Karar Özeti
1. Ceza Dairesi 2022/12907 E. , 2024/3548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1813 E., 2022/2396 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerin
Karar Detayı
1. Ceza Dairesi 2022/12907 E. , 2024/3548 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1813 E., 2022/2396 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1, 286/2-a (katılan ...'a karşı eylemler yönünden) ve 286/2-b (...'a karşı eylemler yönünden) maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2020 tarihli ve 2019/126 Esas, 2020/144 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 1. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 62/1, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) 2. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 87/2-son, 62/1, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2020/1813 Esas, 2022/2396 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden kurulan hükümlerle sanıklar hakkında, 1. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) 2. Katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 87/2-b, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine) karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılanlar vekilinin temyiz nedenleri, eksik ceza tayinine, suç vasfına, 2. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, fazla ceza tayinine, haksız tahrike, lehe hükümlere, 3. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, fazla ceza tayinine, haksız tahrike, lehe hükümlere, 4. Sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri, fazla ceza tayinine, meşru savunmaya, haksız tahrike, lehe hükümlere ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Sanıklar ile katılanların akraba oldukları, daha önce mahiyeti tam olarak anlaşılamayan ve bir düğünde çıkan olay nedeniyle aralarında çekişme olduğu, olay günü katılanların bir kahvehanede oturmakta oldukları, sanıkların kahvehanenin önünden araç ile geçerlerken katılanları gördükleri, evlerine giderek sanık ...'ın av tüfeği, sanıklar ... ve ...'ın da sopa alarak olay yerine döndükleri, hızlıca kahvehaneye girdikleri, ...'ın "kimse kıpırdamasın" diyerek sopayla ...'ın kafasına vurduğu, ...'ın elindeki ıstakayla karşı koymaya çalıştığı, çevredekilerin araya girmek istedikleri, arbedenin kahvehane dışına taştığı, ... ve ...'ın sopalarla katılanları darp ettikleri, arbede devam ettiği sırada ...'ın katılanlar Nurullah'ı ve ...'ı alt ekstemitelerine birer el ateş ederek yaraladığı, sonrasında sanıkların kaçarak uzaklaştıkları olayda; 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan adli raporların yeterli olduğu, katılanlardan sanıklara yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı, saldırı sanıklar tarafından geldiğinden meşru savunmanın koşullarının oluşmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiğinden, hükümlerde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Olay nedeniyle katılan ...'ın, sol superolateral bölgeden girip, asetabulum posterior duvarına penetre eden ve sol femur intertrokanterik açık kırığına neden olduğu toplu av tüfeği giriş yarasının, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olup, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derece olduğu, katılan ...'ın ise bacak bölgesinden giren ve femoral arter damarına komşuluk eden yine toplu av tüfeği giriş yarasının basit tıbbi müdahale giderilemeyecek nitelikte olduğu olayda; Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarında yakın mesafeden bacak bölgesine yapılan toplu av tüfeği atışlarında sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair içtihatlar gözetilerek, somut olayda suçta öldürmeye elverişli silahlardan av tüfeğinin kullanılması, atış mesafesinin yakın oluşu, katılanlardaki yaraların niteliği ve yerleri birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca kastın bölünmezliği ilkesi de dikkate alındığında, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2 maddesi uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünün üçüncü paragrafında açıklanan nedenlerle katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri "suç vasfı yönünden" yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.07.2022 tarihli ve 2020/1813 Esas, 2022/2396 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Olay nedeniyle katılan Nurulah'ın, sol superolateral bölgeden girip, asetabulum posterior duvarına penetre eden ve sol femur intertrokanterik açık kırığına neden olduğu toplu av tüfeği giriş yarasının, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde nitelikte olup, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derece olduğu, katılan ...'ın ise bacak bölgesinden giren ve femoral arter damarına komşuluk eden yine toplu av tüfeği giriş yarasının basit tıbbi müdahale giderilemeyecek nitelikte olduğu olayda; Yargıtay 1. Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarında yakın mesafeden bacak bölgesine yapılan toplu av tüfeği atışlarında sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğuna dair içtihatlar gözetilerek, somut olayda suçta öldürmeye elverişli silahlardan av tüfeğinin kullanılması, atış mesafesinin yakın oluşu, katılanlardaki yaraların niteliği ve yerleri birlikte değerlendirildiğinde, ayrıca kastın bölünmezliği ilkesi de dikkate alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2 maddesi uyarınca kasten öldürmeye teşebbüs suçu yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek kasten yaralama suçundan hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuş ise de; İlk derece mahkemesince isabetle belirtilen ve Bölge Adliye mahkemesince de benimsendiği üzere; sanıklarla müştekilerin birbiriyle akraba olup, 22/06/2018 tarihinde Nazilli'deki düğünde müştekilerin yeğeni olan Baran isimli şahısla sanıklar ... ve ... arasında tartışma-kavga çıkmış olması nedeniyle aileler arasında husumet oluşmuş ise de; bu husumetin öldürmeyi isteyecek bir boyutta olmaması, sanıkların olay günü av tüfeğinin yanında sopa kullanmış olmaları, başlangıçta müştekilere sopa ile vurmaları, tartışma-itişme çıkınca sanık ...'ın müştekilerin hayati önemi haiz olmayan kalça ve bacak kısımlarını hedef alarak ateş etmiş olması hususları dikkate alındığında sanıkların öldürme kastı ile değil de yaralama kastıyla hareket ettikleri, eylemlerin kasten öldürmeye teşebbüs değil, kasten yaralama niteliğinde olduğu görüşündeyim. 15.05.2024