İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Duruşma Talebi: İdari ve Vergi Yargısında Merci Ayrımı

14 Haziran 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 73 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdari işlem ya da eylemden doğan zararın giderilmesi istemiyle açılan tam yargı davası, iptal davasından hem hazırlık hem de yürütme bakımından ayrılır. Dosya kural olarak dosya üzerinden incelendiğinden, duruşma talebinin usulüne uygun ileri sürülmesi savunmanın kaderini etkiler. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun ekseninde hazırlanan bu rehber, tam yargı davasında duruşma aşamasını ve merci seçimini ele alır.

İdare Mahkemesi mi, Vergi Mahkemesi mi

Uyuşmazlığın kaynağı vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarına ilişkinse vergi mahkemesi; diğer idari uyuşmazlıklarda idare mahkemesi görevlidir. Kamu alacağının tahsiline yönelik işlemler bakımından 6183 sayılı Kanuna dayalı ödeme emri ve haciz işlemlerinin hangi mahkemede inceleneceği, alacağın niteliğine bağlıdır. Bu ayrımı atlamak, dosyanın görev yönünden reddine ve yeniden dava açma zorunluluğuna yol açar.

Dava Açmadan Önce İdareye Başvuru

İdari eylemden doğan zararlarda, dava açılmadan önce idareye başvurulması gerekir. Bu başvuru, eylemin ve zararın öğrenilmesinden itibaren işleyen süreye tabidir ve idarenin cevabı ya da cevap vermemesi üzerine dava süresi başlar. Başvuru yapılmadan açılan dava, esasa girilmeden reddedilir. Başvuru dilekçesinin idareye ulaştığı tarihin kayıt altına alınması, sonraki bütün hesapların dayanağıdır.

Duruşma Talebi Nasıl ve Ne Zaman İleri Sürülür

  • Duruşma isteği, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtilmelidir; sonradan yapılan talep, mahkemenin takdirine bağlı kalır.
  • Kanunda öngörülen parasal sınırın üzerindeki davalarda taraflardan birinin istemi üzerine duruşma yapılır; sınırın altındaki dosyalarda talep mahkemeyi bağlamaz.
  • Duruşma talebi, dosyanın karmaşık teknik yönleri ya da bilirkişi raporuna itirazın sözlü açıklanmasını gerektiren durumlarda gerekçelendirildiğinde daha güçlü olur.
  • Duruşmada yalnızca dosyada bulunan hususlar açıklanır; yeni iddia ileri sürmenin yeri dilekçeler aşamasıdır.

Zararı Hesaplanabilir Kılmak

  1. İdari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı, tarih sıralı bir olay akışıyla gösterilir.
  2. Maddi zarar kalemleri belgeye bağlanır: yapılan harcamalar, kazanç kaybı, değer düşüklüğü.
  3. Manevi zarar talebi ayrı ve gerekçeli biçimde istenir.
  4. Faiz türü ve başlangıç tarihi dilekçede belirtilir; talep edilmeyen faize hükmedilmez.
  5. Miktarın ıslah yoluyla artırılması ihtimali baştan planlanır.

Yürütmenin Durdurulması ile Tam Yargıyı Karıştırmamak

Yürütmenin durdurulması, iptal istemine bağlı geçici bir korumadır ve tazminat sonucu doğurmaz. Aynı dosyada hem iptal hem tam yargı istemi ileri sürülebilir; ancak zararın miktarı iptal kararının sonucuna bağlıysa, tam yargı isteminin zamanlaması ayrıca değerlendirilmelidir. İptal kararının uygulanmaması hâlinde doğan zarar ise başlı başına yeni bir tam yargı davasının konusudur.

Bu açıklamalar genel çerçeve sunar. İşlemin niteliği, idarenin cevabı ve dosyadaki teknik unsurlar süreci etkileyebileceğinden, dava yolunu bireysel değerlendirmeyle belirlemek gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla