Bozok Üniversitesi bünyesinde kurulan iş sağlığı ve güvenliği ile meslek hastalıkları uygulama ve araştırma merkezine ilişkin yönetmelik, bir üniversite biriminin hangi çerçevede faaliyet göstereceğini belirleyen ikincil düzenlemedir. Bu tür yönetmelikler 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na dayanılarak çıkarılır ve merkezin amacını, organlarını, görev dağılımını düzenler. Aşağıda, bu düzenlemeyi okurken hangi noktaların hukuken önem taşıdığını sıralıyoruz.
Araştırma Merkezi Yönetmeliği Neyi Düzenler?
Uygulama ve araştırma merkezi yönetmelikleri tipik olarak dört blok halinde kurgulanır: amaç-kapsam-dayanak-tanımlar; merkezin faaliyet alanları; merkezin organları (müdür, yönetim kurulu, danışma kurulu) ve bu organların görevleri; son olarak personel ihtiyacı ve yürürlük hükümleri. Merkez tüzel kişiliğe sahip değildir; üniversite rektörlüğüne bağlı akademik bir birim olarak faaliyet gösterir. Bu ayrım, merkezin işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda husumetin kime yöneltileceği bakımından belirleyicidir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Alanının Özel Yönü
Bu merkezin konu alanı, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun uygulama pratiğiyle doğrudan temas eder. Merkez; eğitim, danışmanlık, bilimsel araştırma ve proje faaliyetleri yürütebilir. Ancak akademik bir merkezin faaliyeti ile mevzuatın yetkilendirdiği ortak sağlık ve güvenlik birimi ya da işyeri hekimliği/iş güvenliği uzmanlığı hizmeti birbirinden farklıdır. Bir merkezin dışarıya hizmet sunabilmesi için ilgili mevzuattaki yetkilendirme ve belgelendirme şartlarının ayrıca sağlanması gerekir; yönetmelikte sayılan faaliyet alanı tek başına bu yetkiyi doğurmaz.
Meslek Hastalığı Tespiti Nerede Yapılır?
Merkezin adında meslek hastalıkları geçmesi, hukuki anlamda meslek hastalığı tespitine yetkili olduğu anlamına gelmez. Sosyal güvenlik mevzuatı bakımından meslek hastalığının tespiti, 5510 sayılı Kanun çerçevesinde yetkili sağlık kuruluşlarının raporu ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun değerlendirmesiyle sonuçlanan ayrı bir süreçtir. Uyuşmazlık halinde ise iş mahkemesi görevlidir. Bu ayrımı gözden kaçırmak, çalışanın hak arama sürecinde zaman kaybına yol açan tipik hatalardandır.
Yönetmeliğe Karşı Hukuki Yol
Üniversite yönetmelikleri düzenleyici idari işlem niteliğindedir. Bu nedenle Resmî Gazete'de yayımlanmalarını izleyen süreçte idari yargıda iptal davasına konu edilebilirler. Düzenleyici işlemin uygulanması üzerine, hem düzenlemeye hem de uygulama işlemine birlikte dava açılması mümkündür. Görevli yargı yeri idari yargıdır; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda öngörülen dava açma süresi ve idareye başvuru yolları dikkatle hesaplanmalıdır. Merkezin bireysel işlemleri (örneğin bir eğitim başvurusunun reddi) ise ayrıca dava konusu yapılabilir.
Pratikte Nelere Dikkat Edilmeli
- Yönetmeliğin Resmî Gazete'de yayımlanan güncel metnini esas alın; sonradan yapılan değişiklikler faaliyet alanını genişletmiş veya daraltmış olabilir.
- Merkezin sunduğu hizmetin ücretli olması halinde döner sermaye mevzuatına uygunluğu ayrıca değerlendirin.
- Merkez organlarının görev süreleri ve karar yeter sayıları, alınan kararların geçerliliğini etkiler.
- Kişisel sağlık verisi işlenen faaliyetlerde 6698 sayılı Kanun'un özel nitelikli veri rejimi uygulanır.
Burada aktarılanlar mevzuatın genel yapısına ilişkin bilgilendirmedir. Somut bir başvuru, işlem ya da uyuşmazlıkta yönetmeliğin yürürlükteki metni ile dosyanızın özellikleri birlikte incelenmeli, gerektiğinde bir hukukçudan görüş alınmalıdır.