Sosyal Güvenlik Kurumu ile sağlık hizmeti sunucuları arasındaki ilişki, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve protokoller üzerinden yürür. Bu sözleşmelerin hazırlanması ve akdedilmesine ilişkin yönetmelik, tarafların yükümlülüklerini ve aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımları çerçeveler. Hastane, tıp merkezi, eczane veya optisyenlik müessesesi açısından en ağır sonuç, sözleşmenin feshi ve yeniden sözleşme yapılamamasıdır.
Sözleşmesel Yaptırımların Kademelenmesi
Yaptırımlar tek tip değildir; ihlalin ağırlığına göre kademelenir. Uygulamada karşılaşılan başlıca yaptırım türleri şunlardır:
- Uyarı ve düzeltme talebi.
- Fatura bedelinin ödenmemesi veya kesinti yapılması.
- Sözleşmede öngörülen cezai şart uygulanması.
- Sözleşmenin belirli süreyle askıya alınması.
- Feshi ve fesih sonrası yeniden sözleşme yasağı.
Bu kademelenmenin gözetilmeden doğrudan en ağır yaptırıma geçilmesi, ölçülülük yönünden en güçlü itiraz dayanaklarından biridir.
İnceleme ve Denetim Tutanağının Önemi
Yaptırımın çıkış noktası neredeyse her zaman bir denetim raporu ya da inceleme tutanağıdır. Tutanağın imzalandığı an, savunmanın kaderini belirler:
- Tutanağa itiraz kayıtları o anda yazılı olarak düşülmelidir; sonradan "aslında kabul etmemiştim" beyanı zayıf kalır.
- Denetim sırasında hangi kayıtların incelendiği, örneklem sayısı ve dönemi tutanakta gösterilmelidir.
- İncelenen dosyaların bir örneği talep edilmelidir; ispat, sunucunun kendi kayıt sistemi üzerinden yapılacaktır.
Savunma Süresi ve Kaçırılan Pencere
Sözleşme metinleri, yaptırım uygulanmadan önce sunucuya savunma hakkı tanır ve bunun için kısa bir süre öngörür. Bu süre içinde yazılı savunma verilmemesi, sonraki aşamalarda "ihlali kabul ettiniz" şeklinde yorumlanabilecek bir boşluk yaratır. Savunma, tek bir dilekçeyle ve dayanak belgeler ekli olarak verilmelidir.
Uyuşmazlık Nereye Taşınır?
Kurum ile sağlık hizmeti sunucusu arasındaki ilişkinin niteliği, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda görüleceğini belirler. Sözleşmeden doğan alacak ve cezai şart tartışmalarında sözleşme hükümleri esas alınırken, kamu gücüne dayanan tek yanlı işlemler bakımından farklı bir yol gündeme gelebilir. Bu ayrım, dava dilekçesi hazırlanmadan önce mutlaka netleştirilmelidir; yanlış yargı koluna açılan dava, esasa girilmeden reddedilir ve zaman kaybettirir.
Fesih Sonrası Ne Yapılabilir?
Fesih kararı, sadece geçmiş alacakları değil, kurumun gelecekteki tüm gelir modelini etkiler. Bu nedenle sadece iptal talebiyle yetinilmeyip, yürütmenin durdurulması benzeri geçici koruma imkânlarının değerlendirilmesi ve fesih gerekçesinde gösterilen her bir ihlalin ayrı ayrı çürütülmesi gerekir. Toplu ve genel bir itiraz, kısmen haklı olunan noktaları da kaybettirir.
Yukarıdaki değerlendirmeler genel niteliktedir. Sözleşme metinleri dönemsel olarak yenilendiğinden ve yaptırım rejimi sunucu türüne göre değiştiğinden, somut bir denetim ya da fesih işleminde imzalanan sözleşmenin ilgili maddeleriyle birlikte hukuki destek alınması gerekir.