İdari işlem ya da eylemden doğan zararın giderilmesi için açılan tam yargı davası, uygulamada esasa girilmeden önce yargı yolu ve yetki tartışması yüzünden kaybedilebiliyor. Bu rehber, tam yargı dosyalarında görev–yetki denetiminin nasıl kurulacağını ve duruşma talebinin hangi noktada işlevsel olduğunu, süre kaybı ihtimalini merkeze alarak ele alıyor.
İlk soru: uyuşmazlık gerçekten idari yargının konusu mu?
Zararın kaynağı bir kamu hizmetinin kuruluş veya işleyişindeki aksaklık ise idari yargı; kamu görevlisinin hizmetten ayrılabilen kişisel kusuru ise adli yargı gündeme gelir. Aynı olayda her iki niteliğin iç içe geçtiği durumlar sık görülür. Bu ayrım yanlış yapıldığında dosya görev yönünden reddedilir ve dava açma süresi bu arada tükenmiş olabilir. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce olayın hangi kamusal faaliyete bağlandığı, hizmetin kim tarafından yürütüldüğü ve zararın doğduğu an ayrı ayrı yazıya dökülmelidir.
Eylemden doğan zararda atlanamayan ön başvuru basamağı
İYUK, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararlarda doğrudan dava açılmasına değil, önce ilgili idareye başvurulmasına dayanan bir yapı öngörür. Bu başvuru, dava şartı niteliğinde olduğu için atlandığında dilekçe reddiyle karşılaşılır. Başvuru dilekçesinde zararın kalemleri, dayanağı ve talep edilen tutar açıkça gösterilmelidir; sonradan artırma imkânları sınırlı olabilir. İdarenin cevap vermemesi hâlinde zımni ret sonucunun ne zaman doğduğu takvime işlenmelidir.
Yetkili idare mahkemesini belirleyen ölçütler
- Zarara yol açan idari eylemin gerçekleştiği yer
- Taşınmaza ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer
- Kamu görevlisiyle ilgili işlemlerde görev yerine bağlanan özel kurallar
- Birden çok idarenin sorumlu tutulduğu dosyalarda hangi idarenin işleminin esas alındığı
Yetki kuralları kamu düzenindendir; taraflar anlaşarak değiştiremez. Yetkisizlik kararı verildiğinde dosyanın gönderileceği mahkemeye başvuru için tanınan süre kaçırılırsa dava düşer. Bu ihtimal, dosya açılırken değil, karar tebliğ edildiğinde takip edilmelidir.
Duruşma talebi ne zaman gerçek bir kazanım sağlar?
İdari yargıda yazılı yargılama esastır; duruşma, kanunun aradığı koşullar varsa ve usulüne uygun talep edilirse yapılır. Talebin dava dilekçesinde ya da kanunun izin verdiği aşamada açıkça yazılması gerekir. Duruşmanın asıl değeri, bilirkişi raporundaki hesap hatalarının, illiyet bağına ilişkin çelişkilerin ve idarenin savunmasındaki kayma noktalarının sözlü olarak ortaya konulabilmesidir. Talep salt biçimsel bırakılırsa katkısı sınırlı kalır.
Süre kaybını önleyen kısa kontrol
- Zararın öğrenildiği tarih belgeyle sabitlenir.
- Ön başvuru tarihi ve idarenin cevap süresi tek takvimde izlenir.
- Tebligat evrakının zarfı ve tarihi dosyada saklanır.
- Görevsizlik veya yetkisizlik ihtimaline karşı yedek dilekçe hazır tutulur.
Buradaki açıklamalar genel nitelikte olup her dosyanın kendi belgeleri sonucu değiştirebilir. Tazminat kalemlerinin ve süre hesabının somut evrak üzerinden bir hukukçu ile birlikte gözden geçirilmesi yerinde olur.