İçeriğe geç
AC

4072 Sayılı Kanun: Hazine Adına Tescil Edilen Miktar Fazlalıklarının Devrinde Kayıt İncelemesi ve Dava Ayrımı

15 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

4072 sayılı mülga 2613 ve 766 sayılı kanunlarla Hazine adına tescil edilen miktar fazlalıklarının ilgililerine devrine dair Kanun, kadastro çalışmaları sırasında ortaya çıkan yüzölçümü fazlalıklarının Hazine adına tescil edildiği durumlarda, bu fazlalığın belirli koşullarla ilgilisine devrini düzenler. Konu teknik görünse de sonucu doğrudan mülkiyet alanını ilgilendirir. Bu rehber, miktar fazlalığı dosyalarında izlenmesi gereken inceleme sırasını anlatır.

Miktar Fazlalığı Nasıl Doğar?

Eski tapu kayıtlarında yüzölçümü, sınır tarifleriyle ve o dönemin ölçüm imkânlarıyla belirlenmiştir. Kadastro yapıldığında parselin gerçek yüzölçümü, kayıtta yazılı miktardan fazla çıkabilir. Mülga 2613 ve 766 sayılı kanunların uygulandığı dönemde bu fazlalık Hazine adına tescil edilmiş; 4072 sayılı Kanun ise belirli hallerde bu fazlalığın ilgilisine devrine imkân tanımıştır. Dolayısıyla dosyanın merkezinde iki sayı vardır: kayıtta yazılı miktar ve kadastro sonucu ölçülen miktar.

İnceleme Sırası: Hangi Belgeye Önce Bakılır?

Bu dosyalarda sırayı bozmak zaman kaybettirir. İzlenmesi gereken düzen şudur:

  • Kadastro öncesi tapu kaydı ve dayanak belgeleri, yani kayıtta yazılı yüzölçümü
  • Kadastro tutanağı ve tespit sırasında düşülen şerhler
  • Fazlalığın Hazine adına hangi kanun uyarınca tescil edildiğinin belirlenmesi
  • Güncel tapu kaydı, pafta ve varsa ifraz-tevhit işlemleri

Kimin Talep Hakkı Var?

Devir talebinin muhatabı olacak kişi, kayıt malikinin kendisi olabileceği gibi ondan hak sahibi olan mirasçılar veya sonraki malikler de olabilir. Bu noktada mirasçılık belgesi ve devir zincirinin eksiksiz gösterilmesi şarttır. Zincirdeki bir halkanın belgelenememesi, esasa ilişkin haklı bir talebin usulden akamete uğramasına yol açar.

İki Ayrı Yol: İdari Talep ve Tapu İptali Davası

Bu alanda en kritik ayrım, izlenecek yolun seçimidir. Kanun kapsamında devir talebi idareye yapılır ve reddi halinde idari yargı gündeme gelir. Buna karşılık kadastro tespitinin yanlış olduğu, sınırın hatalı çizildiği veya tescilin dayanaksız olduğu iddiası, tapu iptali ve tescil talebiyle adliye mahkemelerinde ileri sürülür. Aynı dosyada her iki iddia bulunuyorsa, hangisinin öncelikli olduğu baştan kararlaştırılmalıdır; aksi halde iki yol arasında salınırken süreler tükenir.

Bilirkişi ve Keşif Hazırlığı

Miktar fazlalığı uyuşmazlıklarında hüküm, fen bilirkişisi raporuna büyük ölçüde dayanır. Bu nedenle keşif öncesi hazırlık, davanın kendisi kadar önemlidir:

  1. Kayıt ve pafta örneklerinin güncel ve okunabilir biçimde dosyada bulunması
  2. Sınır iddiasını destekleyen fiilî işaretlerin, duvar, hendek veya ağaç sıralarının tespiti
  3. Komşu parsellerin kayıtlarının da temin edilmesi
  4. Rapora karşı itirazın süresinde ve teknik gerekçeyle sunulması

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve her parsele aynı şekilde uygulanamaz. Miktar fazlalığı dosyalarında sonucu kayıt geçmişi ve teknik ölçüm belirlediği için, tapu ve kadastro evrakınızla birlikte profesyonel destek almanız önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla