Faktoring, işletmelerin vadeli alacaklarını finansman kuruluşuna devrederek nakde dönüştürdüğü bir işlemdir. Görünüşte basit olan bu yapı, üç taraflı bir ilişki doğurur: alacağı devreden işletme, faktoring şirketi ve borçlu. Uyuşmazlıkların çoğu bu üçgende, borçlunun devirden haberdar olup olmadığı ve devredilen alacağın gerçekten var olup olmadığı sorularından doğar.
Alacağın Devri ve Borçluya Bildirim
Alacağın devri, kural olarak borçlunun rızasına bağlı değildir; ancak devrin borçluya bildirilmemesi ciddi sonuçlar doğurur. Devirden habersiz borçlu, eski alacaklıya iyi niyetle ödeme yaparsa borcundan kurtulmuş olabilir. Bu nedenle faktoring şirketi açısından bildirimin yapıldığını ispat edebilmek, alacağın kendisinden daha kritik olabilir. Bildirimin yöntemi ve tarihi kayıt altına alınmalıdır.
Kabil-i Rücu ve Gayrikabil-i Rücu Ayrımı
Sözleşmenin türü riskin kimde kalacağını belirler:
- Rücu edilebilir (kabil-i rücu): Borçlu ödemezse faktoring şirketi devredene başvurabilir; ödememe riski işletmede kalır.
- Rücu edilemez (gayrikabil-i rücu): Borçlunun ödememe riskini kural olarak faktoring şirketi üstlenir; ancak alacağın varlığına ilişkin garanti genellikle devredende kalmaya devam eder.
Uygulamada en çok tartışılan nokta budur: alacak hiç doğmamışsa veya sahte belgeye dayanıyorsa, rücu edilemez sözleşmede bile devredenin sorumluluğu gündeme gelir.
Sahte veya Hatır Faturası Riski
Gerçek bir mal ve hizmet ilişkisine dayanmayan faturaların faktoringe konu edilmesi, yalnızca bir sözleşme ihlali değildir; belgede sahtecilik ve dolandırıcılık bakımından Türk Ceza Kanunu kapsamında değerlendirmeye açık bir durumdur. Ayrıca vergi mevzuatı yönünden ayrı bir sorumluluk doğar. Bu nedenle işlem öncesinde alacağın dayandığı sözleşme, irsaliye ve teslim kaydı gibi belgelerin bütünlüğü kontrol edilmelidir.
Borçlunun Savunma İmkânları
Devir, borçlunun durumunu ağırlaştırmaz. Borçlu, devirden önce doğmuş def'i ve itirazlarını yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir. Örneğin ayıplı ifa, eksik teslim, sözleşmenin feshi veya takas iddiası devre rağmen tartışılabilir. Bu nedenle faktoring şirketinin talebiyle karşılaşan borçlunun ilk yapması gereken, alacağın dayandığı temel ilişkiyi belgeleriyle incelemektir.
Uyuşmazlık Öncesi Kontrol Listesi
- Faktoring sözleşmesinin rücu türünü ve teminat hükümlerini tek tek okuyun.
- Devre konu her fatura için temel ilişkiyi gösteren belgeyi dosyalayın.
- Borçluya yapılan devir bildiriminin tarihini ve yöntemini kayıt altına alın.
- Kısmi ödemelerin hangi alacağa mahsup edildiğini yazılı olarak izleyin.
- Kefalet ve şahsi teminat verilmişse kapsamını ve süresini ayrıca değerlendirin.
Yukarıdaki açıklamalar genel çerçeve sunar; faktoring uyuşmazlıkları sözleşme metnine ve ticari defter kayıtlarına göre sonuçlandığından, somut dosyanız için ticaret hukuku alanında değerlendirme almanız yerinde olur.