İçeriğe geç
AC

155 Sayılı Kanun: Nirengi ve Röper İşaretlerinin Tahribinde Sorumluluk ve Savunma

11 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 68 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Harita ve planlara ait işaretlerin korunması hakkındaki 155 sayılı Kanun, arazi üzerindeki ölçüm işaretlerinin zarar görmesini önlemeye yöneliktir. Bu işaretler ilk bakışta önemsiz birer taş ya da demir çubuk gibi görünse de, ülke ölçme ağının temel referans noktalarıdır; kaybolmaları hem teknik hem hukuki sonuç doğurur.

Korunan İşaretler Nelerdir

Koruma kapsamında; nirengi ve poligon noktaları, röper taşları, nivelman noktaları, sınır ve parsel köşe işaretleri ile bunları belirten koruma unsurları yer alır. Bu noktalar, kadastro haritalarının ve imar planlarının araziye doğru uygulanmasını sağlar. Bir noktanın kaybı, çevresindeki çok sayıda parselin ölçüsünde zincirleme hata anlamına gelir.

Şantiye ve Arazi Çalışmalarında Sık Yapılan Hata

  • Hafriyat sırasında işaretin sökülmesi ya da üzerinin doldurulması.
  • Yol, kanal ve boru hattı çalışmalarında noktanın yeri değiştirilerek yeniden çakılması.
  • Tarımsal sürüm sırasında sınır taşının devrilmesi veya kaydırılması.
  • Duvar, çit ve istinat yapısı imalatında işaretin beton altında bırakılması.

Uygulamada en riskli davranış, işareti iyi niyetle yerinden alıp yaklaşık bir noktaya yeniden yerleştirmektir. Bu, hasarı gidermek yerine ölçüm ağını sessizce bozar.

Tahribat Hâlinde Sorumluluk

İşaretin zarar görmesi durumunda üç ayrı sorumluluk türü aynı anda gündeme gelebilir: işaretin yenilenmesi masrafından doğan mali sorumluluk, ilgili idarece uygulanabilecek idari yaptırım ve kastın varlığı hâlinde ceza sorumluluğu. Ceza boyutunda değerlendirme, eylemin kasten mi taksirle mi işlendiğine ve kamu malına verilen zararın niteliğine göre yapılır. Şantiyelerde sorumluluğun kime ait olduğu, iş sahibi ile yüklenici arasındaki sözleşmenin de konusudur.

Zarar Tespiti ve Savunma Stratejisi

  1. Kazı öncesinde arazideki mevcut işaretlerin tarihli fotoğraf ve koordinatla kayda alınması, en güçlü savunma belgesidir.
  2. İşaretin çalışma alanında bulunması hâlinde, işleme başlanmadan ilgili kadastro birimine yazılı bildirim yapılmalıdır.
  3. Zarar iddiası geldiğinde, hasarın çalışma alanı ve tarihi ile örtüşüp örtüşmediği ölçü kayıtları üzerinden karşılaştırılmalıdır.
  4. Üçüncü kişilerin araziye erişimi bulunuyorsa, bu durum belgelenerek illiyet bağı tartışılmalıdır.

Önleyici Uygulama Önerisi

Arazi teslim tutanağına işaret envanterinin eklenmesi, hem iş sahibini hem yükleniciyi korur. Envanter tutulan projelerde tartışma, kimin yaptığı sorusundan çok, hasarın yenilenme bedeline indirgenir; bu da uyuşmazlığı hızla sonlandırır.

Bu yazı genel bilgi vermek üzere hazırlanmıştır; hakkınızda bir tespit tutanağı düzenlenmişse, tutanağın içeriği ve tarihine göre izlenecek yol farklılaşacağından, savunmanızı bir hukukçuyla birlikte kurgulamanız yararınıza olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla