tarafların bilirkişiye açıklama yapmasına ve belge vermesine ve keşif yapılmasına karar verebilir. Aksi kararlaştırılmadıkça bilirkişiler, talep veya gerekli görülmesi üzerine raporlarını verdikten sonra duruşmaya katılır ve taraflar soru sorabilir.Madde 432Tahkimde Delillerin Toplanmasında Mahkemenin YardımıTaraflardan biri, hakem veya hakem kurulunun onayı ile delillerin toplanmasında mahkemeden yardım isteyebilir.Madde 433Hakem Kurulunun Karar VermesiTaraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakem kurulu oy çokluğuyla da karar verebilir. Yetki verilmişse başkan usule ilişkin bazı konularda tek başına karar verebilir. Hakem kurulu, ancak tarafların açıkça yetkili kılması hâlinde hakkaniyet ve nasafete göre karar verebilir.Madde 434Tahkim Yargılamasında SulhTahkim yargılaması sırasında taraflar uyuşmazlık konusunda sulh olurlarsa tahkim yargılamasına son verilir. Tarafların talebi ahlâka veya kamu düzenine aykırı değilse ya da tahkime elverişli bir konuya ilişkinse, sulh hakem kararı olarak tespit edilir.Madde 435Tahkim Yargılamasının Sona ErmesiTahkim yargılaması, nihai hakem kararının verilmesiyle veya kanunda sayılan hâllerin (davanın geri alınması, tarafların anlaşması, yargılamanın gereksiz/imkânsız hâle gelmesi, süre uzatım talebinin reddi, oybirliği sağlanamaması, avansın yatırılmaması) gerçekleşmesiyle sona erer.Madde 436Hakem Kararının Şekli, İçeriği ve SaklanmasıHakem kararlarında; hakem/kurul üyelerinin ad-soyadları, tarafların bilgileri, kararın hukuki sebep ve gerekçesi, taraflara yüklenen hak ve borçlar ile yargılama giderleri, iptal davası açılabileceği ve süresi, tahkim yeri ve kararın tarihi ile imzalar gösterilir. Karar taraflara bildirilir ve aslı mahkemeye gönderilerek saklanır.Madde 437Hakem Kararının Düzeltilmesi, Tavzihi ve TamamlanmasıTaraflar, hakem kararının bildiriminden itibaren iki hafta içinde maddi hataların düzeltilmesini veya tavzihini isteyebilir. Hakem kurulu talebi haklı bulursa bir ay içinde düzeltir veya tavzih yapar. Karara bağlanmamış konularda ise bir ay içinde tamamlayıcı hakem kararı istenebilir.Madde 438Tahkimde TebligatTaraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligat, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılır.Madde 439Hakem Kararına Karşı İptal DavasıHakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir; dava tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır, öncelikle ve ivedilikle görülür. İptal davası bir ay içinde açılabilir; kararın icrasını kural olarak durdurmaz ve verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.Madde 440Hakem ÜcretiTaraflarca aksi kararlaştırılmamışsa hakemlerin ücreti; dava konusu alacağın miktarı, uyuşmazlığın niteliği ve tahkim yargılamasının süresi dikkate alınarak hakem/hakem kurulu ile taraflar arasında kararlaştırılır. Anlaşma yoksa ücret, her yıl Adalet Bakanlığınca hazırlanan tarifeye göre belirlenir.Madde 441Tahkimde Yargılama GiderleriTahkimde yargılama giderleri; hakem ve hakem sekreterliği ücreti, hakemlerin seyahat ve diğer giderleri, bilirkişi ve keşif giderleri, tanık giderleri, davayı kazanan tarafın vekâlet ücreti, mahkeme başvurularındaki yargı harçları ile tebligat giderlerini kapsar.Madde 442Tahkimde Avans Yatırılması ve Giderlerin ÖdenmesiHakem/hakem kurulu, taraflardan yargılama giderleri için avans isteyebilir; aksi kararlaştırılmadıkça avans eşit ödenir. Avans süresinde ödenmezse yargılama durdurulabilir; durdurmanın bildiriminden itibaren bir ay içinde ödenirse devam edilir, aksi hâlde tahkim sona erer. Aksi kararlaştırılmadıkça giderler haksız çıkana yüklenir; her iki taraf kısmen haklıysa haklılık durumuna göre paylaştırılır.Madde 443Tahkimde Yargılamanın İadesiYargılamanın iadesine ilişkin genel hükümler niteliğine uygun düştüğü şekilde tahkime de uygulanır; ancak tahkimde iade sebeplerinden yalnızca bazıları geçerlidir ve iade davası mahkemede görülür. Talep kabul edilirse mahkeme hakem kararını iptal eder ve uyuşmazlığı yeni hakem veya kurula gönderir.Madde 444Tahkimde Uygulanmayacak HükümlerTahkime ilişkin Kısımda düzenlenen konularda, aksine hüküm bulunmadıkça bu Kanunun diğer hükümleri uygulanmaz.Madde 445UYAP ve Elektronik İşlemlerUYAP, adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi için oluşturulan bilişim sistemidir. Güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabilir, harç ve avans ödenebilir, dosyalar incelenebilir. Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter.Madde 446Disiplin Para CezasıHMK anlamında disiplin para cezası; yargılamanın düzenli işleyişini sağlamak ve kamu düzenini korumak amacıyla verilen, verildiği anda kesin olan ve derhâl infazı gereken para cezasıdır. Bu ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez ve adli sicil kayıtlarında yer almaz; Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilir.Madde 447Diğer Kanunlardaki Atıflar ve Uygulanacak Yargılama UsulüDiğer kanunların sözlü yahut seri yargılama usulüne atıf yaptığı hâllerde HMK’nın basit yargılama usulü hükümleri uygulanır. Mevzuatta yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, HMK’nın bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.Madde 448Zaman Bakımından UygulanmaHukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır.Madde 449YönetmeliklerBu Kanunun uygulanmasıyla ilgili yönetmelikler, Adalet Bakanlığı tarafından Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde çıkarılır. Yeni yönetmelikler çıkarılıncaya kadar, mevcut yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.Madde 450Yürürlükten Kaldırılan Hükümler18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır.Madde 451YürürlükHukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun), 1/10/2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Madde 452YürütmeBu Kanun (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu) hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

Bir hukuk davasıyla mı karşı karşıyasınız?

Dava açmak, açılmış bir davaya cevap vermek veya ihtiyati tedbir gibi bir hukuki koruma talep etmek için uzman hukuki destek alın.

Görüşme Planla
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.