İçeriğe geç
AC

Kanun Yolu Değerlendirme Formları Yönetmeliği: Hâkim ve Savcı Değerlendirmesinde İtiraz Usulü

3 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 82 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Kanun yolu değerlendirme formları, bir hâkim ya da savcının verdiği kararların üst mercide nasıl sonuçlandığını kayıt altına alan ve mesleki değerlendirmede kullanılan belgelerdir. Bu formlar, ilgilinin terfi ve yükselme sürecini doğrudan etkileyebildiği için içeriğine yönelik itirazın usulü, sonucu belirleyen asıl unsurdur.

Formun Kişisel Sicilde Doğurduğu Etki

Değerlendirme, kararın bozulup bozulmadığından ibaret bir istatistik değildir; bozma sebebinin niteliği, kararı verenin hukuki takdiriyle ilgili olup olmadığı ayrı bir anlam taşır. Usule ilişkin teknik bir eksiklikle, hukuki nitelendirme hatası aynı ağırlıkta değerlendirilmemelidir; itirazın en güçlü dayanağı çoğunlukla bu ayrımdır.

İtiraz Edilirken Dikkat Edilecek Noktalar

  • Forma konu kararın gerçekten ilgiliye ait olup olmadığı (nöbet, tevzi ve devir hâlleri)
  • Bozma gerekçesinin forma doğru aktarılıp aktarılmadığı
  • Sonradan içtihat değişikliğine dayanan bozmaların ayrıca açıklanması
  • Aynı dosya için mükerrer kayıt bulunup bulunmadığı

Yazılı Açıklama Hakkının Kullanılması

İlgiliye kendi değerlendirmesine ilişkin açıklama yapma imkânı tanınması, savunma hakkının idari alandaki karşılığıdır. Bu aşamada yapılan yazılı açıklama, ileride idari yargıya taşınacak bir uyuşmazlıkta dosyanın çekirdeğini oluşturur; bu nedenle sözlü itirazla yetinilmemeli, açıklama dosyaya girmelidir.

İdari İşlem Niteliği ve Yargı Yolu

Değerlendirmeye dayanılarak tesis edilen terfi veya yükselme işlemleri idari işlem niteliğindedir. Bu işlemlere karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde dava açılabilir; dava süresi işlemin ilgiliye bildirildiği tarihten başlar. Hazırlık niteliğindeki bir ara işlem ile nihai işlem arasındaki ayrım gözden kaçırıldığında, dava erken açıldığı için incelenmeden reddedilebilir.

Bağımsızlık ile Denetim Arasındaki Denge

Hâkimin verdiği kararın sırf üst mercide farklı değerlendirilmesi, tek başına mesleki bir kusur göstergesi sayılamaz. Değerlendirme sisteminin yargı bağımsızlığını zedelememesi, gerekçelerin objektif ve ölçülebilir ölçütlere dayandırılmasını gerektirir. İtiraz dilekçelerinde bu ilkesel çerçevenin somut olayla bağlantısı kurulmalıdır.

Yukarıdaki değerlendirmeler genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel dosyanıza ilişkin adım atmadan önce belgelerin bir hukukçuyla birlikte incelenmesi uygun olacaktır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla