Üniversite bünyesinde kurulan uygulama ve araştırma merkezlerinin yönetmelikleri, merkezin amacını, faaliyet alanını ve organlarını belirleyen çerçeve metinlerdir. İntegratif tıp yöntemleri gibi hem sağlık hizmeti hem araştırma boyutu taşıyan bir merkezde, yönetmeliğin çizdiği faaliyet sınırı ile sağlık mevzuatının çizdiği sınırın örtüşmesi özel önem taşır.
Yönetmelik Ne Yapar, Ne Yapamaz?
Merkez yönetmelikleri, üniversitenin kendi iç örgütlenmesine ilişkin düzenleyici işlemlerdir ve kaynağını yükseköğretim mevzuatından alır. Bir merkezin yönetmelikte sayılan faaliyet alanı, o faaliyetin sağlık mevzuatı bakımından ayrıca gerektirdiği izin, ruhsat veya yetkilendirmenin yerine geçmez. Uygulamada en çok karşılaşılan yanılgı, yönetmelikte yazılı olmasının tek başına yeterli yetki sağladığı varsayımıdır.
Organlar ve Karar Alma Zinciri
Bu tip yönetmelikler tipik olarak üç organ öngörür ve ihtilaflar çoğu kez bu organların yetki sınırında doğar:
- Müdür: merkezin temsili ve günlük işleyişten sorumluluk.
- Yönetim kurulu: faaliyet ve proje kararları, çalışma programının onayı.
- Danışma kurulu: bağlayıcı olmayan görüş ve öneri işlevi.
Danışma kurulu görüşünün bağlayıcı sayılarak alınan bir karar ya da yönetim kurulu yetkisindeki bir işin tek başına müdür tarafından yapılması, işlemi yetki yönünden sakat hale getirebilir.
Personel ve Öğrenci Açısından Riskli Noktalar
Merkez faaliyetlerinde görevlendirilen akademik ve idari personelin asıl kadro görevleriyle ilişkisi, döner sermaye kapsamındaki işlerin ayrıştırılması ve öğrencilerin araştırmaya katılım koşulları netleştirilmelidir. Sağlık alanındaki uygulamalarda ayrıca aydınlatılmış onam ve etik kurul onayı süreçleri, kişisel verilerin işlenmesi bakımından da 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun sağlık verilerine ilişkin özel nitelikli veri rejimiyle birlikte ele alınmalıdır.
Yönetmelik veya Merkez İşlemine İtiraz
Merkezin bireysel işlemlerine (görevlendirme, faaliyet reddi, proje kabulünün geri alınması) karşı önce üniversite içindeki idari yol izlenir; sonuç alınamazsa idari yargıya başvurulur. Yönetmeliğin kendisinin hukuka aykırılığı iddiası ise düzenleyici işleme karşı iptal davası konusudur ve bu davada dayanılan üst norma aykırılığın somut maddelerle gösterilmesi beklenir. Her iki yolda da işlemin tebliğ ya da yayım tarihinin doğru saptanması, süre riskini yönetmenin ilk adımıdır.
Bu yazı yalnızca genel çerçeveyi anlatır. Merkezin kuruluş metni, üniversite senatosu kararları ve ilgili sağlık mevzuatı birlikte incelenmeden sonuç çıkarılmamalı; somut uyuşmazlıkta bir hukukçudan görüş alınmalıdır.