İçeriğe geç
AC

TÜRKAK Akreditasyon Kullanım Ücreti/Payına Dair Tebliğ (TÜRKAK: 2020/1) Rehberi: Ödeme Yükümlülüğü ve Uyuşmazlıklar

9 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 88 görüntülenme Son güncelleme: 20 Ağustos 2026

Türk Akreditasyon Kurumu tarafından uygulanacak akreditasyon kullanım ücreti veya payına dair tebliğ, akredite kuruluşların TÜRKAK'a yapacağı mali ödemenin esaslarını belirler. Akreditasyon, laboratuvarlar, muayene ve belgelendirme kuruluşları için faaliyetin sürdürülebilirliği bakımından belirleyici olduğundan, ücret yükümlülüğünün doğru hesaplanması operasyonel bir zorunluluktur.

Ücret Yükümlülüğünün Dayanağı

Tebliğ, kendi başına bir mali yükümlülük yaratan bağımsız bir kaynak değildir; dayandığı kanun ve kurumun kuruluş mevzuatı çerçevesinde ücretin hesaplanma yöntemini gösterir. Bu nedenle bir ödeme talebine itiraz edilirken, yalnızca tebliğ metni değil, tebliğin dayandığı üst norm da incelenmelidir.

Hesaplamada Sık Yaşanan Tartışmalar

  • Matraha hangi gelir kalemlerinin dâhil edileceği
  • Akreditasyon kapsamı dışındaki faaliyet gelirlerinin ayrıştırılması
  • Dönem içinde kapsam genişletilmesi halinde hesaplamanın bölünmesi
  • Beyanın süresinde verilmemesi nedeniyle re'sen değerlendirme yapılması

Bu tartışmaların büyük bölümü, kuruluşun muhasebe kayıtlarında akredite faaliyet gelirlerinin ayrı izlenmemesinden kaynaklanır. Gelir ayrıştırmasının kayıt düzeyinde yapılması, hem beyanın doğruluğu hem de olası bir incelemede ispat kolaylığı sağlar.

Ödeme Yapılmazsa Ne Olur?

Ödenmeyen tutar için gecikme zammı uygulanması ve kamu alacağı usulüyle takip söz konusu olabilir. Daha ağır sonuç ise akreditasyonun askıya alınmasıdır; bu durumda kuruluşun verdiği belgelerin geçerliliği tartışmaya açılır ve müşteri sözleşmeleri bakımından zincirleme zarar doğar. Bu nedenle ihtilaflı tutarlarda, itiraz yolunu kullanırken ödemenin ihtirazi kayıtla yapılıp yapılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

İtiraz ve Dava Yolu

Kurumun ödeme talebine karşı önce kuruma yazılı itirazda bulunulması, hesaplama hatalarının idari aşamada düzeltilmesi bakımından pratik bir yoldur. İtirazın reddi halinde, işlemin niteliğine göre idari yargıda iptal davası gündeme gelir ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki süreler işler. Dava dilekçesinde hesaplama hatası iddiası, mali tablolara dayalı somut bir karşı hesapla desteklenmelidir.

Kuruluşlar İçin Pratik Öneriler

  1. Akredite ve akredite olmayan faaliyet gelirlerini ayrı hesaplarda izleyin.
  2. Beyan dönemlerini kurumsal takvime işleyin.
  3. Kapsam değişikliklerini tarihiyle birlikte kayıt altına alın.
  4. İtiraz yazışmalarını kayıt numarasıyla arşivleyin.

Yukarıdaki değerlendirme genel bilgilendirme amacı taşır. Ücret hesaplamasına veya akreditasyonun askıya alınmasına ilişkin somut bir uyuşmazlıkta, tebliğin yürürlükteki metni ile kuruluşunuzun mali kayıtlarının birlikte incelenmesi ve uzman görüşü alınması gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla