Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi sicil amirleri yönetmeliği, kurum personelinin hangi amir tarafından değerlendirileceğini gösteren tablo esaslı bir düzenlemedir. Bu tür metinlerde en sık yapılan hata, güncelliği doğrulanmadan doğrudan uygulanmasıdır.
İlk İş: Metin Hâlâ Yürürlükte mi?
Kamu personel mevzuatında değerlendirme sistemi zaman içinde önemli değişikliklere uğramış, sicil esasına dayanan pek çok düzenleme yürürlükten kaldırılmış veya yerini başka uygulamalara bırakmıştır. Bu nedenle bir işlem sicil yönetmeliğine dayandırılıyorsa, önce dayanağın işlem tarihinde yürürlükte olup olmadığı kontrol edilmelidir. Mülga bir düzenlemeye dayanan işlem, esasa girilmeden sakat sayılabilir.
Amir Tablosunun Hukuki Anlamı
- Tablo, değerlendirmeyi yapacak kişiyi belirler; bu, yetki unsurunu doğrudan etkiler
- Vekâleten veya görevlendirme ile bulunulan pozisyonlarda yetkinin devam edip etmediği ayrıca incelenmelidir
- Birim değişikliği halinde değerlendirmenin hangi dönem için kim tarafından yapılacağı sorun yaratır
- Tabloda yer almayan bir amir tarafından yapılan değerlendirme, itirazın en güçlü dayanağıdır
Sicil ile Disiplin Karıştırılmamalı
Değerlendirme işlemi ile disiplin işlemi farklı hukuki rejimlere tabidir. Disiplinde savunma alınması zorunlu iken, değerlendirmede sürecin işleyişi farklıdır. Buna karşın olumsuz değerlendirme; görevde yükselme, atama ve bazı mali haklar bakımından sonuç doğurduğundan, kişi menfaatini etkileyen bir işlem olarak dava konusu edilebilir.
Olumsuz Değerlendirmeye Karşı Hazırlık
- Değerlendirme formunun tam kopyası ve bildirim tarihi temin edilir.
- Değerlendirmeyi yapan kişinin ilgili dönemde yetkili amir olup olmadığı belgelenir.
- Objektif ölçüt kullanılıp kullanılmadığı; verilen görevler, iş yükü ve teslim kayıtlarıyla karşılaştırılır.
- Aynı birimdeki benzer görevlerin değerlendirilmesindeki farklılık varsa eşitlik yönünden ileri sürülür.
- Kurum içi itiraz imkânı kullanılırken idari yargı süresi ayrıca takip edilir.
En Büyük Risk: Bildirimin Kayda Geçmemesi
Değerlendirme sonucunun sözlü olarak aktarılması, tebliğ tarihini belirsizleştirir. Bu belirsizlik süre tartışmasına dönüştüğünde, ispat yükü çoğunlukla ilgili personelin aleyhine işler. Bildirimin yazılı ve tarihli alınması, başlı başına bir hak koruma tedbiridir.
Bu yazı genel bilgilendirme niteliğindedir; personel işlemlerinde sonuç, işlem tarihindeki mevzuata ve özlük dosyasının içeriğine göre şekillendiğinden, olumsuz bir işlemle karşılaşıldığında dosya bazlı inceleme yaptırılması yerinde olur.