İçeriğe geç
AC

Yapı Malzemeleri Yönetmeliği Kapsamında Teknik Değerlendirme Kuruluşu Görevlendirmesi: Belgelendirme Uyuşmazlıkları

4 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Yapı malzemelerinin piyasaya arzı, Avrupa Birliği mevzuatı ile uyumlu bir teknik düzenleme rejimine tabidir. MHG/2016-04 sayılı Tebliğ, Yapı Malzemeleri Yönetmeliği (305/2011/AB) kapsamında bir kuruluşun Avrupa Teknik Değerlendirme Kuruluşu olarak görevlendirilmesine ilişkindir. Bu tür görevlendirme tebliğleri, üreticiler bakımından hangi kuruluştan hangi belgenin alınabileceğini belirlediği için doğrudan ticari sonuç doğurur.

Görevlendirme Tebliğinin Üretici Açısından Anlamı

Bir kuruluşun görevlendirilmesi, o kuruluşun belirli malzeme alanlarında teknik değerlendirme yapmaya yetkili kılınması demektir. Üretici açısından kritik soru şudur: ürününüzün kapsamı, kuruluşun görevlendirildiği alanla örtüşüyor mu? Kapsam dışı bir alandan alınan belge, piyasa gözetimi denetiminde geçersiz sayılabilir ve ürünün piyasaya arzının durdurulmasına kadar giden sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle belge alınmadan önce görevlendirme kapsamının yazılı olarak teyit edilmesi gerekir.

Harmonize Standart Yoksa: Teknik Değerlendirme Yolu

Yapı malzemeleri rejiminde ürünün performansı kural olarak harmonize standartlara göre beyan edilir. Ürün, mevcut bir harmonize standart kapsamına tam olarak girmiyorsa Avrupa Teknik Değerlendirmesi yolu gündeme gelir. Bu yolda:

  • Üretici, değerlendirme talebini kapsamı uygun kuruluşa yöneltir.
  • Ürünün temel karakteristikleri ve performans ölçüm yöntemi belirlenir.
  • Değerlendirme sonucuna dayanarak performans beyanı düzenlenir ve işaretleme yapılır.

Performans beyanının içeriğinin gerçeği yansıtmaması, yalnızca idari değil, malzemenin kullanıldığı yapıda ortaya çıkan zararlar bakımından hukuki sorumluluk da doğurabilir.

Piyasa Gözetimi Denetiminde Karşılaşılan Sonuçlar

Denetim sonucunda ürünün teknik düzenlemeye uygunsuz bulunması hâlinde, idare tarafından uygunsuzluğun giderilmesi, ürünün piyasadan çekilmesi ya da geri çağrılması gibi tedbirler ile idari para cezası uygulanabilir. Bu alanda ürün güvenliği ve teknik düzenlemelere ilişkin genel çerçeve kanun ile yönetmelik hükümleri birlikte uygulanır. Üreticinin savunması, çoğunlukla teknik dosyanın eksiksizliğine dayanır.

Teknik Dosya ve İzlenebilirlik

  1. Performans beyanı ve dayandığı değerlendirme/deney raporları.
  2. Fabrika üretim kontrolü kayıtları ve iç denetim tutanakları.
  3. Hammadde ve tedarikçi izlenebilirlik kayıtları.
  4. Görevlendirilmiş kuruluşla yapılan sözleşme ve yazışmalar.
  5. Parti/seri numarası bazında sevkiyat kayıtları.

Denetimde en sık yaşanan sorun, belgelerin var olmasına rağmen denetlenen parti ile eşleştirilememesidir; izlenebilirlik zinciri kopuksa belge tek başına savunma sağlamaz.

İdari İşleme İtiraz

Piyasadan çekme, geri çağırma veya para cezası içeren işlemler idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen dava açma süresinin, tedbir kararının tebliğinden itibaren işleyeceği gözetilmelidir. Ürünün piyasadan çekilmesi gibi işlemlerde, davanın açılmasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinin de değerlendirilmesi ticari zararı sınırlamak bakımından önem taşır.

Yukarıdaki açıklamalar genel bilgilendirme amaçlıdır; ürün grubu, kapsam ve denetim gerekçesi değiştikçe izlenecek yol da farklılaşacağından, somut dosyanızda teknik dosya ile hukuki değerlendirmenin birlikte yapılması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla