İçeriğe geç
AC

Ayıplı Malda On Dört Günlük Cayma ve Seçimlik Haklar: Hakem Heyeti mi, Dava mı?

11 Haziran 2026 Medeni Hukuk 2 dk okuma 81 görüntülenme Son güncelleme: 8 Ağustos 2026

Tüketici uyuşmazlıklarında sonucu belirleyen unsur, çoğu zaman ürünün gerçekten ayıplı olup olmadığı değil; hangi hakkın hangi süre içinde ve hangi mercie karşı kullanıldığıdır. TKHK ve Mesafeli Satış Yönetmeliği ekseninde bu rehber, on dört günlük cayma hakkı ile ayıplı mala ilişkin seçimlik hakların takvimini ayrıştırır.

İki Farklı Hak, İki Farklı Takvim

Sık karıştırılan iki kurum vardır. Mesafeli sözleşmelerde tanınan cayma hakkı, malın teslim alınmasından itibaren on dört gün içinde ve herhangi bir gerekçe göstermeksizin kullanılır. Ayıplı mala ilişkin seçimlik haklar ise ürünün sözleşmeye aykırı çıkmasına bağlıdır ve farklı bir zaman dilimine tabidir. Cayma süresi geçtiği için hak kaybedildiği sanılan pek çok olayda, ürün ayıplıysa seçimlik haklar hâlâ kullanılabilir durumdadır. Bu ayrımın baştan yapılması, başvurunun reddedilmesini önler.

Seçimlik Hakların Kullanımı

  • Sözleşmeden dönerek ödenen bedelin iadesini istemek.
  • Malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep etmek.
  • Ayıp oranında bedelden indirim istemek.
  • Ücretsiz onarım talep etmek.

Bu haklardan biri seçildikten sonra diğerine geçilmesi her zaman mümkün olmadığından, talep yazılırken hangi hakkın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir. Ayıplı mala ilişkin talepler kural olarak iki yıllık zamanaşımına tabidir; ayıbın gizli olduğu ya da ağır kusurla gizlendiği hâllerde bu sürenin farklı işleyebileceği göz önünde tutulmalıdır.

Ayıbı Belgelemenin Pratik Yolu

  1. Ürünün kutusundan çıktığı andan itibaren görüntü kaydı alınır; ilk kullanım anı özellikle önemlidir.
  2. Satıcıya yapılan bildirim yazılı kanaldan yapılır ve tarihi saklanır; telefon görüşmeleri tek başına ispat için yeterli olmayabilir.
  3. Servise verilen ürünlerde servis formu, arıza tanımı ve teslim-iade tarihleri eksiksiz alınır.
  4. Tekrarlayan arızalarda her başvuru ayrı ayrı belgelenir; tekrar sayısı, talebin niteliğini değiştirebilir.

Hakem Heyeti mi, Tüketici Mahkemesi mi?

Uyuşmazlığın hangi mercie götürüleceği, her yıl güncellenen parasal sınırlara göre belirlenir. Sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvuru zorunludur ve bu adım atlanarak açılan dava usulden sonuçsuz kalabilir. Sınırın üzerindeki taleplerde ise doğrudan tüketici mahkemesine gidilir. Başvuru yapılmadan önce güncel parasal sınırın teyit edilmesi, en sık yapılan mercii hatasını ortadan kaldırır.

Satıcının Uzlaşma Teklifini Değerlendirirken

Satıcı çoğu zaman onarım ya da kısmi iade teklifiyle gelir. Teklif kabul edilmeden önce iki soru sorulmalıdır: teklif, kullanılmak istenen seçimlik hakkın karşılığı mı, yoksa daha düşük bir seçeneğe yönlendirme mi? Ve kabul beyanı, ileride ortaya çıkabilecek aynı nitelikteki arızalara ilişkin hakları da kapsayacak biçimde mi yazılmış? İkinci soru gözden kaçtığında, kabul edilen küçük bir çözüm daha büyük bir talebin önünü kapatabilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır. Ürün türüne, satış kanalına ve garanti şartlarına göre izlenecek yol değişebileceğinden, başvurunuzu yapmadan önce belgelerinizin birlikte değerlendirilmesinde fayda vardır.

Kaynaklar ve referanslar

Telif bildirimi Bu içerik ve tüm bağlantılı soru-cevap metinleri 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaktadır. İzinsiz kopyalama, çoğaltma, yayımlama, yeniden işleme, toplu veri çekimi veya ticari kullanım yasaktır; ihlal halinde hukuki ve cezai yollara başvurulur.

Hukuki destek arıyorsanız

Bu konuda profesyonel hukuki destek için Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu olarak yanınızdayız.

Görüşme Planla