Çalışma izni başvurusunun reddi, iptali veya uzatma talebinin karşılıksız bırakılması, çoğu zaman işveren ve yabancı çalışan için aynı anda sonuç doğurur. Bu dosyalarda esas tartışmaya girmeden kaybedilen davaların büyük bölümü, sürenin ne zaman işlemeye başladığının yanlış hesaplanmasından kaynaklanır. Aşağıdaki plan, YUKK ve 5901 çerçevesinde işleyen bir çalışma izni uyuşmazlığında takvimin ve usulün nasıl kurulacağını ele alır.
Sürenin başladığı anı doğru saptamak
İdari yargıda süre, kararın ilgiliye usulüne uygun bildirildiği tarihi izleyen günden itibaren işler. Uygulamada tartışma tam bu noktada çıkar: bildirim elektronik sistem üzerinden mi yapılmıştır, işverene mi yabancıya mı ulaşmıştır, adres değişikliği bildirilmiş midir. Sistem üzerinden görülen bir sonuç ekranı ile hukuken geçerli bir bildirim her zaman aynı şey değildir. Bu nedenle dosyanın ilk sayfasına, bildirimin biçimini ve tarihini gösteren belge konulmalıdır.
İdari başvuru mu, doğrudan dava mı?
Karara karşı idareye yapılan başvurunun süreye etkisi, başvurunun türüne göre değişir. Kendisine tanınmış bir itiraz yolu varsa bu yol işletilir; yoksa idareye yapılan başvuru, dava açma süresi içinde yapılmışsa süreyi durdurur ve cevaba göre yeniden hesap yapılır. Genel kural olarak idari yargıda dava açma süresi altmış gündür; ancak özel kanunlarda farklı süreler öngörülebileceğinden, dosyaya uygulanacak sürenin hangi metinden geldiği tek tek doğrulanmalıdır.
Dosyayı kuran belgeler
- Başvuru dosyasının tamamı ve idareye sunulan eklerin teslim kaydı
- Ret veya iptal gerekçesini gösteren yazı ile tebliğ belgesi
- İş sözleşmesi, işyeri kayıtları ve istihdam koşullarına ilişkin belgeler
- Yabancının ikamet durumu ile çalışma izni arasındaki bağı gösteren evrak
- Varsa önceki izin dönemlerine ait onay yazıları ve süre uzatma kayıtları
Yürütmenin durdurulması talebini nasıl kurmalı
Çalışma izninin iptali gibi kararlarda telafisi güç zarar iddiası çoğunlukla somuttur: çalışmanın fiilen durması, ikamet hakkının etkilenmesi, işverenin üretim planının bozulması. Ancak bu iddianın dilekçede soyut cümlelerle değil, tarih ve belge göstererek kurulması gerekir. Talep, dava dilekçesiyle birlikte ve gerekçesi ayrı bir başlık altında yazıldığında değerlendirme kolaylaşır.
Yukarıdaki çerçeve genel niteliktedir; başvurunun türü, iznin dayandığı statü ve bildirimin şekli değiştikçe izlenecek yol da değişir. Kendi dosyanızda hangi sürenin işlediğini kaybetmeden önce bir hukukçuya danışmanız önerilir.