İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle malvarlığında veya kişilik değerlerinde zarar gören kişinin başvuracağı yol tam yargı davasıdır. Bu davada asıl zorluk hukuka aykırılığı anlatmak değil, zararı ölçülebilir biçimde ortaya koymak ve altmış günlük dava açma süresini doğru noktadan başlatmaktır. Aşağıdaki değerlendirme, idari yargıya gitmeden önce dosyadaki riskleri tek tek eleyebilmek için hazırlanmıştır.
Zararı Kalem Kalem Ayrıştırın
Tam yargı davasında toplu bir rakam yazmak, çoğu zaman dosyanın en zayıf noktasıdır. Zarar; fiili zarar, yoksun kalınan kazanç ve manevi zarar olarak ayrıştırılmalı, her kalem kendi belgesine bağlanmalıdır. Fatura, ödeme dekontu, hasar tespit tutanağı, sağlık raporu ve kazanç kaybını gösteren kayıtlar aynı dosya altında toplandığında, bilirkişi incelemesinde tartışılacak alan daralır.
Altmış Gün Nereden İşlemeye Başlar
İYUK ekseninde dava açma süresi bakımından belirleyici olan, zararın öğrenildiği veya idari işlemin ilgiliye tebliğ edildiği andır. Uygulamada en sık düşülen hata, süreyi olayın yaşandığı günden değil, kişinin işlemi geç öğrendiği tarihten saydığını varsaymak ve bunu belgeyle destekleyememektir. Tebligat zarfı, elektronik bildirim kaydı ve idareye yapılan yazılı başvurunun cevabı, süre tartışmasında tek dayanaktır.
İdareye Başvuru ile Doğrudan Dava Arasındaki Tercih
Zarar gören kişi, dava açmadan önce idareye başvurup talebini yazılı olarak iletebilir. Bu yol, kimi dosyada uyuşmazlığı yargı önüne taşımadan çözerken, kimi dosyada süre yönetimini zorlaştırır. Karar verirken şu üç soruyu sorun: idarenin sorumluluğu kabul etme ihtimali somut mu, ödenmesi beklenen tutar zarar kalemlerini karşılıyor mu, başvuruya cevap gelmemesi hâlinde elinizde kalan süre dava hazırlığı için yeterli mi?
Dosyayı Riskten Arındıran Kontrol Listesi
- Zarara yol açan işlem veya eylemin tarihi ile öğrenme tarihi ayrı ayrı belgelendi mi?
- Husumetin yöneltileceği idare doğru belirlendi mi, yetki devri yapılmış bir birim var mı?
- Talep edilen tutar kalem kalem gösterildi ve fazlaya ilişkin haklar açıkça saklı tutuldu mu?
- İdareye yapılan yazılı başvurunun kaydı ve cevabı dosyada mevcut mu?
- Ceza yargılaması ya da başka bir hukuk davası aynı olaya bakıyorsa, dosyalar arasında çelişkili beyan bırakıldı mı?
Sulh Kararının Geri Dönüşü Yoktur
İdareyle varılan bir anlaşma, çoğu zaman aynı olaya dayalı ek talep hakkını tüketir. Bu nedenle teklif edilen tutarı değerlendirirken yalnızca bugünkü zarar değil, tedavi süreci veya gelir kaybı gibi ilerleyen dönemde artabilecek kalemler de hesaba katılmalıdır. Henüz kesinleşmemiş bir zararın kapsamı belirsizken imzalanan protokol, sonradan açılacak davanın önünü kapatabilir.
Buradaki açıklamalar genel çerçeveyi tanıtmak amacıyla kaleme alınmıştır. Zararın niteliği, ilgili idarenin konumu ve öğrenme tarihi değiştiğinde süre hesabı da değişir; dosyanızı bir hukukçuyla birlikte, tarih ve belge üzerinden gözden geçirmeniz yerinde olur.