Kayseri Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetmeliği, üniversite bünyesinde bu alanda eğitim ve araştırma faaliyeti yürütülmesinin çerçevesini kurar. Konunun pratik önemi, verilen eğitimin bir iş kazası sonrasında hangi hukuki değeri taşıyacağı sorusunda düğümlenir. İşveren açısından eğitim, yalnızca bir yükümlülük değil, aynı zamanda savunmanın temel dayanağıdır.
Eğitim Yükümlülüğünün Kaynağı
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverene çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verdirme yükümlülüğü getirir. Eğitimin kim tarafından, hangi kapsamda ve hangi sıklıkla verileceği ise ikincil düzenlemelerle belirlenir. Üniversite merkezleri bu ekosistemde eğitim sağlayıcı ve araştırma birimi olarak konumlanır; ancak eğitimin verilmiş olması tek başına işvereni sorumluluktan kurtarmaz.
İş Kazası Sonrası Sorulan Sorular
- Eğitim, kazaya konu işin gerçek riskini kapsıyor muydu?
- Kazaya karışan çalışan bu eğitime fiilen katıldı mı; katılım imzalı olarak belgelendi mi?
- Eğitim tarihi ile kaza tarihi arasında yenileme gerektiren bir süre geçmiş mi?
- İşin veya ekipmanın değişmesi üzerine ilave eğitim verilmiş mi?
- Eğitim dili ve içeriği, çalışanın anlayabileceği düzeyde miydi?
Bu sorulardan herhangi birine olumsuz cevap verilmesi, kâğıt üzerinde eksiksiz görünen bir eğitim dosyasını dahi işlevsiz kılabilir.
Belge Değil, İzlenebilir Kayıt
- Katılım listesinin ıslak veya güvenli elektronik imza ile alınması
- Eğitim programının konu başlıkları ve süreleriyle birlikte saklanması
- Eğiticinin niteliğini gösteren belgenin dosyada bulunması
- Uygulamalı eğitimlerde tatbikat kaydının ayrıca tutulması
- Yenileme takviminin çalışan bazında izlenmesi
Merkez Tarafından Verilen Eğitimde Kimin Sorumluluğu?
Eğitim hizmetinin dışarıdan alınması, işverenin gözetim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ancak eğitim içeriğinin mevzuata aykırı veya eksik olması halinde, hizmet sağlayıcıya karşı sözleşmesel talepler gündeme gelebilir. Bunun için hizmet sözleşmesinde eğitimin kapsamı ve mevzuata uygunluk taahhüdünün açıkça yazılı olması gerekir.
Çalışan Açısından Bakış
Çalışan, kendisine gerekli eğitimin verilmediğini ileri sürüyorsa, bunun ispatı büyük ölçüde işverenin elindeki kayıtlar üzerinden yapılır. Kayıt tutma yükümlülüğü işverende olduğundan, kaydın yokluğu genellikle işveren aleyhine yorumlanır.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. İş kazası ve idari yaptırım süreçlerinde süreler kısa ve deliller çabuk kaybolur nitelikte olduğundan, olayın hemen ardından hukuki değerlendirme alınması önerilir.