Yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında olumsuz sonuç, çoğu zaman yatırımın kendisinden değil dosyanın usulünden kaynaklanır. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu istisnai kazanma hâllerini, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ise ikamet ve sınır dışı işlemlerini düzenler. Ret kararıyla karşılaşan başvurucunun ilk sorusu, idari itiraz mı dava mı sorusudur.
İdari Başvuru ile Dava Yolunu Ayırın
Ret yazısı üzerine kuruma yeniden başvurmak mümkündür; ancak bunun dava açma süresine etkisi otomatik değildir. İdari yargılama usulünde üst makama yapılan başvurunun dava süresini durdurduğu genel kural bulunmakla birlikte, her yazışma bu kapsamda değerlendirilmez. Eksik belgenin tamamlanması amacıyla yapılan yazışmalar çoğu kez yeni bir başvuru sayılır ve ilk ret kararına karşı dava süresi işlemeye devam eder. Bu nedenle idari girişim yürütülürken dava süresi ayrı bir takvimde izlenmelidir.
Yetkili Yargı Kolu İdari Yargıdır
Vatandaşlık başvurusunun reddi, ikamet izninin iptali ve benzeri işlemler idari işlemdir; bunlara karşı idare mahkemesinde iptal davası açılır. Adli yargıda açılan dava görev yönünden reddedilir. Sınır dışı etme kararları bakımından ise özel ve çok kısa bir süre ile ayrı bir usul öngörülmüştür; bu kararlarda genel dava süresini beklemek telafisi güç sonuçlar doğurur. Dolayısıyla elinizdeki kararın türü, süre hesabının tek belirleyicisidir.
Ret Gerekçesini Karşılamayan Dava Dilekçesi İşe Yaramaz
İptal davasında tartışılacak olan, idarenin dayandığı gerekçedir. Sık karşılaşılan gerekçeler ve karşılanma biçimleri şunlardır:
- Yatırımın uygunluk belgesine bağlanmamış olması: ilgili bakanlık nezdindeki belge sürecinin tamamlanması
- Taşınmaz için öngörülen devretmeme taahhüdünün tapuya işlenmemiş olması
- Ödemenin bankacılık sistemi üzerinden ve alıcı-satıcı arasında izlenebilir biçimde yapılmamış olması
- Kimlik ve medeni hâl belgelerindeki isim farklılıkları ile apostil eksikliği
- Adli sicil, sağlık ve ikamet kayıtlarındaki tutarsızlıklar
Dilekçenin bu gerekçelerden hangisini çürüttüğü açıkça yazılmadığında, dosya genel iddialarla sınırlı kalır.
Aile Bireyleri İçin Ayrı Takvim
Eş ve çocukların durumu, asıl başvurucunun dosyasına bağlı görünse de her biri için ayrı işlem tesis edilir. Bir aile bireyi hakkındaki olumsuz karara süresinde itiraz edilmemesi, sonradan bütünlük iddiasıyla düzeltilemez. Reşit olma yaşına yaklaşan çocuklar bakımından takvim ayrıca izlenmelidir.
Tebligat Adresi ve Vekâlet
Yurt dışında bulunan başvurucular bakımından tebligatın ulaşmaması, sürelerin farkında olunmadan geçmesine yol açan en yaygın sebeptir. Türkiye'de geçerli bir tebligat adresi bildirilmesi ve vekâletnamenin kapsamının başvuru ile dava aşamasını birlikte kapsayacak biçimde düzenlenmesi gerekir.
Vatandaşlık ve ikamet dosyalarında süreler kısa, sonuçlar ise kalıcıdır. Ret yazınızın metni ve yatırım belgeleriniz incelenmeden yapılacak değerlendirme yol gösterici olmaz; kararı tebliğ aldığınız anda hukuki destek almanız önerilir.