Nükleer tıp birimleri, hem sağlık hizmeti mevzuatına hem de radyasyon güvenliği rejimine aynı anda tabidir. Bu ikili yapı, uygulamada en çok karıştırılan noktadır: Sağlık Bakanlığı tarafından verilen faaliyet izni ile Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından verilen lisans birbirinin yerine geçmez. Bu rehber, nükleer tıp hizmetleri alanında çalışan sağlık kuruluşlarının karşılaştığı izin, personel ve denetim uyuşmazlıklarını ele alır.
İki Ayrı İzin Rejimi Neden Önemli?
Radyoaktif madde bulunduran ve uygulayan bir birimde, tıbbi cihaz ve tesis izni ayrı, radyasyon kaynağının bulundurulması ve kullanılmasına ilişkin lisans ayrıdır. Kuruluşlar çoğu zaman birini yenilerken diğerinin süresini gözden kaçırır. Süresi dolmuş bir radyasyon lisansı ile faaliyete devam edilmesi, sağlık izni geçerli olsa dahi idari yaptırım sebebidir.
Personel Yeterliliği ve Sorumluluk Zinciri
Nükleer tıp uygulamalarında hekim, medikal fizik uzmanı ve radyasyon görevlisi rolleri farklı sorumluluklar doğurur. Uyuşmazlıklarda ilk sorulan soru, işlemin yetkili personel tarafından ve kayıt altına alınarak yapılıp yapılmadığıdır. Personelin doz takip kartlarının düzenli tutulmaması, hem işçi sağlığı hem de idari denetim yönünden aleyhe delil üretir.
Hasta Doz Kaydı ve Aydınlatılmış Onam
- Uygulanan radyofarmasötiğin cinsi ve aktivite miktarının hasta dosyasına işlenmesi
- Gebelik ve emzirme durumuna ilişkin sorgulamanın belgelenmesi
- İşlem sonrası hastaya verilen korunma talimatlarının yazılı hâle getirilmesi
- Onam metninin, işlemin radyasyon içerdiğini açıkça belirtmesi
Bir tazminat davasında bu kayıtların eksikliği, kusurun ispatını kolaylaştırdığı için kuruluş aleyhine sonuç doğurabilir.
Denetim Tutanağına Karşı Ne Yapılmalı?
Denetim sırasında düzenlenen tutanağa yerinde şerh düşmek, sonraki aşamaların en kritik adımıdır. Tutanağı imzalamamak eksikliği ortadan kaldırmaz; buna karşılık itiraz kaydı, idari işlemin dayanağını tartışmaya açar. Verilen idari para cezası veya faaliyet durdurma kararına karşı idari yargı yolu işletilirken, İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki dava açma süresine dikkat edilmelidir. Sürenin, tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başladığı unutulmamalıdır.
Atık ve Kayıt Yönetiminde Sık Yapılan Hatalar
- Bekletme tanklarındaki atığın çıkış ölçümünün kayıtsız yapılması
- Kaynak devir ve iade işlemlerinin belgelenmemesi
- Cihaz kalibrasyon raporlarının denetim anında sunulamaması
Bu üç eksik, çoğu denetim raporunda birlikte görülür ve tek başına düzeltilebilir olsa da bir arada bulunduğunda ağırlaştırıcı değerlendirilir.
Buradaki açıklamalar yol gösterici nitelikte olup her kuruluşun ruhsat durumu, cihaz envanteri ve denetim geçmişi farklıdır. Somut bir denetim raporu veya yaptırım söz konusuysa dosyanın bir hukukçu ile birlikte incelenmesinde yarar vardır.