İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Süre Hesabı: Otuz Günlük Riski Yönetmek

15 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 74 görüntülenme Son güncelleme: 10 Ağustos 2026

İdarenin işlem veya eyleminden doğan zararın tazmini için açılan tam yargı davasında dosyayı en çok zorlayan konu, zararın miktarı değil sürenin başlangıcıdır. İYUK farklı ihtimaller için farklı başlangıç anları ve farklı süreler öngörür; vergi uyuşmazlıklarında ise VUK ve 6183 sayılı Kanun ayrı bir takvim yaratır. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce takvimin kurulması gerekir.

Sürenin Başlangıcı: Üç Farklı İhtimal

Zarar bir idari işlemden doğuyorsa süre, işlemin yazılı bildiriminden itibaren işler. Zarar idari eylemden doğuyorsa önce idareye başvurulması gereken bir ön aşama vardır ve süre, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihe bağlanır. Zararın sonradan ortaya çıktığı hâllerde ise öğrenme anı belirleyici olur; bu anın belgeyle desteklenmesi, süre itirazına karşı en güçlü savunmadır.

Otuz Gün mü, Altmış Gün mü?

İYUK'ta genel dava açma süresi, vergi mahkemelerinde otuz gün, idare mahkemelerinde altmış gündür. Özel kanunlarda bunlardan farklı süreler öngörülebilir ve bu durumda özel süre uygulanır. Uygulamadaki hata, her idari uyuşmazlık için tek bir süre ezberiyle hareket edilmesidir. Tebliğ edilen kararın altındaki bilgilendirme notu ile ilgili özel kanun birlikte okunmalıdır.

İdareye Başvuru Yolu ve Sürenin Durması

  1. İdari işleme karşı üst makama veya işlemi yapan makama başvurulabilir.
  2. Bu başvuru, dava açma süresini durdurur; ancak cevap ya da cevap verilmemesi hâlinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder.
  3. İdari eylemden doğan zararlarda ise başvuru bir dava şartı niteliği taşır.
  4. Cevap verilmemesi de bir sonuç doğurur; sessizlik, sürenin sonsuza kadar beklenebileceği anlamına gelmez.

İptal ve Tam Yargı Birlikte Açılabilir mi?

İşlemin hukuka aykırılığı ile zararın tazmini çoğu zaman aynı olgudan doğar. Bu ikisi birlikte veya iptal davasının sonucuna göre ayrı ayrı ileri sürülebilir. Yalnızca tazminat talep edip işlemin iptalini istememek, bazı dosyalarda hukuka aykırılığın ayrıca tartışılmasını gerektirir; bu tercih, ispat yükünü etkileyeceği için baştan bilinçli yapılmalıdır.

Görevli Yargı Yeri Tartışması

Kamu hizmetinin yürütülmesinden doğan zararlarda idari yargı görevli iken, aynı olayın bazı görünümleri adli yargıyı ilgilendirebilir. Görevsiz yargı yerinde geçen süre, çoğu durumda telafi edilse de dosyayı aylarca geciktirir ve ıslah, faiz başlangıcı gibi başlıklarda yeni tartışmalar doğurur. Dilekçe hazırlanırken bu ayrımın gerekçeli biçimde kurulması gerekir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; işlemin türü, tebliğ tarihi ve uygulanacak özel kanun süreyi tümüyle değiştirebilir. Elinizde tebliğ edilmiş bir karar varsa değerlendirmeyi ertelememeniz önerilir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla