HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU · NO. 6100
HMK 375. Madde: Yargılamanın İadesi Sebepleri
HMK 375. madde nedir?
HMK 375, yargılamanın iadesi (yenilenmesi) sebeplerini sayar. Yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş hükümlere karşı, sınırlı sayıda ve ağır sebeplerle başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur.
Başlıca iade sebepleri
- Mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemiş olması,
- Davaya bakması yasak olan ya da reddi kesin kabul edilen hâkimin karar vermiş olması,
- Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş olması,
- Kararın verilmesinden sonra, elde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin sonradan ele geçirilmesi,
- Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmesi veya sahteliğin ikrarı,
- Karara esas tanığın yalan tanıklık yaptığının sabit olması,
- Bilirkişi/tercümanın kasten gerçeğe aykırı beyanı; karara esas yalan yeminin sabit olması,
- Karara esas bir hükmün, başka bir kesin hükümle ortadan kalkmış olması,
- Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı ve kesinleşmiş bir hüküm verilmiş olması (çelişen kesin hükümler),
- Lehine karar verilen tarafın karara etki eden hileli bir davranışta bulunmuş olması,
- Kararın, AİHM'nin kesinleşmiş ihlal kararıyla tespit edilen bir Sözleşme ihlaliyle verilmiş olması (veya başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucu düşme kararı).
Ceza mahkûmiyeti şartı
Yalan tanıklık, bilirkişi/tercümanın gerçeğe aykırı beyanı ve yalan yemin sebeplerine dayanılabilmesi, kural olarak bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olmasına bağlıdır. Yargılamanın iadesi, kesin hükmün istikrarına dokunduğundan sınırlı tutulmuştur; kesin hüküm (HMK 303) ile birlikte değerlendirilir.
Resmi kaynak: Madde metni
Sık Sorulan Sorular
HMK 375'e göre yargılamanın iadesi; mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi, yasaklı hâkimin karar vermesi, temsilcisiz görülme, sonradan ele geçen belge, senet sahteliği, yalan tanıklık, yalan yemin, karara esas hükmün ortadan kalkması, çelişen iki kesin hüküm, hile ve AİHM ihlal kararı gibi sınırlı sayıdaki sebeplerle istenebilir.
Kural olarak evet. HMK 375 uyarınca yalan tanıklık, bilirkişi/tercümanın gerçeğe aykırı beyanı ve yalan yemin sebeplerine dayanılabilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararıyla belirlenmiş olması şartına bağlıdır.
Bu maddeyle ilgili hukuki destek mi arıyorsunuz?
Somut olayınızı değerlendirmek, savunma veya dava stratejisi için büromuzla iletişime geçin.