İdari işlemin iptali için öngörülen 60 günlük genel dava süresi, İYUK uygulamasının en katı kurallarından biridir. Süre geçtikten sonra işlem ne kadar hukuka aykırı olursa olsun mahkeme esasa giremez. Bu nedenle iptal davası hazırlığında yapılacak ilk iş, iddiaları yazmak değil süre risklerini tek tek elemektir. Aşağıdaki kontrol listesi, VUK ve 6183 sayılı Kanun uygulamasından doğan işlemleri de kapsayacak şekilde kurulmuştur.
1. Sürenin Başladığı Anı Doğru Belirleyin
Süre, işlemin yazılı bildiriminden itibaren işler. Bu nedenle dosyada bulunması gereken ilk belge tebligat parçasıdır. İşlemden haberdar olma ile usulüne uygun tebliğ birbirinden ayrı tutulmalı; ilan yoluyla duyurulan işlemlerde ilan tarihi ve varsa ayrıca tebliğ tarihi birlikte not edilmelidir.
2. Süreyi Etkileyen Başvuruları Ayırt Edin
- İdareye yapılan düzeltme veya kaldırma başvurusunun süreye etkisi ayrıca değerlendirilir.
- Yanlış mercie yapılan başvuru, çoğu halde kaybedilen süreyi geri getirmez.
- Adli tatil ve son günün resmî tatile denk gelmesi durumu takvimde işaretlenir.
- Zımni ret ihtimali varsa, cevap beklenen sürenin bitiş günü ayrı bir uyarıya bağlanır.
3. Dava Dilekçesini Göndermeden Önceki Son Bakış
- Davalı idare, işlemi gerçekten tesis eden birim olarak yazıldı mı?
- İşlem tarihi, sayısı ve tebliğ tarihi dilekçede birlikte yer alıyor mu?
- Yürütmeyi durdurma talebi gerekiyorsa dilekçeye eklendi mi?
- Harç ve posta gideri eksikliği nedeniyle işlemden kalkma riski kapatıldı mı?
- İşlem birden çok kişiyi ilgilendiriyorsa ayrı dava zorunluluğu kontrol edildi mi?
4. Uzlaşma Görüşmesi Sürerken Takvimi Bırakmayın
İdari çözüm arayışı ile dava hazırlığı aynı anda yürütülmelidir. Görüşme olumlu sonuçlanmadığında elde kalan tek şey takvim olur; bu yüzden uzlaşma dosyası ile dava dosyası ayrı ayrı hazır tutulmalı, dava dilekçesi görüşme sonucunu bekleyecek şekilde tamamlanmış olmalıdır. Tahsil işlemleri hızla ilerleyen dosyalarda ise geçici koruma talebinin zamanlaması, uzlaşma tercihinden bağımsız planlanır.
5. Ret Halinde İkinci Aşama
Ret kararı geldiğinde ilk yapılacak iş, ret gerekçesinin usul mü esas mı olduğunu ayırmaktır. Usul nedeniyle verilen ret, çoğu zaman farklı bir kurguyla yeniden ele alınabilecek bir sonuçtur; esasa ilişkin ret ise kanun yolu değerlendirmesini gerektirir.
Bu liste genel bir yol göstericidir. Her işlemin kendi bildirim rejimi ve özel süresi bulunabileceğinden, takvim hesabını dosyanın belgeleri üzerinden bir hukukçuyla doğrulamak isabetli olur.