Kısa süreli, proje bazlı veya geçici iş ilişkisiyle çalışan kişiler, iş kazalarında orantısız biçimde etkilenir. Bunun nedeni işin kendisinden çok, çalışanın işyerini, ekipmanı ve riskleri tanımak için yeterli süreye sahip olmamasıdır. Geçici veya belirli süreli işlerde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yönetmelik, tam da bu boşluğu kapatmak için 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nu tamamlar.
Kapsama Giren Çalışma Biçimleri
Düzenleme, 4857 sayılı İş Kanunu anlamında belirli süreli iş sözleşmesiyle çalışanları ve geçici iş ilişkisiyle başka bir işverene devredilen çalışanları ilgilendirir. Sözleşmenin adı değil, fiilî çalışma ilişkisi esas alınır. Kısa süreli çalışıyor olmak, koruma düzeyini düşürmek için bir gerekçe olarak kullanılamaz.
Eşit Koruma İlkesi
Temel yaklaşım açıktır: geçici veya belirli süreli çalışan, aynı işyerindeki belirsiz süreli çalışanla aynı düzeyde korunur. Bu ilke, kişisel koruyucu donanım tahsisinden sağlık gözetimine, eğitimden acil durum planlarına kadar bütün başlıkları kapsar. Uygulamada en çok ihmal edilen nokta, kısa süre çalışacağı düşünülen kişiye koruyucu donanımın eksik verilmesi veya eğitiminin ertelenmesidir.
İşe Başlamadan Önce Verilmesi Gereken Bilgi
- Yapılacak işin nitelikleri ve karşılaşılacak özel riskler,
- Gerekli mesleki bilgi, yeterlilik ve varsa özel sağlık şartı,
- Kullanılacak ekipmanın doğru kullanımı ve yasak uygulamalar,
- Acil durumlarda toplanma yeri, tahliye yolları ve ilk yardımcı personel,
- Sağlık gözetiminin kapsamı ve periyodu.
Geçici İş İlişkisinde Sorumluluk Kimde
Çalışanın başka bir işverenin işyerinde çalıştırıldığı hallerde, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinden fiilen işin yürütüldüğü yerdeki işveren sorumludur; çalışanı devreden işverenin bilgilendirme yükümlülüğü ise ortadan kalkmaz. İki taraf arasındaki sözleşmede bu paylaşımın yazılı olması, kaza sonrasında sorumluluk tartışmasını kısaltır. Ancak taraflar arasındaki iç düzenleme, çalışana karşı sorumluluğu bertaraf etmez.
Kayıtların İspat Değeri
İş kazası sonrasında kusur değerlendirmesi büyük ölçüde belgeler üzerinden yapılır. Eğitim katılım tutanağının imzalı olması, teslim edilen koruyucu donanımın tutanakla kayda geçirilmesi, işe giriş sağlık raporunun bulunması ve kazanın süresinde bildirilmiş olması belirleyicidir. Kısa süreli çalıştırma nedeniyle bu belgelerin hiç düzenlenmemiş olması, işveren bakımından en sık karşılaşılan zafiyettir.
Yukarıdaki başlıklar genel çerçeveyi anlatmaktadır. Gerçekleşmiş bir kaza veya başlatılmış bir denetim söz konusuysa, sözleşme ve eğitim kayıtları incelenerek zaman kaybetmeden hukuki değerlendirme yapılması önerilir.