Sınır dışı etme kararlarında hak arama yolu son derece kısa bir süreyle sınırlıdır ve bu süre, idari yargının genel dava açma süresinden ayrılır. Genel süreyi esas alarak hazırlanan dilekçeler süre aşımından reddedilir. Bu rehber, karara karşı iptal davası açılırken sürenin ve yetkinin nasıl denetleneceğine odaklanır.
Kısa Süre Kuralı
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında verilen sınır dışı etme kararına karşı idare mahkemesinde açılacak iptal davası, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde açılır. Bu, İYUK kapsamındaki altmış günlük genel süreden ayrılan özel bir düzenlemedir ve karıştırılması geri dönülemez sonuç doğurur. Dava süresi içinde ve dava açılmışsa yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı kural olarak sınır dışı edilmez; ancak mevzuatta belirli gerekçeler bakımından bu korumaya istisna getirilebildiğinden, kararın hangi sebebe dayandığı ilk okumada tespit edilmelidir.
Kararın Okunması: Dayanak Tespiti
- Kararın hangi sebep grubuna dayandığı ve gerekçenin somut olayla bağı
- Tebliğ tarihi ile tebligatın kime ve nasıl yapıldığı
- Yabancının tercüman desteğinden yararlanıp yararlanmadığı
- İdari gözetim kararının ayrıca verilip verilmediği
- Aile birliği, çocuğun üstün yararı veya sağlık durumuna ilişkin bilgilerin idarece değerlendirilip değerlendirilmediği
İki Ayrı Karar, İki Ayrı Yol
Sınır dışı etme kararı ile idari gözetim kararı çoğu kez birlikte verilir; fakat bunlara karşı başvuru yolları farklıdır. İptal davası idare mahkemesine yöneltilirken, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimliğine başvurulur. Uygulamada görülen en yaygın usul hatası, her iki karara karşı tek bir dilekçeyle idare mahkemesine başvurulmasıdır; bu durumda gözetim yönünden karar verilmez ve özgürlüğü kısıtlayan tedbir denetlenmeden sürer.
Dilekçe Kurgusunda Öncelikler
- Süre yönünden dava şartının sağlandığı, tebliğ belgesi eklenerek en başta gösterilir.
- İdarenin gerekçesi ile dosyadaki bilgiler arasındaki çelişkiler somutlaştırılır.
- Aile hayatı, sağlık durumu, eğitim ve ülkeye dönüş halinde karşılaşılacak riskler belgeye bağlanır.
- Yürütmenin durdurulması talebi ayrıca ve gerekçelendirilerek yazılır.
- Vatandaşlık başvurusu veya ikamet izni süreçleri varsa 5901 sayılı Kanun kapsamındaki dosya durumu bildirilir.
Karar Sonrası
İdare mahkemesinin bu davada verdiği karar kesindir. Bu nedenle iptal davası dilekçesi, sonradan genişletilebilecek bir metin gibi değil, tüm iddiaların eksiksiz sunulduğu tek fırsat gibi hazırlanmalıdır. Yeni bir olgu ortaya çıkarsa, bunun yeni bir idari başvuru ve yeni bir işlem üzerinden ileri sürülmesi gerekir.
Yabancılar hukukunda dosyanın seyri, kişinin statüsüne ve kararın dayanağına göre önemli ölçüde değişir. Süre çok kısa olduğundan, tebligatı aldığınız gün belgelerinizle birlikte hukuki destek almanız belirleyici olacaktır.