İçeriğe geç
AC
1. Ceza Dairesi Esas: 2022/11411 Karar: 2023/8466 Tarih: 2023

Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/11411 K.2023/8466

1. Ceza Dairesi 2022/11411 E. , 2023/8466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince san

Karar Özeti

1. Ceza Dairesi 2022/11411 E. , 2023/8466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince san

Karar Detayı

1. Ceza Dairesi 2022/11411 E. , 2023/8466 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2018/313 Esas, 2019/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, aynı fıkranın son cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin altıncı fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1277 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının (aleyhe), sanık müdafiinin istinaf başvurularının, "Katılan ...'a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükmün 1. bendindeki "6 YIL 18 AY" ibaresinin "9 YIL 27 AY" şeklinde değiştirilmesine, karardaki "Silahla işlenen ve organlardan birinin işlevini kaybetmesine neden olan kasten yaralama suçu kapsamında sanık hakkında tayin edilen ceza TCK'nin 87/2-b maddesinin son cümlesi uyarınca 8 yıldan az olamayacağından sanığın 8 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA" ilişkin fıkranın çıkarılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Eksik kovuşturma yapıldığına, kararın gerekçesiz olduğuna, eylemin taksirle yaralama suçunu oluşturduğuna, sanığın hataya düştüğüne, temel cezanın alt sınırdan belirlenmediğine, haksız tahrik ve takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay gecesi sanığın arkadaşı olan tanık G.S. ile birlikte eğlenmek amacıyla... Restoran isimli alkollü mekana gittiği, bir süre sonra katılanın tanık M.D. ile birlikte aynı restorana geldiği ve ayrı bir masada oturmaya başladığı, sanığın olaydan birkaç ay önce katılanın işlettiği Başkanın Yeri isimli restoranda yaşadığı tartışmayı hatırlayıp yanındaki şahıslara lavaboya gitmesi gerektiğini söyleyerek restoranın önünde bulunan aracından kendisine ait kısa namlulu av tüfeğini aldığı ve restorana tekrar girerek elinde tüfekle katılanın yanına geldiği, katılan ile herhangi bir diyaloğa girmeksizin onu yaralamak amacıyla silahı doğrultarak ateşlediği sırada katılanın müdahale etmesi üzerine elinden yaralandığı, bu sırada av tüfeği saçmalarının isabet etmesi neticesinde olayla ilgisi bulunmayan ve... Restoran isimli yerde oryantal olarak çalışan temyiz dışı mağdur ... ile garson olarak çalışan temyiz dışı ...'ün basit tıbbî müdahale ile giderilecek şekilde yaralandıkları belirtilmiştir. 2. Her ne kadar sanık aşamalardaki savunmalarında olaydan yaklaşık dört ay önce müşteri olarak gittiği ve katılanın işlettiği Başkanın Yeri isimli işyerinde katılan ile hesaptan dolayı tartışma yaşadığını, katılanın kendisini darp ettiğini, olay gününde de katılanın bulunduğu masadan kendisinin bulunduğu tarafa doğru bakmasından dolayı kendisine zarar vereceğini düşünerek aracından av tüfeğini aldığını, katılan ile konuşmak için yanına gittiğini ve "Beni tanıdın mı?" diye sorduğunu, katılanın silaha müdahale etmesi üzerine yaşanan arbedede silahın ateş aldığını beyan etmiş ise de sanığın jandarmada müdafii huzurunda olaya yakın saatlerde ilk alınan savunmasında katılanı başka bir masada görmesi üzerine aracına gidip pompalı tüfeğini aldığını beyan etmesine rağmen sonraki aşamalarda katılanın kendisine doğru baktığını görünce tüfeği aldığını beyan etmesinin daha az ceza almaya yönelik olduğu, o anda sanık ile aynı masada oturan tanık G.S.'nin de beyanlarından katılan ile sanığın arasında herhangi bir gerginlik bulunmadığının hatta sanığın kendisine lavaboya gideceğini söyleyerek av tüfeğini almaya gittiğinin anlaşıldığı, kaldı ki karşı tarafın sanığa zarar vermek istemesi halinde taraflar arasında olay öncesinde hiçbir gergin diyaloğun yaşanmamış olmasının ve sanığın sorunsuz şekilde restorandan çıkmasının izahının bulunmayacağı yine sanığın katılanın kendisine zarar vermesinden korkması halinde restorandan ayrılma imkanına sahip olmuşken aracından av tüfeğini alıp geri dönerek kendisini riskli bir duruma sokmasının düşünülemeyeceği ayrıca katılanın sanığın orada bulunduğunun farkında dahi olmadığı bir durumda sanığın elinde bulunan pompalı tüfek ile katılanın yanına yalnızca konuşmak için gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, olaydan 4 ay önce hesabın ödenmesi hususunda gerçekleştiği iddia olunan tartışma sırasında sanığın yanında bulunan tanıklar O.T., A.Y. ve H.D.G.'nin soruşturma aşamasındaki beyanlarında sanığın savunmasının aksine katılana ait Başkanın Yeri isimli mekanda çalışan garsonlar ile sanık arasında tartışma yaşandığından bahsettikleri, katılan ile sanığın tartıştıklarından bahsetmedikleri ancak dosya kapsamındaki beyanlar itibarıyla dava konusu olayın oluş şeklinden sanığın kendi duygu dünyasından kaynaklanan saiklerle ve alkolün etkisiyle katılanı görünce söz konusu tartışmayı hatırlayıp katılana zarar vermek istediğinin anlaşıldığı, bu itibarla katılanın aşamalardaki beyanları, o sırada katılanın yanında bulunan tanıklar M.D. ve N.U.'nun beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın katılanı görünce ona zarar vermeyi isteyerek aracından tüfeği aldığı ve katılanın yanına gidip hiçbir şey söylemeksizin silahı ateşlediği hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği belirtilmiştir. 