İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi, idari yargıda tam yargı davası ile istenir. İdari Yargılama Usulü Kanunu bu davayı sıkı süre kurallarına bağlamıştır; Vergi Usul Kanunu ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki işlemlerde ise ayrıca özel süreler devreye girer. Dosyaların önemli bir kısmı esasa girilmeden, süre veya zararın belgelenememesi nedeniyle sonuçlanır.
Sürenin Başlangıcını Doğru Saptamak
Bir idari işleme dayanan tam yargı davasında süre, kural olarak işlemin yazılı bildirimiyle başlar. İdari eylemlerden doğan zararlarda ise başlangıç, zararın ve eylemin öğrenildiği tarihe bağlanır ve önce idareye başvurulması gerekir. Genel dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gün iken vergi mahkemelerinde kural olarak otuz gündür; ödeme emri gibi bazı işlemler için mevzuatta daha kısa özel süreler öngörülmüştür. Hangi sürenin uygulanacağı, dosyanın ilk gününde yazılı olarak tespit edilmelidir.
Zararı Kalemlere Bölmek
Tam yargı davasında talep, toplu bir rakam olarak değil kalem kalem kurulduğunda güçlenir. Her kalemin ayrı belgesi olmalıdır:
- Fiili harcamalar: fatura, makbuz, ödeme dekontu
- Gelir kaybı: gelir belgesi, muhasebe kayıtları, faaliyetin durduğu döneme ilişkin belgeler
- Bedensel zarar iddiasında sağlık kayıtları ve rapor
- Manevi zarar bakımından olayın kapsamını ve etkisini gösteren kayıtlar
- Zararın idarenin işlem veya eylemiyle bağını kuran resmî yazışmalar
İdareye Başvurunun Süreye Etkisi
İdareye yapılan başvuru, çoğu durumda dava açma süresini durdurucu ya da yeniden başlatıcı bir işlev görür; ancak bu etkinin doğması için başvurunun süresinde ve doğru makama yapılmış olması gerekir. Yetkisiz bir birime verilen dilekçe, cevapsız kaldığında hak arayanı beklenmedik bir sürprizle karşılaştırabilir. Bu nedenle başvuru dilekçesinin havale kaydı, gönderim belgesi ve varsa cevap yazısı aynı klasörde tutulmalıdır.
İptal Davasıyla Birlikte Yürütmek
Zararın kaynağı bir idari işlemse, iptal ve tam yargı taleplerinin birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı ileri sürüleceği stratejik bir tercihtir. İptal davasının sonucu, tazminat talebinin dayanağını güçlendirebilir; ancak bekleme süresi zararın büyümesine yol açabilir. Bu tercihin dosyadaki zarar kalemlerine ve delil durumuna göre yapılması gerekir.
Bilgilendirme
Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir. İşlemin türü, idarenin statüsü ve zararın doğuş biçimi uygulanacak süreyi ve usulü değiştirebileceğinden, tarihleri kaçırmamak için dosyanın erken aşamada bir hukukçuyla değerlendirilmesi önerilir.