İdareye karşı tazminat isteminde belirleyici olan ilk soru, zararın bir idari işlemden mi yoksa bir idari eylemden mi doğduğudur. İYUK, bu iki hâl için tamamen farklı başlangıç anları ve ön aşamalar öngörür. Ayrım yanlış yapıldığında, süresinde açıldığı sanılan dava süre yönünden reddedilir.
İşlemden Doğan Zarar: Altmış Günlük Kural
Bir idari işlem nedeniyle zarara uğrandığı ileri sürülüyorsa, dava açma süresi işlemin yazılı bildirimini izleyen günden itibaren işler ve idari yargıda genel süre altmış gündür. İşleme karşı üst makama başvurulması hâlinde bu başvurunun süreye etkisi vardır; ancak cevap verilmemesi hâlinde işleyecek zımni ret süresi de ayrıca hesaplanmalıdır. İdare ile yürütülen yazışmaların, dava süresini otomatik olarak dondurduğu varsayımı yaygın bir yanılgıdır.
Eylemden Doğan Zarar: Önce İdareye Başvuru
Zarar bir idari eylemden kaynaklanıyorsa, doğrudan dava açılamaz. Önce idareye başvurularak zararın giderilmesi istenir; bu başvuru, eylemin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde ve her hâlde eylem tarihinden itibaren daha uzun bir üst süre içinde yapılmalıdır. İdarenin cevabı ya da cevapsız kalması üzerine dava süresi başlar. Ön başvuru yapılmadan açılan tam yargı davası, esasa girilmeden reddedilir.
Vergi Uyuşmazlıklarında Süre Aynı Değildir
Vergi mahkemesinde görülecek uyuşmazlıklarda dava açma süresi genel süreden daha kısadır. VUK kapsamındaki tarhiyat, ceza ihbarnamesi ve benzeri işlemler için öngörülen süre ile idari işlemlere ilişkin genel süre birbirine karıştırıldığında, dosya daha ilk aşamada kapanır. 6183 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen ödeme emri bakımından ise süre çok daha kısa tutulmuştur ve bu emre karşı gidilecek yer icra dairesi değil, vergi mahkemesidir.
Yargı Yolu: Adli mi İdari mi?
- Kamu hizmetinin kuruluş veya işleyişindeki aksaklıktan doğan zararlar hizmet kusuru kapsamında idari yargıda değerlendirilir.
- Görevden tamamen ayrılabilen kişisel kusur hâllerinde uyuşmazlık adli yargıya taşınabilir.
- İdarenin özel hukuk kişisi gibi taraf olduğu sözleşme ilişkileri farklı bir rejime tabidir.
- Yanlış yargı yolunda geçen süre, doğru yerde açılacak davanın süresini korumayabilir.
Zararı Rakamla Kurmak
- Maddi zarar kalemleri ayrı ayrı listelenir: yapılan masraf, yoksun kalınan kazanç, malvarlığında azalma.
- Her kalem için fatura, bordro, ekspertiz veya resmî kayıt eşleştirilir.
- Manevi zarar talebi, olayın kişilik değerleri üzerindeki somut etkisiyle gerekçelendirilir.
- Faiz başlangıç tarihi ve türü dilekçede açıkça belirtilir.
- Islah ihtimali gözetilerek talep, delil durumuna göre kademeli kurgulanır.
Yürütmenin Durdurulmasını Ayrıca İstemek
İptal ile tazminat talepleri birlikte ileri sürülüyorsa, işlemin uygulanmasının doğuracağı zararın giderilmesi güç olduğu somut biçimde açıklanarak yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir. Bu talebin dilekçede yer almaması, davanın esastan kazanılması hâlinde bile arada oluşan fiilî sonuçları geri getirmeyebilir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır. İşlemin türü, tebliğ biçimi ve zararın niteliği süreyi ve yargı yolunu değiştirebileceğinden, başvuru öncesinde dosyanızın hukuken değerlendirilmesi önerilir.