3. Her ne kadar sanığın katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de yukarıda da bahsedildiği gibi sanığın olaydan birkaç ay önce katılanın işyerinde yaşadığı tartışmayı hatırlayarak katılanı yaraladığı, bunun dışında katılan ile aralarında somut herhangi bir husumetin bulunmadığı, sanığın duygu dünyasında yarattığı gerginliğin de hesap ödeme konulu bir tartışmadan kaynaklandığı dikkate alındığında bu durumun mahiyeti itibarıyla tek başına katılanı öldürme kastıyla hareket etmesini gerektirecek yoğunlukta ve ağırlıkta olmadığı, olay öncesi de taraflar arasında sanığın öldürme kastı gütmesini gerektirecek hiçbir sorunun yaşanmadığının açık olduğu, katılanın mahkemece itibar edilen olaya yakın tarihli beyanlarında sanık tüfeği kendisine doğrulttuğunda eliyle namluyu tuttuğu için yalnızca elinden yaralandığını beyan etmesinin sanığın esasen katılanın hayatî bölgelerine ateş etmeyi amaçladığı şeklinde yorumlanamayacağı, bu hususta sanık aleyhine farazi bir değerlendirme yapılamayacağı, zira sanığın kapalı ve kalabalık bir mekanda pompalı tüfekle katılana yaklaşık 1 metre mesafede durarak ateş ettiği göz önüne alındığında katılanı öldürmeyi amaçlaması halinde bunu gerçekleştirebileceği, katılan beyanlarında olay yerinde bulunan kişilerin sanığın üzerine çullanmaları nedeniyle sanığın eylemine devam edemediğini beyan etmiş ve tanık M.D.'de kovuşturma aşamasındaki ilave anlatımlarında tüfek ateşlendikten birkaç saniye sonra sanığa müdahale etmeye çalıştığını beyan etmiş ise de dosyada mevcut beyanlardan sanığa etkin bir müdahalede bulunulamadığının hatta sanığın bu sebeple olay yerinden kaçabildiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla sanığın ilk ateşten sonra olay yerinden kaçmak yerine meydana gelen kargaşada eylemini tamamlayabilecek iken yalnızca bir el ateş ettiği hususunda tam bir vicdani kanıya ulaşıldığı, nitekim katılanın başında meydana gelen yaralanmanın kaş bölgesinde cilt kesisi niteliğinde olduğu ve ölümcül bir mahiyetinin bulunmadığı, bunun dışındaki ateşli silah yaralanmasının ise elinde ve bileğinde bulunduğu, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 15.08.2017 tarihli adlî raporda katılanın basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek ve hayatî tehlikeye sebep olmayacak, vücut fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyecek kemik kırığı meydana gelecek nitelikte yaralandığının tespit edildiği, Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 26.06.2019 tarihli raporda sağ ön kol ve bilekteki eksikliğin organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun tespit edildiği, sanığın eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu belirtilmiştir. 4. Sanık savunması, katılan beyanı, tanıkların anlatımları, kolluk tutanakları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporu, adlî raporlar, nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hesap hatasına ilişkin düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, alınan tüm raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, adil yargılanma ve savunma hakkının ihlalinin söz konusu olmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, suçun işleniş biçimi, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi göz önüne alınarak takdîr edilen temel ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediği, hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığından haksız tahrik indiriminin uygulanmamasının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle sanık hakkında uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamış, Ancak; Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanun'un 108 ... maddesinin ikinci fıkrası dikkate alınarak ikinci kez mükerrirlik olması nedeniyle en ağır cezayı içeren Bozüyük (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.04.2013 tarihli ve 2012/597 Esas, 2013/289 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birinci kez mükerrirlik olması nedeniyle daha az cezayı içeren ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2009 tarihli ve 2009/108 Esas, 2009/193 Karar sayılı ilâmının tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe başlığı altında açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 10.02.2021 tarihli ve 2020/1277 Esas, 2021/205 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hüküm fıkrasında yer alan "Sanığın suçu ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/108 Esas, 2009/193 Karar sayılı ilâmının deneme süresi içerisinde işlediği ve mükerrir olduğu sabit görüldüğünden cezasının TCK'nin 58/1-2-6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ayrıca mükerrir hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" cümlesinin hükümden çıkartılması yerine "Sanığın, tekerrüre esas mahkûmiyetlerinden ikinci kez mükerrirlik olması nedeniyle en ağır cezayı içeren Bozüyük (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.04.2013 tarihli ve 2012/597 Esas, 2013/289 Karar sayılı mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" cümlesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla