İçeriğe geç
AC

Tam Yargı Davasında Ön Başvuru Aşamasının Doğru Kurulması

3 Nisan 2026 İdare ve Vergi Hukuku 2 dk okuma 72 görüntülenme Son güncelleme: 5 Ağustos 2026

İdarenin eyleminden zarar gören kişinin doğrudan mahkemeye gitmesi, çoğu dosyada sonucu baştan belirleyen bir hatadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, idari eylemlerden doğan zararlarda dava açılmadan önce idareye başvurulmasını zorunlu kılar. Bu ön başvuru yapılmadan açılan tam yargı davası esasa girilmeden reddedilir; zaman kaybı ise çoğu zaman sürelerin de daralması anlamına gelir.

İşlem ile Eylem Ayrımı

Zorunlu başvuru koşulu, idari eylemlerden doğan zararlar için öngörülmüştür. Bir idari işlem söz konusuysa, örneğin bir ruhsat iptali ya da disiplin cezası varsa, iptal davasıyla birlikte veya işlemin tebliğinden itibaren doğrudan tam yargı davası açılabilir. Ancak yol yapım çalışmasında oluşan zarar, sağlık hizmetinin yürütülmesinden doğan zarar veya kamu binasındaki bakımsızlıktan kaynaklanan olay gibi durumlarda ortada bir eylem vardır. Dosyanın hangi kategoriye girdiği belirlenmeden yazılan dilekçe, doğru mercie ulaşsa bile usulden reddedilebilir.

Bir Yıl ve Beş Yıl Hesabı

Eylemden doğan zararlarda ilgililer, eylemi öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurmak zorundadır. Öğrenme tarihi çoğu dosyada tartışmalıdır; özellikle sağlık hizmetinden doğan zararlarda kalıcı sonucun ortaya çıktığı rapor tarihi belirleyici olabilir. Bu nedenle başvurunun dayandığı öğrenme tarihi, dilekçede rapora, tutanağa veya bilirkişi incelemesine bağlanarak açıkça gösterilmelidir.

Başvuru Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

  • Zararı doğuran eylemin tarihi, yeri ve nasıl gerçekleştiğine dair somut anlatım
  • Zararla eylem arasındaki nedensellik bağını gösteren belgeler
  • Maddi zarar kalemlerinin ayrı ayrı ve hesaplanabilir biçimde gösterilmesi
  • Manevi zarar talebi varsa dayandığı olguların açıklanması
  • Başvurunun hangi idareye yöneltildiğinin doğru tespiti ve kayıt tarihini gösteren belge

Cevapsız Kalan veya Reddedilen Başvuru

İdare, başvuruyu kısmen veya tamamen reddederse, ret kararının tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresi işler. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmemesi hâlinde ise istek reddedilmiş sayılır ve dava açma süresi bu sürenin bitiminden itibaren başlar. Cevabın otuz gün geçtikten sonra gelmesi durumunda ise, dava açma süresi içinde başvuru sahibi bu cevaba göre hareket edebilir. Süreleri karıştırmamak için, başvurunun idareye ulaştığı tarih ile otuzuncu gün aynı takvimde işaretlenmelidir.

Miktarın Belirlenmesi ve Sonraki Artırım

Tam yargı davasında talep edilen miktarın dava dilekçesinde gösterilmesi gerekir. Zararın tam olarak hesaplanamadığı dosyalarda, yargılama sırasında bilirkişi raporuyla ortaya çıkan farkın talep edilebilmesi bakımından kanunun öngördüğü artırım usulü izlenmelidir. Bu adımın atlanması, hakkı bulunan bir zarar kaleminin karar dışında kalması sonucunu doğurur. Faiz talebinin de dilekçede açıkça ve başlangıç tarihi belirtilerek istenmesi gerekir.

Buradaki açıklamalar genel bir çerçeve sunar; her olayda zararın niteliği, öğrenme tarihi ve sorumlu idare farklı değerlendirilir. Başvuru dilekçesi yazılmadan önce eylemin belgelerle nasıl kurulacağının planlanması, sürecin en verimli aşamasıdır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla