İçeriğe geç
AC

6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu: Kaçak Kullanım İddiası ve EPDK Yaptırımlarına Karşı Yol Haritası

18 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 77 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, üretimden dağıtıma kadar elektrik piyasasındaki faaliyetlerin çerçevesini çizer. Uygulamada bu Kanun, hem lisanslı şirketlerin idari yaptırım süreçlerinde hem de tüketicilerin kaçak ya da usulsüz kullanım iddiasıyla karşılaştığı dosyalarda gündeme gelmektedir.

Piyasa Faaliyetleri ve Lisans Rejimi

Kanun, piyasada faaliyet gösterebilmeyi kural olarak lisans alınmasına bağlar ve belirli kapasitedeki üretim tesisleri için muafiyet imkânı tanır. Lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler bakımından bağlantı anlaşması, çağrı mektubu ve ihtiyaç fazlasının değerlendirilmesi başlıkları öne çıkar. Bu alandaki uyuşmazlıkların önemli bölümü, başvuru sırasında sunulan belgelerin eksikliği ve süresi içinde tamamlanmamasından doğar.

Kaçak ve Usulsüz Kullanım İddiasında Savunma

Abone hakkında düzenlenen kaçak elektrik tutanakları, hem alacak talebine hem de duruma göre cezai sürece dayanak yapılır. Bu dosyalarda incelenmesi gereken noktalar şunlardır:

  • Tutanağın düzenlenme usulü, tutanakta imzası bulunan kişilerin sıfatı ve abonenin hazır bulunup bulunmadığı.
  • Sayaç sökme ve mühürleme işlemlerinin kayda alınıp alınmadığı.
  • Sayacın laboratuvar incelemesine gönderilip gönderilmediği ve rapor sonucunun tebliği.
  • Tahakkuk ettirilen tüketim miktarının hangi döneme ve hangi hesaplama yöntemine göre bulunduğu.
  • Aboneliğin kim adına olduğu; taşınmazı sonradan devralan kişiye önceki döneme ilişkin tahakkuk çıkarılıp çıkarılmadığı.

İdari Para Cezalarına Karşı Başvuru

Düzenleyici kurumca uygulanan idari yaptırımlar idari işlem niteliğindedir ve bunlara karşı idari yargı yoluna gidilir. Burada en sık yapılan hata, ceza yazısına cevap yazarak yazışmayı sürdürmek ve bu arada dava açma süresini tüketmektir. Yazışma, kural olarak dava süresini durdurmaz. Bu nedenle tebliğ tarihi kayda alınmalı ve süreler baştan takvime işlenmelidir.

Abonelik ve Faturaya İlişkin Uyuşmazlıklar

Fatura itirazları, güvence bedeli iadesi, sayaç değişimi ve kesinti nedeniyle uğranılan zararlar tüketici bakımından ayrı bir başlık oluşturur. Bu tür taleplerde önce dağıtım veya tedarik şirketine yazılı başvuru yapılması, ardından uyuşmazlığın niteliğine göre tüketici hakem heyeti ya da mahkeme yoluna gidilmesi izlenir. Yazılı başvurunun kayıt altına alınması, sonraki aşamanın temelini oluşturur.

Kesinti ve Zarar Talepleri

Uzun süreli veya tekrarlayan kesintiler nedeniyle işletmelerde üretim kaybı, soğuk zincir bozulması gibi zararlar ortaya çıkabilir. Bu taleplerde kesintinin tarih ve süresinin resmi kayıtla ispatı ile zararın miktarının belgelenmesi ayrı ayrı gereklidir. Zararın oluştuğu an tespit ettirilmediğinde, sonradan yapılan hesaplamalar tartışmalı hale gelir.

Yukarıdaki bilgiler genel çerçeveyi tanıtmak içindir. Elinizdeki tutanak, ceza yazısı veya fatura itirazı bakımından atılacak adım, belgelerin ve tarihlerin incelenmesiyle belirlenmelidir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla