Aşağı Kaleköy Barajı ve hidroelektrik santralinin yapımı amacıyla Bingöl ilinde yer alan bazı taşınmazların Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından acele kamulaştırılmasına ilişkin 3695 sayılı karar, enerji üretim yatırımlarında görülen özel bir yapıyı gündeme getirir. Burada kamulaştırmayı yürüten kurum düzenleyici bir otoritedir; yatırımı gerçekleştiren ise üretim faaliyetini yürüten şirket olabilir. Bu ayrım, malikin muhatabını ve ileri süreceği iddiaları belirlediği için sürecin en başında anlaşılmalıdır.
Yetki zinciri: kim kamulaştırıyor, kim yararlanıyor?
Enerji yatırımlarında kamulaştırma işlemleri, üretim lisansına dayanan bir yatırımın gerçekleştirilmesi amacıyla yürütülür. Kararda kamulaştırmayı yapacak kurum gösterilirken, taşınmazın fiilen kullanımı santral yatırımına bağlanır. Malik açısından bu, iki soruyu doğurur: işlemin dayanağı olan kamu yararı kararı usulüne uygun mu, ve taşınmaz hangi amaçla, hangi sınırlar içinde kullanılacak? Bu sorular cevaplanmadan ne bedel tartışması ne de iptal talebi doğru kurgulanabilir.
Kamu yararı ve aceleliğin denetimi
Acele kamulaştırma, olağan usulün istisnasıdır ve ivediliği haklı kılan bir gerekçeye dayanması beklenir. Malikin bu noktada ileri sürebileceği iddialar tipik olarak şu başlıklarda toplanır:
- Aceleliği gerektiren somut bir durumun bulunmaması
- Kamulaştırılan alanın projenin ihtiyacını aşacak genişlikte belirlenmesi
- Daha az zarar doğuracak bir güzergâh veya alternatifin değerlendirilmemesi
- Kararın kapsamı ile sahadaki uygulamanın örtüşmemesi
Bedel, ödeme ve güvence
Acele kamulaştırmada idare, mahkemece belirlenen bedeli bloke ettirdikten sonra taşınmaza el koyabilir. Malik için burada iki kritik nokta vardır. İlki, ilk aşamada belirlenen bedelin geçici olduğunu ve bedel tespiti yargılamasında yeniden ele alındığını bilmektir. İkincisi, blokenin doğru kişiler adına ve doğru pay oranlarıyla yapıldığını kontrol etmektir. Paydaş sayısının fazla olduğu ya da intikalin tamamlanmadığı dosyalarda bedele erişim, süreçten çok daha uzun sürebilir.
Paralel yürüyen süreçleri gözden kaçırmamak
- Enerji yatırımlarında çevresel değerlendirme ve izin süreçleri, kamulaştırmadan ayrı bir hat izler; itirazlarınız varsa bunları kendi usulünde ileri sürmeniz gerekir.
- Su kullanımına, mera veya orman vasfına ilişkin tespitler taşınmazın niteliğini ve bedelini etkiler.
- Göl alanında kalan yerleşim ve kullanım alanlarında taşınma ve nakil süreçleri ayrıca planlanmalıdır.
- Her hat için başvuru ve dava sürelerini ayrı ayrı takvime işleyin; birinde geçen süre diğerini kurtarmaz.
Sahada yapılması gereken tespit
El koyma başlamadan önce taşınmazın mevcut durumunun kayda geçirilmesi, sonradan yapılacak her tartışmanın temelidir. Ağaç ve ürün durumu, yapılar, su kaynakları, ulaşım yolları ve komşu parsellerle ilişki tarihli görüntülerle ve mümkünse resmi tespitle belgelenmelidir. Saha bir kez değiştiğinde eski durumu kanıtlamak son derece güçleşir.
Bu açıklamalar genel niteliktedir ve somut dosyanızın yerine geçmez. Enerji yatırımlarına bağlı kamulaştırmalarda birden çok süreç eşzamanlı yürüdüğünden, adımlarınızı bir hukukçuyla planlamanız isabetli olacaktır.