İçeriğe geç
AC

TÜRKAK Akreditasyon Kullanım Ücreti/Payı Tebliği: Ödeme Yükümlülüğü ve İtiraz Yolu

13 Mayıs 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 21 Ağustos 2026

Akredite kuruluşlar bakımından akreditasyon markasının kullanımı, yalnızca teknik bir yetkinlik meselesi değil; aynı zamanda düzenli bir mali yükümlülük doğuran bir ilişkidir. Türk Akreditasyon Kurumu tarafından uygulanan akreditasyon kullanım ücreti/payına dair düzenleme, bu yükümlülüğün hesaplanma esasını, tahakkuk ve tahsil düzenini belirler. Aşağıda konu, uygulamada en çok sorun çıkaran noktalar üzerinden ele alınmıştır.

Ücret/Pay Yükümlülüğü Kime Doğar?

Yükümlülük, akreditasyon kapsamındaki faaliyeti fiilen yürüten kuruluşa aittir. Bu nedenle şirket birleşmesi, tür değişikliği veya kapsam devri hâllerinde yükümlünün kim olduğu sorusu, tahakkukun geçerliliği yönünden ilk incelenecek başlıktır. Kapsam daraltma talebi işleme alınmadan yapılan beyanların, ilgili dönem yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmadığı unutulmamalıdır.

Beyan ve Hesap Esasının Doğru Kurulması

Uyuşmazlıkların önemli kısmı, matrahın hangi faaliyet gelirine göre kurulacağından çıkar. Kuruluşun akreditasyon kapsamı dışındaki hizmet gelirlerini ayrıştıramaması, fazla tahakkukun temel sebebidir.

  • Akredite kapsamdaki hizmetler ile kapsam dışı hizmetlerin muhasebesel olarak ayrı izlenmesi
  • Beyan döneminin, mali müşavir kayıtlarıyla birebir örtüşmesi
  • İptal/iade edilen hizmet bedellerinin belgeye bağlanması

Tahakkuka Karşı Ne Yapılabilir?

Kurum işlemleri idari nitelikte olduğundan, hatalı bulunan tahakkuka karşı önce ilgili idareye başvurularak düzeltme istenebilir. Bu yol sonuçsuz kalırsa, İdari Yargılama Usulü Kanunu çerçevesinde idari yargıya başvurulması gündeme gelir. Burada kritik olan, dava açma süresinin işlemin tebliğinden itibaren işlemeye başlaması ve idareye yapılan başvurunun süreye etkisinin doğru hesaplanmasıdır. Süreyi durdurduğu varsayılan yazışmalar, çoğu zaman sadece bilgi talebidir.

Gecikmenin Doğurduğu İkincil Sonuçlar

Ödenmeyen ücret/pay yalnızca alacak sorunu yaratmaz; akreditasyonun askıya alınması ya da yenilenmemesi gibi faaliyeti doğrudan durduran sonuçlar da doğurabilir. Bu nedenle ihtilaflı dönem ödemesinin ihtirazi kayıtla yapılıp yapılmayacağı, ticari devamlılık ile hukuki iddiayı birlikte gözeten bir tercihtir.

Dosya Hazırlığında Somut Kontroller

  1. Tebligat tarihini gösteren belgeyi (posta/KEP kaydı) ayrı saklayın.
  2. Tahakkuk yazısındaki dönem ve kapsam bilgisinin akreditasyon sertifikanızla uyumunu karşılaştırın.
  3. İtiraz dilekçesinde matrah hatasını rakamsal tabloyla gösterin; genel itiraz ifadeleri sonuç doğurmaz.
  4. Kapsam değişikliği talepleriniz varsa başvuru ve cevap yazışmalarını kronolojik ekleyin.

Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi tanıtmak içindir. Akreditasyon kapsamınız, faaliyet gelirlerinizin yapısı ve tebligat tarihleri dosyadan dosyaya değiştiğinden, itiraz veya dava kararı vermeden önce güncel metin üzerinden hukuki değerlendirme yaptırmanız yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla