İdarenin bir işlemi ya da eylemi nedeniyle zarara uğrayan kişi, bu zararın tazmini için tam yargı davası açar. Ancak dava açılmadan önce çoğu durumda idareye ön başvuru yapılması gerekir; bu adım atlanırsa dava usulden reddedilebilir. İYUK çerçevesinde yürüyen süreçte, sürelerin ve başvuru sırasının doğru kurulması belirleyicidir.
Ön Başvurunun İşlevi
İdari eylemden doğan zararlarda, doğrudan dava açmadan önce idareye başvurarak zararın giderilmesini istemek gerekir. Bu başvuru, hem idareye çözüm imkanı tanır hem de dava şartını oluşturur. Başvurunun reddi ya da belirli sürede yanıt verilmemesi, dava açma yolunu açar.
Sürelerin İşleyişi
Ön başvuruya idarenin verdiği ret cevabının tebliğinden ya da yanıt verilmeyerek zımnen reddin oluştuğu tarihten itibaren dava açma süresi işlemeye başlar. İdari yargıda süreler kesindir; kaçırıldığında dava esasa girilmeden reddedilir. Bu nedenle başvuru ve ret tarihlerinin bir takvim üzerinde titizlikle izlenmesi gerekir.
Zararın İspatı
- İdari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı ortaya konmalıdır.
- Uğranılan maddi zarar somut belgelerle desteklenmelidir.
- Manevi zarar talebi ayrıca gerekçelendirilmelidir.
- Zararın miktarı, gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Dava Dilekçesinin Kurgusu
Tam yargı davasında dilekçe; idarenin hangi eyleminin hukuka aykırı olduğunu, bu eylemin nasıl bir zarara yol açtığını ve talep edilen tazminatın dayanağını açık biçimde göstermelidir. İdare işlemine ilişkin yazışmalar, ön başvuru ve ret cevabı, zararı belgeleyen kayıtlar dosyaya eksiksiz kazandırılmalıdır. Böylece hem dava şartı sağlanmış hem de esas güçlü biçimde temellendirilmiş olur.
Yukarıdaki bilgiler genel niteliktedir. Zararın kaynağı, idari işlemin türü ve olayın koşulları sonucu doğrudan etkileyebileceğinden, dava öncesinde dosyanıza özel bir değerlendirme almanız önerilir.