İçeriğe geç
AC

6015 Sayılı Kanun: Devlet Desteklerinde Bildirim Yükümlülüğü ve Geri Alma Riski

17 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 76 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

Devlet Desteklerinin İzlenmesi ve Denetlenmesi Hakkında 6015 sayılı Kanun, kamu kaynağından sağlanan desteklerin rekabet koşullarını bozmayacak biçimde verilmesini ve izlenmesini amaçlar. Destekten yararlanan işletme açısından bu düzenlemenin asıl sonucu, alınan desteğin sonradan sorgulanabilir olmasıdır. Bu rehber, konuyu destek alan tarafın uyum ve kayıt yükümlülüğü açısından ele alır.

Destek Kavramının Genişliği

Devlet desteği yalnızca doğrudan nakit ödemeyi kapsamaz. Vergi indirimi, faiz desteği, arsa tahsisi, garanti verilmesi veya piyasa koşullarının altında sağlanan hizmetler de bu kapsamda değerlendirilebilir. İşletmelerin karşılaştığı ilk hata, nakit ödeme almadıkları için düzenlemenin kendilerini ilgilendirmediğini varsaymalarıdır.

Bildirim ve Uygunluk Aşaması

Destek programlarının izlenmesi, esas olarak desteği veren kurumun yükümlülüğüdür. Ancak destekten yararlanan işletme, verdiği bilgi ve belgelerin doğruluğundan sorumludur. Başvuruda beyan edilen yatırım tutarı, istihdam taahhüdü veya kapasite bilgisi ile fiilî durum arasındaki fark, sonraki denetimde en çok üzerinde durulan konudur.

Geri Alma Riskini Doğuran Durumlar

  • Başvuruda gerçeğe aykırı veya eksik bilgi verilmesi
  • Taahhüt edilen istihdam veya yatırımın süresi içinde gerçekleştirilmemesi
  • Desteğin tahsis amacı dışında kullanılması
  • Aynı harcama için birden fazla destekten yararlanılması
  • Destek koşullarındaki değişikliğin kuruma bildirilmemesi

İnceleme Başladığında Yapılacaklar

Bir destek hakkında inceleme başlatıldığında, işletmenin ilk yapması gereken desteğin dayanağını oluşturan başvuru dosyasını ve sonrasındaki tüm yazışmaları kronolojik olarak bir araya getirmektir. Savunma, taahhüdün yerine getirilip getirilmediğini belgeye dayalı olarak göstermelidir. Taahhüt kısmen gerçekleşmişse, gerçekleşen kısmın ayrıca ortaya konması, geri alınacak tutarın sınırlandırılması bakımından önemlidir.

Mücbir Sebep ve Süre Uzatımı

Taahhüdün yerine getirilememesinde deprem, yangın veya benzeri olağanüstü bir neden etkiliyse, bu durumun zamanında ve belgeyle bildirilmesi gerekir. Olay geçtikten uzun süre sonra ileri sürülen mücbir sebep iddiaları çoğu zaman kabul görmez. Bu nedenle olayın gerçekleştiği anda resmî kayıt oluşturulması ve kuruma yazılı başvuru yapılması önerilir.

Geri Alma Kararına İtiraz

Desteğin geri alınmasına ilişkin işlem idari nitelikte olduğundan, işleme karşı süresi içinde idari yargıda dava açılabilir. Dava dilekçesinde asıl tutar ile faiz ve varsa cezai unsurun ayrı ayrı tartışılması gerekir. Ayrıca geri alma işleminin dayandığı tespitlerin hangi belgeye dayandığı açıkça sorgulanmalıdır.

Bu metin genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Destek programlarının koşulları programdan programa değiştiğinden, geri alma iddiasıyla karşılaşan işletmelerin kendi başvuru dosyaları üzerinden hukuki değerlendirme yaptırması yerinde olur.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla