İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Duruşma Talebi: İdari Yargıda Süre ve Usul Kurgusu

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 79 görüntülenme Son güncelleme: 17 Ağustos 2026

İdari yargı, yazılı yargılama usulünün ağırlıkta olduğu bir sistemdir. Bu nedenle tam yargı davasında duruşma talebinin ne zaman ve nasıl ileri sürüldüğü, dosyanın sözlü olarak tartışılıp tartışılmayacağını belirler. İYUK, VUK ve 6183 sayılı Kanun çerçevesinde yürüyen bu süreçte, zararın ispatı kadar usul takviminin doğru kurulması da sonuca etki eder.

Dava Süresi Nereden İşlemeye Başlar?

Tam yargı davasında başlangıç, zararı doğuran idari işlemin veya eylemin öğrenilmesine bağlanır. İdari eylemlerden doğan zararlarda önce idareye başvurulması, başvurunun cevaplanması veya cevap verilmemesi üzerine dava açılması gerekir. Bu ön başvuru dava şartı niteliğindedir ve atlanması halinde dava esasa girilmeden reddedilir. Başvurunun tarihini ve idareye ulaştığını belgeleyen kayıt bu nedenle dosyanın ilk belgesidir.

Duruşma Talebinin Yeri ve Zamanı

  • Talep, dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça yazılmalıdır; sonradan yapılan istek her zaman karşılık bulmaz.
  • Kanunda belirlenen parasal sınırı aşan davalarda duruşma talebi bağlayıcı sonuç doğurur.
  • Bilirkişi raporuna itiraz edilecekse, duruşmada sözlü açıklama imkânı raporun eksik yönlerini göstermek bakımından değerlidir.
  • Talep edilmemişse dosya evrak üzerinden karara bağlanır; bu, karmaşık zarar hesaplarında dezavantaj yaratabilir.

Zararın Belgelenmesi

  1. Zararın doğduğu tarih ve idari eylemle bağlantısı kronolojik olarak kurulur.
  2. Maddi zarar için harcama belgeleri, gelir kaybı için önceki dönem kayıtları sunulur.
  3. Bedensel zarar söz konusuysa sağlık kurulu raporları ve tedavi giderleri eksiksiz toplanır.
  4. Manevi tazminat talebinde olayın kişi üzerindeki etkisi somut olgularla anlatılır.
  5. Talep sonucu rakamla gösterilir ve faiz başlangıcı ayrıca belirtilir.

Yürütmenin Durdurulması ile İlişki

Zararın kaynağı hâlen yürürlükte olan bir işlemse, iptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talebinde bulunulması zararın büyümesini engeller. 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemleri söz konusu olduğunda ise teminat ve haciz aşamalarına ilişkin ayrı itiraz yolları bulunur. İptal ve tam yargı taleplerinin birlikte veya ayrı ayrı ileri sürülmesi, sürelerin hesabını da değiştirir.

Sürelerin En Çok Kaybedildiği Nokta

Uygulamada süre çoğunlukla idareye yapılan başvurunun cevabının beklenmesi sırasında kaybedilir. Cevap verilmemesi halinde de belirli bir sürenin sonunda dava hakkı doğar ve bu tarihten itibaren dava süresi işler. Yani cevap gelmemesi, süresiz bekleme hakkı vermez. Başvuru tarihinden itibaren geriye sayan bir kontrol noktası belirlenmesi bu riski ortadan kaldırır.

Buradaki açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. İşlemin niteliği, idarenin tutumu ve zararın türü izlenecek usulü değiştirebileceğinden, dosyanız için ayrıntılı bir hukuki değerlendirme almanız gerekir.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla