Meslek hastalığı iddiaları, iş kazalarından farklı olarak tek bir ana bağlanamaz. Zarar yıllar içinde birikerek ortaya çıkar ve çalışan çoğu zaman işten ayrıldıktan sonra teşhis alır. Bu nedenle uyuşmazlığın merkezinde hastalık ile yapılan iş arasındaki nedensellik bağının kurulması yer alır. Üniversite bünyesindeki iş sağlığı ve meslek hastalıkları merkezleri, hem bu bağın araştırılmasında hem de eğitim ve ölçüm faaliyetlerinde işlev görür.
Hukuki zemin: iki ayrı kanun, iki ayrı sonuç
İşverenin önleyici yükümlülükleri 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile çizilir: risk değerlendirmesi yapmak, çalışanı bilgilendirmek, kişisel koruyucu donanım sağlamak ve sağlık gözetimini sürdürmek bunların başında gelir. Hastalığın sosyal güvenlik bakımından meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı ise 5510 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Bu iki hattın sonuçları farklıdır: ilkinden idari yaptırım ve tazminat sorumluluğu, ikincisinden gelir bağlanması ve sağlık yardımları doğar.
Tespit sürecinde izlenen aşamalar
- Hekim başvurusu ve ön tanının konulması
- Çalışma öyküsünün, maruz kalınan etkenlerle birlikte ayrıntılı kaydı
- Yetkili sağlık kuruluşunda gerekli tetkiklerin yapılması
- Kurumca meslek hastalığı niteliğinin ve varsa meslekte kazanma gücü kaybının belirlenmesi
- Sonuca itiraz hakkının süresinde kullanılması
Bu zincirin en zayıf halkası genellikle ikinci adımdır. Hangi işyerinde, hangi yıllarda, hangi maddeye ne yoğunlukta maruz kalındığı yazılı olarak ortaya konulamazsa, tıbbi tablo doğru olsa bile bağ kurulamaz.
Nedensellik bağını güçlendiren belgeler
- İşe giriş ve periyodik muayene raporlarının tamamı
- Ortam ölçüm raporları: gürültü, toz, kimyasal madde, titreşim
- Risk değerlendirme dokümanının ilgili bölümü
- Kişisel koruyucu donanım zimmet kayıtları ve eğitim katılım belgeleri
- Aynı bölümde çalışan diğer kişilerde benzer tabloların bulunup bulunmadığı
Zamanaşımı ve hak kaybı riski
Meslek hastalığında sürelerin başlangıcı, hastalığın öğrenildiği ana bağlanır; işten ayrılış tarihine değil. Buna karşın uygulamada en sık karşılaşılan hak kaybı, teşhis konulduktan sonra başvurunun uzun süre ertelenmesidir. Rapor tarihini, kurum yazışmalarının tarihlerini ve tebliğ belgelerini tek bir takvimde toplamak, bu riski büyük ölçüde azaltır.
İşveren tarafında alınacak önlemler
İşveren açısından savunmanın gücü, olay sonrası hazırlanan belgelerden değil, maruziyet döneminde düzenli tutulmuş kayıtlardan gelir. Sağlık gözetiminin aksatılmadan yürütülmesi, ölçümlerin periyodik yapılması ve eğitimlerin imza karşılığı belgelenmesi hem önleyici hem de ispat bakımından belirleyicidir.
Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; meslek hastalığı dosyaları tıbbi ve hukuki değerlendirmenin birlikte yürütülmesini gerektirdiğinden, somut durumunuz için ayrıca danışmanız uygun olur.