1479 sayılı Kanun, esnaf ve sanatkârlar ile diğer bağımsız çalışanların sosyal güvenliğini düzenleyen kurumsal yapıyı kurmuştu. Sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında birleştirilmesiyle bu kanun yürürlükten kalktı; ancak kapsamındaki dönemlere ilişkin sigortalılık, hizmet süresi ve prim tartışmaları bugün de mahkemelerin önüne gelmeye devam ediyor. Çünkü emeklilik hakkı, geçmişteki her bir sigortalılık dilimiyle birlikte hesaplanır.
Geçmiş Dönemin Bugünkü Etkisi
Bir bağımsız çalışanın emeklilik talebi değerlendirilirken, mülga dönemdeki sigortalılık başlangıcı ve ödenen primler esas alınır. Bu nedenle uyuşmazlıklar genellikle tek bir konu etrafında döner: o dönemde sigortalılığın hangi tarihte başladığı ve kaç ay prim ödendiği. Sigortalılık başlangıç tarihindeki bir yıllık kayma, aylığa hak kazanma koşullarını tümüyle değiştirebilir.
Sigortalılık Başlangıcının İspatı
Bağımsız çalışmanın niteliği gereği kayıtlar dağınıktır. Hizmet tespiti veya sigortalılık başlangıcının düzeltilmesi talebinde şu kaynaklar birlikte kullanılır:
- Vergi dairesi mükellefiyet kayıtları ve kapanış bilgileri
- Meslek odası ya da esnaf odası kayıtları ve kayıt tarihleri
- Ticaret sicil kayıtları ve şirket ortaklığına ilişkin belgeler
- Kurum tarafından tutulan tescil ve tahsilat kayıtları
Prim Borcu, Sigortalılığın Durdurulması ve Yeniden Canlandırma
Ödenmeyen primler nedeniyle geçmiş hizmet sürelerinin dikkate alınmaması, bu alanın en sık rastlanan sorunudur. Kanun koyucu zaman zaman durdurulan süreleri yeniden canlandırma imkânı tanıyan geçici düzenlemeler getirmiştir. Böyle bir imkândan yararlanmak isteyen kişi için kritik nokta, başvuru penceresinin sınırlı olması ve ödeme planına uyulmadığında hakkın yeniden kaybedilebilmesidir.
Uyuşmazlık Nereye Taşınır
Sosyal güvenlik kurumuyla yaşanan uyuşmazlıklarda kural olarak iş mahkemeleri görevlidir ve dava öncesinde kuruma başvurup sonucunu beklemek gerekir. Kurumun verdiği ret yazısının tarihi, dava süresinin hesaplanmasında başlangıç noktasıdır; bu yazının aslı mutlaka saklanmalıdır. Sözlü bilgilendirmelere dayanarak süre geçirmek, esasa ilişkin haklı taleplerin incelenememesine yol açabilir.
Buradaki anlatım genel niteliktedir. Emeklilik ve hizmet tespiti dosyaları kişinin tüm çalışma geçmişine göre şekillendiğinden, hizmet dökümünüzle birlikte bireysel bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.